Türkiye harekete geçti... 'Tosun'unu Uruguay'dan istedi

Türkiye'de 500 bin üyeye ulaşan ve üyelerinin on binlercesini dolandıran, 511 milyon TL ile ortalıktan kaybolan Tosun lakabı takılan Çiftlik Bank CEO'su Mehmet Aydın hakkında Türkiye harekete geçti. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Uruguay ile kurulan temasları ve Mehmet Aydın'ın iadesinin istenme sürecini anlattı.

Türkiye harekete geçti... 'Tosun'unu Uruguay'dan istedi

Abdulhamit Gül ekonumi gündemine ilişkin son günlerde sıkça gördüğümüz başlıklar hakkında açıklamalarda bulundu. Gül en çok konuşulan ve sonunun nereye varacağı bilinmeyen Çiftlik Bank konusuna da değindi.

Gül'ün açıklamaları özetle şöyle: "Yargı bu Çiftlik Bank vakası üzerine titizlikle gitmektedir. Bu hususta vatandaşlarımızın daha duyarlı olması, özellikle sanal ortamlardan dolandırıcılığa bir takım kişilerin tevessül ettiğini görüyoruz. İstanbul Anadolu Başsavcılığı, bu Çiftlik Bank'ın bulunduğu yerlerin yaptığı soruşturmalar da var ama merkezi İstanbul'da olduğu için Anadolu Savcılığı soruşturmayı yürütüyor. Her türlü çalışmalar yapılıyor. Öncelikle bizim çok uyanık, titiz olmamız gerekiyor. Bu tip sanal ortamlar, bir anda türeyip de vatandaşlarımızın iyi niyetlerini sömürenlere izin vermemek lazım. Burada hukuken kayyum boyutu, uluslararası hukuk boyutunda neler yapılabilir yargı makamlarımız gereğini yapıyor. Şikayete konu olunca, çıkış yasağı konuldu. Şikayetler olunca konu yargıya intikal etti. Yurt dışı yasağı konulunca da ilgili kişinin dışarıda olduğu anlaşıldı. İlgili bakanlıkların çalışmaları sürüyor. Yargı mensuplarımız, savcılarımız konuyu titizlikle takip ediyor. İlgili kişinin Türkiye'ye iade konusunda da ne gibi imkan varsa savcılarımız gerekli takibatı yapıyorlar.

Af yok

Türkiye'de 5 bin 469 kişi dolandırıcılıktan, hırsızlıktan 41 bin 434 kişi cezaevinde olan kişi sayısı. Uyuşturucuda çok yoğun bir şekilde hem cezaları hem de uygulamaları artırdık. Uyuşturucu suçlarından dolayı cezaevlerinde 51 bin 359 kişi var. Cezaevinin neredeyse dörtte biri uyuşturucudan, hırsızlık ve yağmayı koyduğumuzda yarısı bu suçlardan dolayı cezaevinde. Hiçbir hükümet cezaevlerinin dolu olmasını arzu etmez. Biz isteriz ki hiç kimse tutuklu olmasın, mahkum olmasın. Ama bir realite var. Hükümetimizin gündeminde herhangi bir şekilde af bulunmamaktadır.

SARI TAKSİ - UBER

Öncelikle şunu ifade etmem lazım. Adalet bir lütuf değildir, yargı organları ve bu mekanizmada bulunan herkesin neyi hak ediyorsa vermesi, görevidir. Vatandaşların ve tüzel kişiliklerin de hukuk sistemine uyması bir lütuf değildir. Bir hukuk sistemine tabiyseniz bunun gereğini yapacaksınız. Aksi takdirde hukuk devleti olmaz, anarşi, keyfilik olur. Bir başka vatandaşın hakkına tehdit oluşturur. 'Şöyle yaparım, böyle yaparım' gibi açıklamalar hukuk devletinde tasvip edilemez. O beyanlardan çok bilgim yok, genel ifadeyle söylüyorum. bu konuda suç teşkil eden husus varsa, savcılarımız gerekli çalışmayı yapmışlar ya da yapacaklardır. Bu konu yargının kendi takdirinde. Diğer husustaki tartışmalar da (Uber-Sarı taksi) çok yoğun bir şekilde arttı. İlgili bakanlıklarımız, hem ulaştırma hem Ticaret Bakanlığımız takip ediyor. Açılan bir dava devam ediyor, benim bir şey söylemem de nezaket olarak etik olarak uygun olmaz. Dolayısıyla hükümetimiz, ilgili bakanlarımızla, vatandaşlarımızın hayatını ilgilendiren boyutuyla ilgileneceğiz. İstenmeyen görüntüler oluşuyor, hukuk dışı görüntüler kabul edilemez. Bir haksızlık varsa, yasa dışılık varsa gereğini yapacak ilgili mercilerdir. Bir haksızlık varsa ilgili makamlara şikayet edilir, kimse kendiliğinden 'Ben bir haksızlık gördüm, elimle düzelteyim' şeyine giremez. Ben akıllı telefonla bu tip ulaşım hizmetini kullanmadım ama etrafımda kullananlar oldu.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner11