Babadan oğula en güzel miras 'Aşıklar kahvesi'

1960 Bursa doğumlu, aslen Erzurumlu Muhsin Güneş, babasından devraldığı ve saz kültürünün en güzel şekilde yaşatıldığı Aşıklar Kahvesi’ni işletiyor. Sazların konuşmaya başladığında muhabbetin sustuğunu söyleyen Muhsin Güneş, Ali Mollasalih’e saz kültünü ve Aşıklar Kahvesi’ni anlattı.

Babadan oğula en güzel miras 'Aşıklar kahvesi'

Bu mekanın 63 yıl önce başlayan hikayesini öğrenebilir miyiz?

Mekanımızın kurucusu Mehmet Ali Güneş'tir. Kendisi benim babamdır. Kendisi aşık olarak bilinirdi. Bu mekanın hikayesi ise; yoldan geçen bir vatandaşın babamın işlettiği kıraathanedeki sazı görüp burada babamla birlikte çalmalarıyla birlikte başlamıştır.

Aşığın oğlu olmak sizin için maneviyatı yüksek bir statü. Çocukluğunuzda bu konulara dair anılarınız var mıdır?

O dönemde en ilginç olayı karne günümde yaşamıştım. 5. sınıfın sön dönemiydi ve karneler dağıtılmıştı. Karnelerin ardından 1 ay sonra her dersten diploma imtihanı yapılırdı. Müzik dersinden imtihana girdiğimiz sırada aşığın oğlu olduğum için öğretmenim benden türkü söylememi istedi. Ben de Neşet Ertaş’ın, 'Köprüden Geçti Gelin' türküsünü söyledim.

 

Bizim kültürümüzde saz küçümsenir mi?

Eski dönemde saz küçümseniyordu. Ama günümüzde saz artık küçümsenmiyor. Sokakta yürürken çevrenize baktığınız zaman omzunda veya elinde saz olan insanlarımıza rastlamak mümkün. 70’li yıllarda gitar kullanımı daha çok yaygındı. Günümüzde ise bu merakın yerini saz almıştır.

Kimseden ders aldınız mı saz çalmayı öğrenmek için?

Kimseden ders görmedim ağabeylerime baka baka öğrendim.

 

SAZ ÇALINIRKEN MUHABBET EDİLMEZ

Aşıklar Kahvesi’nin müdavimi çok mu?

Sazlar burada dursa olur mu diye soruyorlar, ertesi gün yine geliyorlar. Çünkü burası çarşı pazar yeriydi. Çok kalabalıktı. Tabi o zamanlar pazar haftada üç gün kuruluyor. Şehir merkezinin tek pazarı, saz çalınan tek yer burası. Bu sonradan babamın hoşuna gitti. Aşıklar kahvesi herkesi bir araya getiriyor. Öyle bir adettir saz çalınıp türkü söylenirken iki kişi bir ayara gelip muhabbet edemez müşterilerimin çoğu bilir bunu, bilmeyenleri de ikaz ederiz.

Kahve de hiç kağıt da olmuyor değil mi?

Hiç olmamış. Babam sevmezmiş.

Buraya gelenler çok eski müşteriler midir?

Yani vefat edene kadar halen gelirler. Saz çalanlar 40, 50 sene önceki gelenlerden mesela. 2 sene önce Mehmet Bavlı vefat etti, Bursa'nın en iyi saz çalandan birisiydi.

 

İyi sazın malzemesi nedir?

Ağaç, dut ağacı, kestane ağacı, kuru olması eski olması çok iyi. Hepsinin milim milim ölçüsü var ama aynı koraya girince akordunu ayarlayınca sıkıntı olmuyor.

“GÖZÜMÜZÜ TÜRKÜLERLE AÇTIK”

Saz çalmak sizin için iş olmaktan çıkmış, çok seviyorsunuz.

Evet, halk müziğini çok seviyorum.  Evden çok burada vakit geçiriyoruz. Türkülerle gözümüzü açtık büyüdük.

Evde hiç şikayet etmezler mi?

Yok, etmezler alışıklar. Evde türkü kanalı denk geldiği zaman açar o türküyü dinlerim.

Saz gerginliği alır mı?

Alır, hiç unutmuyorum 70’li yıllarda kahvede yine 5 6 saz çalıyor türkülerle. Bir ağabeyim 2 3 ay oldu her gün böyle öğlen 1-2 arası geliyor. Gayet şık giyimli. Babam artık dayanamadı “Ağabey” dedi, “Seviyor musun sende, varsa bir şeyler dinleyelim” dedi. “Yok, çok yorgunum her gün geliyorum kafamı dinliyorum”  dedi. Bu adam dünyada kundurada ağaç çiviyi icat eden ilk adam. Tek tekerlekli bisikleti icat etmiş.

Hangi yörenin tavrını beğenirsiniz?

Biz hepsini beğeniyoruz. İstisnasız hepsini aynı şekilde seviyorum. 

Aşıklar Kahvesi nasıl devam edecek?

Biz sağ olduğumuz sürece devam edecek inşallah kuşaklar herhalde bizden sonra zor devam ederler torunların okumasını istiyoruz.

 

Torunlarda var mı saz merakı?

Saz merakı pek yok, Cemil ile Ayşenur devam edecek.

Sazın mirası var mı?

Var tabi. Bir ustanın dizinin dibine oturup öğrenmek bir nevi el almaktır. Yani benim burada tanığım insanlar var. Ki diyorum ki bu filanca hocadan ders almış mesela Mahmut hocadan öğrenmiş.

Size var mı teşekkür eden, iyi ki varsın diyen?

Tabi, çok var uluslararası müzik profesörü Türkiye’ye seminere geliyor.

 

Kültür bakanlığı hiç geldi mi?

O anlamda bir şey çok enteresan gelmişti bana. Yücel Paşmakçı Hoca işte bir gün burada Tayyare Kültür Merkezi’nde konser var, konsere de 3-4 saat var. Ağabeyler aldılar getirdiler buraya, “İşte biz buradan yetiştik bizim esas temelimiz burası” dediler. Şaşırdı, “Ben bu yaşıma kadar böyle şey görmedim. Bunlara hemen konservatuarda bir oda veriyoruz ister haftada bir gün çalışsınlar, isterse 2 gün. Bizim her konserimizden önce bunlar çıkacaklar. 3 ve ya 4 türkü söyleyecekler. Ama bunlar orda olsun” dedi. Yani kahveyi oraya taşımak gibi bir anlamda çok istedi.

Seni rahatlatan parça, en çok sevdiğiniz söz nedir?

Ayşenur'u dinlemeyi çok severim ben. Cumartesi günü biraz daha can kulağıyla dinledim muhteşem bir güzellik var. Ben ilk defa duydum o türküyü, belki seksen senelik türkü. Biz onlara bir şeyler veriyoruz onlar da bize böyle veriyor. Dedim o türküyü bir gün burada çalalım işte birimiz bu türküyü TRT'de duydum diyor Neşet Ertaş'tan Ahirim Sensin çok seviyorum. Her baba anne çocuğuna muhakkak enstrüman çalmayı ya da müziğin bir dalıyla uğraşmayı teşvik etsin bunun için imkan sağlasın. Evde dersini bitirsin sazını kemanını gitarını neyle uğraşıyorsa alsın uğraşsın.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner11