Nilüfer’de öncelik vatandaş...

Uzun yıllar sürdürdüğü başkan yardımcılığının ardından, Nilüfer Belediye Başkanı seçilen Turgay Erdem’i makamında ziyaret ettik. Aklımıza takılan her soruyu  sayın başkana yönelttik. Kamuoyunda tartışılan her konuda, gerçekliğe ulaşmak için, sorularımızı aktardık. Halk  Kart, çevre dostu sıfır atık projesi ve öğrenciler ve bir çok  konu da Nilüfer Belediyesi'nin yakın ve uzun dönem projelerini konuştuk. Başkan Erdem   önce vatandaş diyerek , kısa vadede Nilüfer'in önceliğinin çocuklar gençler ve yaşlılar olacağının altını çizdi. Çok tartışılan, 'villa' konusunu da es geçmedik. .. Ve Başkan Erdem,  bu konu hakkımda yeni gelişmeleri sadece ama sadece  bize anlattı. Velhasıl, Başkan Erdem tüm sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Nilüfer  Belediye Başkanı  Turgay  Erdem ‘in içtenlikle olduğu gibi bizimle konuştuğu röportajı  bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz.

Nilüfer’de öncelik vatandaş...

Sayın Başkan gündemi  sürekli takip ettiğimiz den ilgimizi çeken ilk soruyla başlamak istiyoruz. sosyal projeleriniz  ‘Önce insan’ ilkesiyle hareket eden Nilüfer Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Dar gelirlilerin yaşam standartlarını yükseltmek için çeşitli projeler üreten Nilüfer Belediyesi, Halk Kart sahiplerine her ay gıda ihtiyaçlarını karşılamaları için 100’er TL yardımda bulunuyor. Bize bu güzel projenizden bahseder misiniz?

 - Şimdi halk kartıyla ilgili çalışmalarımız bizim  yılından beri devam ediyor. Şuanda 118kişiye aylık olarak bir bedel veriyoruz.  Tabi onları seçerken de aile durumlarına ,geçimlerine kriterlerine göre mal varlıklarına göre bazı  ufak tefek kriterleri var.  Tabi bizim sosyal  destek hizmetleri müdürlüğümüz  var oraya başvuruyor vatandaşlarımız bu konuyla ilgili oradaki değerlendirmelerden incelemelerden sonrada bir hesap numarası bir kart veriyoruz ve hesap numarasına bu karta her ay bir miktar para yatırıyoruz. Para miktarı  tabi biraz şuanda düşük olsa da önümüzdeki yıldan itibaren onu biraz daha arttırarak işte en azından gıda takviyesi gıda yardımı almaları konusunda bizimde  anlaşmalı olduğumuz marketlerden alışverişlerini yapıyorlar. Yani karınca kararınca aslında birazda oluyor. Çok mu destek değil ... çok fazla bir destek ama işte en azından varlığımızı yada o insanlara karşı duyarlılığımızı göstermeye çalışıyoruz. Bunun yanında dağıttığımız yemek dağıtımlarımız var yine dağıttığımız bir sürü  hizmetlerimiz var bakımevlerimiz var.

Nilüfer'de üniversiteli gençlere yönelik pek çok çalışma yürütüyorsunuz. Kış aylarının gelmesiyle birlikte Görükle'de çorba dağıtımına başladı... ayrıca  yanılmıyorsam hastalara da  dağıtıyorsunuz bu konudan da bahsede bilir misiniz?

- Evet Çorba dağıtıyoruz tabi gençlerimize üniversiteli gençlerimize.  Görükle’ de her sabah çorba dağıtıyoruz.  Giderken hiç olmazsa sıcak bir şeyler  yesinler bazen aceleyle gidiyorlar gençler okullarına bu tür hizmetlerimiz var huzurevimiz var huzurevimizde kalan yaşlılarımız var onlara da hizmet etmeye çalışıyoruz şimdi ikinci huzur evimizi tamamlamaya çalışıyoruz mayıs ayına kadar inşallah faaliyete geçireceğiz aynı şekilde Alzheimer  Evimiz var.  Beraber yaptığımız onu da yeni yılın ilk aylarında günlük olarak hizmete açacağız yani sosyal açıdan oldukça yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bununda ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Açıkçası maalesef şuanda toplumumuzda bu yönde çok ciddi ihtiyaçlar var diyoruz ki hiçbir çocuk karnı aç olarak  gece aç uyumasın , yaşlılarımız yada bu konuyla ilgili muhtaç olan vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar hizmetlerimizden faydalansın ama dediğimi gibi nüfusumuz 450 bin ulaşabildiğimiz kadar olanlara ulaşıyoruz bize bilgi verenlere ulaşıyoruz. “

Evet çok güzel ... birde katı atık geri dönüşüm  projeniz var. Bu konuya da değinmek istiyorum.  Genel anlamda ülkemiz ve geleceğimiz için çok önemli bir proje olduğunu düşünüyorum ayrıntılarını sizden dinleyelim...

-Evet şimdi biliyorsunuz bizde Türkiye'de  maalesef geri dönüşümler çok yaygın olarak kullanılmıyor. Her ne kadar bir hükümet politikası olarak ta başlasa biz uzun yıllardır geri dönüşümle ilgili ciddi çalışmalar yapsak ta yinede depolama alanına giden çöp miktarını çok az düşürebiliyorsunuz. Yani biz mesela şimdiki ölçümlere baktığımız zaman otuz bin geri dönüşüm topluyoruz kağıt  şişe yani bunla ilgili günde otuz ton yapıyoruz . Ama bir taraftan da dört yüz kırk ton çöpe giden atığımız var bundan dolayı da  artık çöp depolama alanlarını biliyorsun . Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda olmasına rağmen, kısa zaman içerisinde doluyor ve oralardan işte  kapatmak zorunda kalıyorsun işte bazı yerlerde bunu enerjiye yada  bir şekilde kullanmaya  yönelik çalışmalar  yapıyor ama çoğu sera gazı üreten tesisler oluyor buna yönelik yeni yeni  öneriler geliyor.  Bizde bunun üzerine konuşuyoruz, geçen arkadaşlarımla da görüştüm.  Acaba bu katı atıklarla bize daha az önce evde ayrıştırmayla başlayıp sonrada bunu daha az depolama alanına götürecek bir sistem kurabilir miyiz diye bunun üzerinde bir çalışmamız var.

HALKIMIZ BU KONUDA ÇOK DUYARLI ... BU SİSTEMİN DE YAYGINLAŞTIRACAKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”

-Ayrıca da bu kompost  dediğimiz tesisi geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdik o mesela bizim pazar yerlerinde atık olarak kullanılan onların direk çöpe giden malzemelerini biz alıyoruz. Belli bir öğütmeden geçir iriyoruz bir iki düzenleme yapıyoruz   15 gün içerisinde  onu bir gübre olarak tekrar toprağa kazandıran bir sistem biz bunu örnek olarak yaptık şimdi bizim ayrı bir bahçemiz var. Ürünü de orada ama onu  bütün Bursa'daki çiftçilere de yaygınlaştırmaya çalışıyoruz orada bunların eğitimini tanıtımında veriyoruz mesela bizde üç yüzün  üzerinde dairesi olan yaklaşık otuz civarında site var yani bu siteler bunu kullanabilirler.   Bu arada evsel atıklarla ilgili günlük olarak topladıkları şeyleri kazandıracak bir sistem yapıyoruz.  Daha sonra biz napa cağız... Bu tür tesisleri kuranlardan  katı atık bedellerini daha az alacağız gübre üretiyorlarsa bu gübreleri gerekiyorsa bedelli  olarak alıp daha sonra çiftçilerimize dağıtacağız yani bir taraftan da gelir kapısı olacak.  Bir yıl içerisinde kendini amorte ediyor . Normalde yani bir site üç yüz kişilik bir site bir aylık aidat bedelini yatırıp  bu sisteme sahip olabiliyor ve buda bir yıl içerisinde de kendini geriye dönüşümlü olarak amorte ediyor. Sonrada zaten asıl önemli olan para kazanmaktan ziyade çevreye olan duyarlılığı sağlamak ki Nilüferliler bu konuda duyarlılar bu sistemi deneyeceklerini ve yaygınlaştıracaklarını düşünüyorum. 

Kesinlikle yani   İl genelinde dediğiniz gibi yaygınlaşmalı...

-Tabi daha sonra il geneline yaymak amacımız var .

Avrupa Başkanlar sözleşmesiyle imzalanan karbon ayak izi ne durumda nasıl gidiyor ?

-Şimdi her yıl bunlarla ilgili yaptığımız çalışmalarla bunu ölçmeye çalışıyoruz.  Bizim gibi toplumlarda kurumların farklı farklı alanlarda yetki sınırlaması olduğu için  biz elimizden geldiği kadar bu konuyla ilgili bisiklet kullanımını arttırıyoruz.  Bisiklet yollarını yapıp ta daha az araç kullanılması yönünde emek sarf ediyoruz işte şimdi enerji kooperatifi kurduk enerji kooperatifiyle yeniden geri dönüşüm enerji ihtiyacını karşıladık güneş ve rüzgar enerjisinden faydalanacak bir sistem kurarak  en azından yakıt fosil  yakıtlarının daha az kullanılmasını sağlayan bir sistem  getirilmeye çalışıldı ama bizim gibi ülkelerde ya da Belediyede bu yavaş yürüyor. Ama programlarımız çerçevesinde yavaş adımlarla da olsa bu karbon ayak izini yavaş yavaş indirmeye çalışıyoruz.  Yani birilerimiz bunu istediğimiz program dahilinde yürüdüğünü gösteriyor ama yani hızlandırmak için birazda kaynak aktarmak gerekiyor ama oda yeterli olmuyor bazen.

Peki devam eden devraldığınız projeler ya da yeni projeler hakkında neler söylemek istersiniz ?

-Evet  tabi, devam ettiğimiz projeler var.  Az önce söylediğim gibi huzurevi gibi kreşimiz vardı. Onu açtık.  Yeni kreşler için zaten çalışmaları yapıyor. Arkadaşlarımda bir taraftan daha önceden gelen yarım kalan projelerimizi hemen öncelikli olarak bitirmek. Zaten hedefimiz sayın Bozbey Beyle beraber başladığımız o projelerle yeniden onu  toplumumuza, Belediyemize kazandırmak istiyoruz. Ayrıca yeni projeler üzerinde de  çalışmalarımızı yapıyoruz.  Spordan kültür, sanattan tutunda dediğim gibi önce mesela öğrencilerimiz yurt  bir kız yurdu.  Açtık şimdi onunla ilgili ikinci bir kız yurdu çalışması için projelerimizi hazırladık yakın zamanda onunda temel atmasını yapacağız.  Sanatla ilgili kültür ve sanat sosyal alanlarla ilgili çalışmalarımızı projelerimizi de bir taraftan yapıyoruz . stratejiklememizi  yaptık . Zaten bir yol haritası çizdik tabi burada yol haritasını oluşturduktan sonra asıl amaç malesef belediyelerin en büyük sorunlarından bir tanesi şuanda mali durumla ilgil sıkıntılar olması bizim bu borç açısından bahsetmiyorum.  Gelir açısından bahsediyorum  düşündüğümüz bütçenin gerçekleşmesini  sağlamakla belediyeler bu dönemde biraz zorlanıyorlar  belki işte duyuyoruz hükümetin hazırlamış olduğu yerel yönetimler taslağı var onunla beraber  belki ilçe belediyelerine biraz daha imkan tanınabilir en azından bir tık daha bir şeyler yapmak için adım atacak nefes alacak  bir gelir sağlanabilir ümidiyle yaşıyoruz.

Yani projeler dışında  genel bir iki soru sormak istiyorum müsaade ederseniz?

-Tabi ki ...

Mustafa Bozbey' le yıllardır devam eden bir çalışma arkadaşlığınız var ama şuan duyduğumuz kulağımıza gelen aranızın iyi olmadığı hakkında söylentiler var... Onlar hakkında neler söylemek istersiniz?

-Öyle bir şey söz konusu bile değil. Yani onu nerden çıkartıyorlar.  Nasıl çıkartıyorlar....bilmiyorum. Ama yani bizim dostluğumuz, bugün yeni başlayan bir sistem değil... yani eskiden beri gelen  bir dostluğumuz.  O benim tabi amirimdi başkanımdı birlikte çok önemli işler yaptık onun izinde bizde bu çalışmaları  şimdi sürdürmeye  çalışıyoruz. Ama yani ben dedikodu olarak bakıyorum işte bizi karıştırmaya çalışan.  Bazı  kişilerin olması yada bundan vebal  almak isteyen  kişilerin olduğunu düşünüyorum.  Böyle bir şey ikimiz içinde böyle bir şey söz konusu değil.   Tabi o şuanda işleriyle meşgul bizim  buradaki yoğunluğumuz biliyorsunuz görüyorsunuz .  Çok sık bir araya geliyor musunuz  derseniz  belki sık sık araya gelemiyoruz ama ara ara buluşuyoruz telefonlarla daha sık görüşüyoruz .Öyle bir ayrım söz konusu bile değil.  Kesinlikle değil.

“MAALESEF BİNA YIKILDIKTAN SONRA

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERDİ...”

İçtenlikle verdiğiniz cevaplardan dolayı çok teşekkür ederiz  başkanım , bir şey daha soracağım . Gündemden  düşmeyen  ve  sürekli  önünüze çıkan  ve de  cevap verdiğiniz soru  ama biz de sormuş olalım...  Yıkılan villayla ilgili  ne söylemek istersiniz...

- Bu konu hala gündem demi ?  Yani neyse onunla da ilgili bilgi vereyim.  O villayla ilgili dediğim gibi mal sahibi ben değilim ama tanıdığım mıydı? Tanıdığımdı.  Yasal mıydı ? yasal olması konusunda  ilgili çalışmaları zaten hem hukuki süreçte,  hem de bakanlık süreçlerinde yaşandı.  Mahkeme kararları verildi.  Onlarla ilgili yasal mücadelesini vatandaş  kendisi de sürdürdü.  Ama maalesef yasal süreçle ilgili bir tamamlama zamanı vardı.  Yani bunu yasal hakkını kullanması konusunda bizimde vermiş olduğumuz  bir zamanda vardı.  Biz  ceza  için yani onun kaçak olduğunu mahkeme kararından sonra gerekli tespitleri yaptık.  Cezasını da kestik.  Yıkım konusunda tebligatları da yaptık.  Ama o arada da vatandaşın bir hukuki hakkı var.  Bunu beklemek durumundayız.  Biz bunu beklerken,  Büyükşehir Belediyesi maalesef  gitti . Bir şov amacı  olarak kullandı.  Bu konuyu da,  biz bunu da yargıya taşıdık.  Dedik ki,  Büyükşehir Belediyesi’nin bununla  ilgili hakkı yoktur . Bunu yapamaz diye evet yargı  ama maalesef bina yıkıldıktan sonra yürütmeyi durdurma kararı verdi.

“SANKİ BENİMMİŞ GİBİ  ALGI OLUŞTURUP,

BİR ŞOVA DÖNÜŞTÜRME GİRİŞİMİNDE BULUNULDU”

 - Yani şuanda bu konuya  hukuki süreç içerisinde baktığınız zaman... Bunu ilk defa size söylüyorum.  hukuki süreç içerisinde baktığımız zaman, Büyükşehir'in vermiş olduğu yapmış olduğu uygulamanın haksız olduğunu yürütmeliyi durdurmasını verdi.  Mahkeme dolayısıyla şuanda öyle  yürüyor . Yine hukuki sistem yürüyor.  Süreç neyi getirir... Hukuk neyin kararını verirse bundan sonraki süreç ona göre  devam edecek.  Ama yapı yıkıldı.  Ama yıkılması gerekiyor muydu ?  Evet bizde yıkacaktık.  Eğer bunu hukuk yıkın deseydi .  Süreyi beklemek zorundaydık . Ne bileyim idama mahkum olan insana  son arzusu nedir diye soruyorsunuz.  Madem hukuk sistemi içerisinde yer alıyoruz . Burada hukuk devletiyiz.  Buna uymak zorundasınız . Sanki benimmiş gibi bir çerçevede yürüyerek bir şova dönüştürme girişiminde bulunuldu.  Kim bulunduysa,  onu da siz bulun durum bu yani şey açısından biz yasal işlemleri yapıyoruz.   Biz kaçak yapılara,  karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdürüyoruz.  ama bu imar barışının getirmiş  olduğu bazı uygunsuzluklar ve aksaklıklar var asıl sorulması gereken  yani sizinde asıl çalışmanız gereken konuların başında bu geliyor.  Yani bir imar barışı çıkartıldı. Hemen hemen işte   o tarihten önce yapılmış olan bütün kaçak yapılaşmadan bir yasalaşma girişimi oldu ki biz buna  meslek  odasında da çalışan bir mimar olarak senelerdir bu tür uygulamalara hep karşı çıkmış biri olarak orda da karşı duruşumuzu gösterdik. 

“KAÇAK BİNALAR İÇİN  ÖNCEDEN ÖNLEM ALINMALI... 

HİÇ YAPILMAMASINI  SAĞLAYACAK BİR SİSTEM GETİRMEK LAZIM”

-Bunun uygulama yöntemlerinde ciddi sıkıntılar. Var şuanda yani bir yapı var gidiyorsunuz... Onunla ilgili bakanlığa diyorsunuz ki ben bu  binayı şu tarihten önce yaptım  bana beyan üzerine yapı kayıt belgesi ver parayı yatırıyorsunuz . Bakanlık size yapı kayıt belgesini gönderiyor şimdi bu verilerin bakanlıkta olması lazım biz bir şey talep ettiğimiz zaman bakanlık demeli ki yani madem  bir kurumsal bir yapımız var bakanlık diyor ki arkadaş senin bu binan bu şeyi sağlamıyor o yüzden sen bu yapı kayıt belgesini bizden alamazsın  şimdi yapı kayıt belgesini  veriyor bende bunla ilgili veri yok bakanlığa soruyorum  bakanlıkta veri yok hangi veriye dayandıracaksın diyorsun işte biri çıkıyor diyor ki ben google baktım diyor.   Bu tarihten önce yapılıp yapılmadığını tespit ettim diyor google world 'e soruyorsun . Sen diyorsun ki bu tarihler hangi tarihler arasında bu  şeyi aldın yani neyine güveniyorsun ki  yani kendimizin yapmadığı bir işi gidiyoruz.   Amerikalıların yada Rusların yapmış olduğu  çalışmalardan örnekler alarak yapıyoruz . Türkiye Cumhuriyetine yakışmayan bir davranış biçimi açıkçası maalesef buda bu şekilde hukuki süreç içerisinde mahkeme günü diyor ki  onlar delil kabul edilmez.  Bir diğeri diyor ki,   ben onu delil olarak gördüm.  Çelişkiler içerisinde yaşanan bir sistem dolayısıyla kaçak yapılaşmanın başında kökünde önceden önlem alıp hiç yapılmamasını sağlayacak bir sistem getirmek lazım.  Yoksa biri yapmış ,  yaptıktan sonra ne zaman yaptın nasıl yaptın sorgulamam ben gördüm mü  direk yıkabilmeliyim.   Bana böyle bir  yasal hak tanımalılar belediye olarak yani sıkıntı bu sistemle ilgili bir sıkıntı var.  Maalesef yoksa yapı diğer yapıyla ilgili hiç bahsetmiyorum . Bile çok fazla polemik konusu oldu zaten .

Son bir soru soracağım Nilüfer Karaman Spor Kulubüyle, alakalı  soyunma odalarını soracağım...

-Bende tam onu söyleyecektim.  Ben söyledim arkadaşara  onunla ilgili şeyi bildiğim kadarıyla ihale aşamasında hatta biraz önce siz gelmeden önce Tayyarı  arayacağım hiç olmazsa  bir konuşayım bakayım nerde hangi aşamada ihalenin neresine geldi diye.  Evet projeleri yapıldı.   Bana da arkadaşlar bilgi vermişlerdi.  Bir kaç hafta önce biz ihale için başlamadık maalesef  bizim bürokraside işler yavaş yürüyor .  Devlet yani işte gideceksin projesini hazırlayacaksın ödeneği var mı yok mu işte bakacaksın.  İhale dosyasını hazırlayacaksın.  Keşiflerini hazırlayacaksın.  ihaleye çıkacaksın yer teslimini yapacaksın, falan derken ... üç ay beş ay arasında giden böyle bir sistem var.  O konuda söz verdim . Yapacağım çalışmalarda devam ediyor.  Bunun müjdesini  de verebiliriz...

RÖPORTAJ : Sara Bahar OKUYUCU

FOTO: Kadriye CAZ

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2019, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40