Demokrasinin Gerçek Katilleri

Ülkemizde yapılan tüm seçimlerin yegane patronu ve sorumlusu olan Yüksek Seçim Kurulu, gerekçeli itirazların neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi.

         Kararın hemen akabinde...

         Günlerdir Yüksek Seçim Kurulu’nu baskı altına almaya çalışan birtakım çevrelerin nasıl da mağdur edebiyatına soyunduklarını ve en önemlisi de İstanbul’daki seçimlerde ciddi manada oy hırsızlığı yapılmış olduğunu millet olarak görmüş olduk.

         Millet ittifakı + HDP grubunun ortak adayı olarak seçimlere katılan Ekrem İmamoğlu’nun seçim gecesi “Yangından mal kaçırır gibi” kendisini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ilan etmesi ve ardından Anıtkabir’e gidip aynı sıfatla hatıra defterine bir şeyler karalamasının; ne gibi bir izahı olabilirdi ki zaten?

         İşin garip kısmı ise…

         Yüksek Seçim Kurulu geçtiğimiz haftalarda İmamoğlu’nun seçimi kazandığını açıklayıp mazbatayı kendisine teslim ettiğinde ülkenin en güvenilir kurumuydu(!)

         Şimdi ise…

         Demokratik yollar aracılığıyla yapılan itirazlar neticesinde seçimlerin iptaline karar verdiği için adeta topa tutuluyor.

         Hem de geçen hafta tek güvendiği merciin Yüksek Seçim Kurulu olduğunu söyleyenler tarafından…

         Her neyse sevgili dostlar,

         Hatırlamakta fayda var ki; bir seçimde aday olmak veya oy kullanmak ne kadar demokratik bir hak ise, seçim sonuçlarına itiraz etmek de aynı öneme sahip bir haktır.

         Yani, hiç kimse geçerli sebepler sunarak seçim sonuçlarına itiraz ettiği için suçlanamaz…

         Buradan hareketle…

         Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan itiraz ve sunulan gerekçeler kabul görmeyip reddedilirse, itirazı yapan taraf “Başım gözüm üstüne deyip” kenara çekilmeyi bilmelidir.

         Aynı şekilde…

         İtiraz kabul edildiğinde de gayrı resmî sonuçlara göre önde olan tarafın aynı olgunluğu göstermesi gereklidir.

         Tıpkı Artvin’in Yusufeli ilçesinde olduğu gibi…

         Tıpkı Yalova’daki seçimlerde olduğu gibi!

         Bu yerlerde resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti’nin adayları kazanmıştı fakat CHP’nin itirazları sonucu seçim iptal edildi ve ileri bir tarihe ertelendi…

         Ardından…

CHP sözcüleri bu olaylar üzerine kameralar karşısına çıkıp demokrasiye uygun bir adım atıldığından dem vurup Yüksek Seçim Kurulu’na methiyeler düzmüştü…

Fakat şimdi aynı CHP’liler, İstanbul’da aynı olayın kendi aleyhlerinde gerçekleşmesini niyeyse hazmedemiyorlar…

AK Partili yetkililer bavullar dolusu belgeyi Yüksek Seçim Kurulu’na sunacak ve Kurul da bunları geçerli delil olarak nitelendirip seçimlerin yenilenmesine karar verince; kıyameti koparıp “Ülkede demokrasi cinayeti işleniyor” naraları atacaksınız...

Ne güzel dünya değil mi?

Az evvel bahsettiğim Yalova’da işler değişince her şey harika, Artvin’de AK Parti’nin kazanmış olduğu seçim iptal edilince demokrasi ne güzel şey oluveriyor da; bavullar dolusu belgenin sunulduğu İstanbul’da aynıları olunca mı bu ülkede demokrasi katledilmiş oluyor?

Kusura bakmayın ama demokrasinin en büyük katili, sizin bu çifte standartlı tutumunuz oluyor beyler!

Zira…

Gerçek demokrasi katilini çok uzakta aramanıza gerek yok. Genel Merkezinizde sizin gibi düşünen Parti Meclisi üyelerinize baksanız yeterli!

Bir başka soru ise şu…

Daha düne kadar Yüksek Seçim Kurulu’nun mazbatayı verdikten sonra da gerekli soruşturmaları yapabileceğini söyleyen sizler, soruşturmaların sonucuna neden saygı duymuyorsunuz?

Seçmeninin hakkını savunduğu için nasıl oluyor da AK Partili yetkililere demokrasi katili yakıştırması yapabiliyorsunuz?

 Size göre, usulsüzlüklere göz yummamak demokrasi düşmanlığıysa derhal kişiliğinizi gözden geçirmeniz gerekmektedir.

Kimse kusura bakmasın…

Zulmü alkışlayamayız, zalimi de asla sevemeyiz, usulsüzlüklere göz yumup dünyanın en güzel şehri İstanbul’umuzu birkaç mağdur edebiyatçısının güdümüne zinhar bırakmayız!

Şimdiden seçimlerin İstanbul’a hayırlar getirmesini diliyorum.

***

Hz. Mevlana diyor ki:

“Ey Gönül! Bir sürü dostlarının yanında, elbet ki düşmanların da olacak; ama imtihan ya bu, onca düşmanın var iken seni dostun vuracak.”

        Çok manidar değil mi?

         Kalın sağlıcakla…

YORUM EKLE
YORUMLAR
En yakın hayran
En yakın hayran - 1 hafta Önce

Doğru söze ne denir?

En yakın hayran
En yakın hayran - 1 hafta Önce

Doğru söze ne denir?