Obezite bütün hastalıkların anası

Kış aylarının gelmesiyle düzensizleşen yeme-içme alışkanlıklarımız bizi sağlıksız bir yaşama itiyor. Konuyla ilgili Diyetisyen Gülşah Gürol’dan kış mevsiminde nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgi aldık.

Obezite bütün hastalıkların anası

Kış aylarının gelmesiyle düzensizleşen yeme-içme alışkanlıklarımız bizi sağlıksız bir yaşama itiyor. Konuyla ilgili Diyetisyen Gülşah Gürol’dan kış mevsiminde nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgi aldık.

Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Mudanyalı bir ailenin kızıyım. Dolayısıyla, ilk ve ortaöğretimimi Bursa'da tamamladım. Sami Evkuran Anadolu Lisesi’ni derece ile bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü 4 yılda tamamladım. Eğitimim sırasında klinik ve mutfak alanlarında stajlar yaptım. Marmara Üniversitesi,  Fatih Sultan Mehmet ve Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastaneleri'nde yaklaşık 1 yıl intern diyetisyen olarak bulundum. Ayrıca Türkiye'nin en büyük yemek üretim firması olan Sofra Compass Group'da da staj yapma imkanı buldum. Yaklaşık 2 yıldır da özel beslenme danışmanlığı yapıyorum.

Diyetisyenlik mesleğini icra etmeye nasıl karar verdiniz?

Meslek seçerken öncelikle kendini tanımak, neyi yapıp neayi yapamayacağını bilmek çok önemli. Ben de, insanlara yardım etmek ve onların hayatlarında bir şeyler değiştirmek istiyordum. Üniversiteye girdiğimiz sene de diyetisyenlik oldukça ilgi gören bir meslek grubuydu. Sonra “Neden olmasın tam bana göre bir meslek” dedim.

Malumunuz kış aylarında grip, nezle hastalıkları kol geziyor, vücut direncimizi nasıl artıracağız. Ve etrafımızdaki herkes hastayken kendimizi bu hastalıklardan nasıl koruyacağız?

Başta C vitamini olmak üzere A ve E vitamini, omega, probiyotikler ve prebiyotiklerin düzenli bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Karnabahar, ıspanak, portakal, mandalina, limon, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içermektedir. Yumurta, süt, balık, ıspanak, havuç, portakal, kivi ve sarı, turuncu, yeşil sebzelerde bulunan A vitamini özelliği nedeniyle antioksidan etkiye sahiptir. Fındık ve ceviz hem E vitamini hem de omega 3 açısından zengin olmasıyla bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda omega 3 açısından zengin balık ve balık yağı ve omega 9  açısından zengin fındık yağı ve zeytinyağı sofralarımızdan eksik olmaması gereken sağlıklı yağlardır. Probiyotikler ve prebiyotikler ise bağırsaklardan vitaminlerin geçisini artırarak bağışıklık sistemine katkıda bulunur. Ancak yeterli ve dengeli beslenilmediği takdirde alınan vitamin ve minerallerin vücutta kullanımı kısıtlıdır. Bu nedenle hastalıklardan korunmak için öncelikle yeterli ve dengeli beslenildiğinden emin olunmalı. Vitamin ve mineral açısından zengin besin grupları olan sebze ve meyvelerden günde en az 5 porsiyon tüketilmeli.

Havaların soğumasıyla birlikte su tüketimini azaltıyoruz. Su tüketimi konusunda tavsiyeleriniz neler?

Haklısınız, birçok kişinin yaz mevsiminde bile su içmek aklına gelmezken kış mevsiminde su hayatımızdan çıkıyor neredeyse. Ancak kış mevsiminde de su tüketimi yaz mevsimindeki kadar gerekli. Kişiler kilogramları başına 30 cc suyu mutlaka içmeli. Aslında çok basit yöntemlerle su içmek alışkanlık haline getirilebilir. Yapmamız gerekenler öncelikle suyumuzu gözümüzün önünde tutmak veya yanımızda taşımak; bu susadığımız zaman başka sıvılar tüketmek yerine su içmemizi sağlar. Kendimize mutlaka bir ölçü aracı belirlemeliyiz; içmemiz gereken su miktarını bu ölçü aracı ile saymalıyız ki ne kadar az su içtiğimizi fark edelim. Suyu tatlandırmak, renklendirmek de su içmede oldukça işe yarıyor. Özellikle suyun tadından hoşlanmayanlar içerisine limon, mandalina, maydanoz vb. sevdiği ne varsa atarak suyu tatlandırabilirler. Alarm kurmak ya da aplikasyon indirmek de su içmenizi hatırlatmada ve kaydını tutmakta oldukça etkili. Ayrıca özellikle çok miktarda çay, kahve tüketenler bunların diüretik olması nedeniyle daha fazla su attığını unutmamalı. Her çay, kahve tüketiminden sonra mutlaka su içmemeliler ki atıkları suyu yerine koyabilsinler.

Kışın güneşten daha az yararlandığımız için D vitamini eksikliği de yaşıyoruz, hangi besinlerle bu eksikliği giderebiliriz?

Karaciğer, tereyağı, balık yağları, yumurta gibi besinlerde D vitamini doğal olarak bulunur.  Ülkemizde Süt, kahvaltılık gevrekler, soya sütü, margarin gibi bir çok gıdaya da D vitamini takviyesi yapılmaktadır. Ancak gereksinimimizin yüzde 90’ı deride güneş ışınları aracılığı ile sentez edilir ve depolanır. Bu nedenle D vitamini eksikliğini besinlerle gidermek oldukça zordur. D vitamini eksikliği olan bireyler mutlaka bir hekime başvurarak D vitamini takviyesine başlamalıdır.

Neden kış aylarında daha fazla kilo alırız? Kilo dengesini korumak için nelere dikkat etmemiz gerekir?

Kış aylarında kilo almamızın 2 önemli nedeni var. Hareketlerimizin kısıtlanması ve uzun kış gecelerinde abur cubur tüketiminin artması. Kilo dengesinin korumanın tek yolu harcanan enerji ile alınan enerji dengesini korumaktan geçer. Yani eğer kış aylarında daha az hareket ediyorsanız, aldığınız enerjiyi de bir miktar kısıtlamalısınız ya da düzenli spor yapmayı denemelisiniz. Gece boş kalori dediğimiz yağlı ve yüksek kalorili besinlerden uzak durmalı, onun yerine kas kütlesini arttırıcı sağlıklı besinler olan süt, yoğurt, kabuklu yemişler ya da az miktarda meyve, patlamış mısır, kestane gibi sağlıklı besinler tercih etmelisiniz.

Kilodan bahsetmişken, 2000’li yıllardan itibaren artan fast-food alışkanlığına da değinmek istiyoruz. Ülkemizde artan obezite hastalığı hakkında bilgi verir misiniz?

Obezite kısaca vücuda alınan fazla kalorinin dokularda yağ olarak depolanmasıyla oluşur. Son yıllarda teknoloji kullanımının artması, fastfood gıdalara yönlenilmesi, paketli gıdaların tüketimi ve hareketsizliliğin artması ile dünya ile birlikte ülkemizde de obezite oranlarında hızlı artış görülmüştür. 2008 yılında yüzde 15,2 olan obezite oranı, 2014 yılında yüzde 31,1 oranında artış göstererek yüzde 19,9'a ulaşmıştır. Yani ülkemizde her 5 yetişkinden biri obez. Çocuklarda da durum farksız. Her 100 çocuktan 8'i de obez ve bu oran giderek artmakta. Artan obezite  şeker hastalığı, ateroskleroz (damar sertliği), hipertansiyon, kalp hastalığı ve kötü kolestrolde yükseklik ve birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. Kilo vermekle bu hastalıkların önlenmesi, şiddetinin azalması veya düzelmesi de mümkün. Bu nedenle bir an önce artan obeziteye dur denilmeli, kişiler farkındalık kazandırılmalı, halk obeziteye karşı daha çok bilgilendirilmeli. Kişiler fastfood ve paketli, kalorili gıdalardan uzak durmalı. Ev yemekleri tercih edilmeli ve hareket artırılmalı.

Sosyal medyada yaygınlaşan diyet kültürü, diyet ürünleri hakkındaki görüşleriniz neler? Kişilerin uzman görüşü almadan sağlıklı kilo vermesi mümkün mü?

Sosyal medya kullanımının artması ve herkesin kendini özgürce ifade edebilmesi ile doğru ve yanlış birçok diyet bilgisi ortaya atılıyor malesef. Dolayısıyla dönem dönem bazı diyetler ve diyet kültürleri  popülerleşiyor. Ama söylemeliyim ki size özel yazılmamış ve hiçbir araştırma yapılmamış bu diyetler veya diyet ürünleri sadece popülerleşme ve para kazanma kaygısıyla yayılıyor. Bu nedenle Diyet ürünleri tavsiyesi veya beslenme ile ilgili tavsiyeler okurken yazıların mutlaka bir diyetisyene ait olduğundan emin olunmalı. Aslında karmaşayı oluşturan da duyulan herşeye inanılması ve bir uzmana danışmamak. Bu dönemde bu kadar bilgi  ve gıda kirliliği varken uzman tavsiyesi olmadan sağlıklı kilo vermek mümkün gözükmüyor. Zaten beslenme biliminin ve bizlerin olmasının sebebi bu. Sizlere danışmanlık yapmak ve kişiye özel en doğru beslenme programı oluşturmak.

Sağlıklı kilo verme konusunda hangi besinleri tavsiye ediyorsunuz? Özellikle çalışan ve hareketsiz kişilerin nelere dikkat etmesi gerekir?

Sağlıklı kilo vermek isteyenler öncelikle çok düşük kalorili diyetlerden ve kendilerini aç bırakmaktan vazgeçmeliler. Metabolizmamızın tam ve eksiksiksiz çalışmasında tüm besin gruplarının payı var. Özellikle tek bir besin ya da besin grubunu tüketmek yerine, diyetlerinde tahıl, protein, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveleri eksik etmemelerini tavsiye ederim. Bol su içmek, kahvaltıyı atlamamak, geç saatlerde yemek yememek ve ara öğün yapmak da sağlıklı kilo vermek için olmazsa olmazlardan. Çalışan kişiler ise erken kalkma ve düzenli bir hayat yaşamayı avantaja çevirmeli. Kahvaltıyı kesinlikle atıştırmalıklarla geçiştirmemeliler. Geç saatte işten çıkan kişilere tavsiyem  akşam yemeğini yanlarında götürmeleri ya da yemekten 1,5-2 saat sonra spor yapmaları. Çay ve kahve molalarında sağlıklı atıştırmalıklarla ara öğün yapmak da ana öğünlerde kontrolü kaybetmeyi önleyerek sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur. İş çıkışı hareketi arttırmak yürüyüş yolunu uzatmak da harcanan enerjinin artması açısında güzel bir yol olucaktır. Tabi hafta içi verilen kiloların haftasonu alınmasını istemeyiz, bu nedenle haftasonu da düzenli yaşamaya, ana öğünleri atlamamaya ve düzenli spor yapılmasına özen gösterilmeli.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40