90 günde Devr-i Alem

Yeni tip koronovirüsü ile ilgili ilkyazımı 24 Ocakta kaleme almıştım. ‘’İlk başlarda lokal bir durum olabileceği düşünülürken şimdi ise küresel bir salgın halini almasından da bir hayli korkuluyor’ diye de ekleme yapmıştım. Korkulan tamda oldu diyebiliriz. Dünya Sağlık Örgütü, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) pandemi (salgın) olarak nitelendirilebileceğini duyurdu.

Uzakdoğu ülkelerini kasıp kavurup, üstüne üstelik Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gelmişken Türkiye’yi teğet geçmesi sadece hayal olurdu. Sağlık bakanlığının almış olduğu önlemlere rağmen virüsün ilk vakası 90 gün sonra Türkiye’de de 1 kişide gürüldü.

Diyeceksiniz ki, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde her yıl 5 milyon civarında grip vakası ortaya çıkıyor ve bundan kaynaklı ölümlerin sayısı 650 bini buluyorken, koronovirüs konusunda neden bu kadar panik yaşanıyor?

Burada en önemli etkenin yeni virüsle ilgili belirsizlik olduğunu düşünüyorum. Çünkü her yıl grip sezonunun ne zaman başlayıp bittiği, ne kadar insanın hastaneye müracaat ettiği, kaç kişinin hayatını kaybettiğini tahmin etmek mümkün. Yeni koronovirüste ise bu saydıklarıma benzer bir kesinliğin olmaması insanları paniğe sürüklüyor diyebilirim.

Bana sorarsanız sadece bir vaka ile bu kadar paniğe gerek yok. Hijyen kurallarına uyulduğu takdirde ülkemizde çokta salgın halini alacağını düşünmüyorum. Ülkeler arası seyahatler olduğu için birkaç vakanın olması beklenilen bir şeydi yani kaçınılmaz bir sondu.

Her ne kadar bir vakadan salgın olmayacağını söylüyor olsak bile tedbiri elden bırakmamak lazım. Çünkü virüs bir kişiden binlerce kişiye bulaşıp salgın halini alabildiğini diğer ülkelerde görmüş olduk.

Tek yapmamız gereken sakin olmak.

Sağlık Bakanlığının vermiş olduğu talimatlara olabildiğince uymaya çalışmak. Gerçi sarılmayı, tokalaşmayı seven bir millet için bu talimatlara uymak bir hayli zor olacak ama biz yine de tedbiri elden bırakmayalım.

Bir diğer husus ise yalan, yanlış haberlere kulak asmamak. Bakın bu çok çok önemli. Her söylenilene her yazılana inanmamak lazım. Sosyal medyada öyle şeyler okuyorum ki şaka gibi geliyor.

Yok, efendim 3 hastane karantina altına alınmışta, yüzlerce kişi ölmüşte bakanlık bunu gizliyor. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına?

Arkadaşlar rica ediyorum bu tarz yapılan paylaşımlara inanmayınız ve paylaşmayınız. Bu paylaşımlar hem bakanlığının işini zorlaştırıyor hem de halkı gereksiz paniklemeye sürüklüyor.

Bu durum fırsatçıların hoşuna gidiyor. Her şeyin fiyatı 5 kat arttı. Yapmayın yapmayın…

Aslına bakılırsa virüsün ortaya çıkışından 90 gün sonra ülkemizde görülmesi Bakanlığın ne denli titizlikle çalıştığını gösteriyor. Çin’de ortaya çıkan ilk vakadan bu yana Dünya uyurken sağlık bakanlığının önlemleri aldığına bizzat şahit olmadık mı? Olduk.

Ee ne demişler yiğidi öldür, hakkını yeme. O zaman Fahrettin Koca’nın hakkını Fahrettin Koca’ya verelim...

YORUM EKLE

banner46

banner40

banner45