Türkiye için rekabet zamanı

TÜRKONFED ve MARSİFED iş birliğiyle EDAM tarafından hazırlanan ve 81 ilin rekabetçilik gücünün ele alındığı ‘Türkiye İçin Bir Rekabet Endeksi’ raporunun Bursa tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde gerçekleştirildi.

Türkiye için rekabet zamanı

TÜRKONFED ve Marmara ve İç Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (MARSİFED) iş birliğiyle Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) tarafından hazırlanan ve 81 ilin rekabetçilik gücünün ele alındığı ‘Türkiye İçin Bir Rekabet Endeksi’ raporunun Bursa tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde gerçekleştirildi. Kadooğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, TÜRKONFED olarak verimlilik artışı yoluyla Türkiye'nin ‘orta gelir’ tuzağından kurtulmasını sağlayacak ekonomik ivmenin yakalanmasının en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu söyledi.

KÜRESELLEŞME YERİNE KENTLEŞME

Dünyada çok hızlı bir değişim ve dönüşümün yaşandığını ifade eden Kadooğlu, “Ülkelerin rekabetçiliği artık kentlerin marka gücünden geçiyor. Kentler marka güçleriyle yeni bir kalkınma modelini harekete geçiriyor. 2030 yılında küreselleşmenin yerini kentleşmenin alacağı artık bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Bu gerçeğin farkına varmak, bugünden rekabetçilik, inovasyon ve yüksek teknolojili üretim için gerekli reformları acilen hayata geçirmek gerekiyor” diye konuştu.

138 ÜLKE ARASINDA 55. SIRADA

Kadooğlu, Dünya Ekonomik Forumu Global Rekabet Endeksi'ne göre, Türkiye'nin 138 ülke arasında 55'inci sırada yer aldığını belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye, iş gücü piyasası verimliliğinde 126'ncı, inovasyon ve eğitimde ise 70'li sıralarda yer alıyor. Global İnovasyon Endeksi'nde ise 127 ülke arasında 43'üncü sırada bulunuyoruz. Her iki endekste de Singapur ilk üçte yer alıyor. Yeni dünyada, bilginin yaratılması kadar onun nasıl kullanıldığı ve değere dönüştürüldüğü öne çıkıyor. Yüksek eğitime katılımda dünyada 8'inci sırada yer alan ülkemiz bilgi bazlı istihdamda 72'nci basamakta yer alıyor. Bilgiye ulaşmada sıkıntı yaşamazken, o bilgiyi değere dönüştürmede ciddi sorunlarımız olduğu ortaya çıkıyor. Bu nedenle Singapur'un kişi başına yüksek teknoloji ihracatı 26 bin dolar iken, ülkemizde bu rakam sadece 27 dolarda kalıyor." “

“POZİTİF BİR DÖNEM BAŞLIYOR”

Dünyanın en gelişmiş ilk 10 ekonomisi arasında girebilmek ve katma değeri yüksek üretim yapabilmek için nitelikli insan yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, şunları kaydetti: “Son dönemde gelen veriler, pozitif bir dönemin başladığını gösteriyor. Türkiye'nin ekonomik büyümesinin ilk 2 çeyrekte yüzde 5'in üzerinde bir performans sergilemesi, üçüncü çeyrekte de aynı ivmenin devam edeceğinin işaretlerini almamız, iş dünyasında moral ve motivasyon yaratmaktadır. Büyümede, Kredi Garanti Fonu (KGF) yoluyla gerçekleşen KOBİ-finansman modelinin büyük etkisi olduğu görülüyor. Son veriler, KOBİ'lere özel politikalar üretildiğinde, ekonomide hızlı bir geri dönüş sağlanabileceğini gösteriyor. Şimdi odaklanmamız gereken ana alan, büyümenin kalitesi ve devamlılığıdır. Bunun yolu da katma değeri yüksek bir üretim modeliyle dijitalleşmenin, yönetişimden üretim süreçlerine kadar etkin bir şekilde uygulanmasından geçmektedir.”

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40