En büyük mülkiyet insanın kalbidir

İnsan kendi rızkının birikimidir diye ifade etmiştim daha önce. İnsan kendi rızkından vazgeçmez ölüm olmadıkça. Rızıkta insandan vazgeçmez insan o rızka ulaşacağını bilmese de asla. Dolayısıyla, rızık insanın kaderidir. Bu yüzden kader içinde kader olduğu gibi, rızk içinde kalbin rızkına ulaşabilir insan. Çünkü insana yaradılışta bahşedilen kalpte insanın bir rızkıdır. Bu yüzden insan dünyevi rızkının ötesinde, âlemi bir rızkada kavuşabilir. "İnsanın rızkını aramasından ziyade, insanın rızkı insanı daha çok aramaktadır." Sabredin hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz. Diye ifade eder Abdulkadir Geylani Hz. Kim sabretmeye gayret ederse Allah ona sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş kapsamlı bir nimet verilmemiştir." (Buhârî, Zekât, 50, Rikâk, 20...) Hadis'i Şerif. Hayatta her türlü rızka Allah kefildir. "Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah'a ait olmasın." Ayet'i Kerimeyi tam olarak idrak etsek sanırım yeryüzünde hiçbir dünyevi hırs, kaygı, endişe ve türlü türlü plan ve kurgular olmazdı. Her şeyi tam olarak idrak etsek sanırım rızkı kullardan ibaret bilmezdik. Peygamberimiz; "Fakirliğim en büyük mülkiyetimdir." diye ifade ederken aslında maddi bir yoksulluktan değil, İnsanlar arasında garip ve yoksun kaldığını beyan etmiştir. Çünkü onu gerçek manada anlamak ve sevmek için fakirlik gömleğini giyebilmek gerekiyor. İnsanlar arasında ne kadar garipseniz, bir o kadar fakirliğiniz ile övünürsünüz. Birçok kişinin dünyalık telaşında, başka bir aş bulursunuz kendi kalbinizin arşında. Dünya, maddede karnını doyurma sofrası değil, kalbin doygunluğuna ulaşma arzusu hitabı ve yaşayış algısıdır. Bu yüzden gerçek bir rızıkta, rıza makamı vardır. O zaman insan her şeyden yoksun olsa da Allah'ın rızasına sahip olmak vardır. Çünkü o zaman her şeyin "O"nun hükmünde olduğunu bilirsiniz. Size karşı olanlar ve yanınızda olanlar, sizin yok olmanızı isteyenler ve sizin var olmanızı dileyenler, maddede mücadele edenler, manen bir arada olabilenler, madde müşterisini ve gönül müşterisini kalbinizden hissedersiniz artık. Her şeyi apaçık görürsünüz. O zaman o kadar geniş bir gönüle sahip olduğu için şükreder insan. Tüm kötülüğün, çıkarların ve hırsların olduğu bir dünyada, bir çocuk masumiyeti ile mücadele edebildiği için şükreder insan. Çünkü insan şükrettikçe rızkının daha da artacağını bilir. Çünkü o şükür de başka bir rızkiyet vardır. Kendinde garip olup, kainat rızkiyetine erebilmek vardır. O ise hiçbir dünya maddesi ile değişilmez olan en büyük mülkiyetidir insanın kalbinde. Tasavvufta rıza makamı kulun Allah'tan kaderinden razı olma halidir. Genelde rıza hüküm ve kazaya itirazda bulunmamayı ifade eder. "Kahrın da hoş, lütfunda hoş." Sözü bu makamda dile gelir. İnsan hayatta rızkını aramak halinde de bir ilimde olabilir. Ne kadar üzerinizde dünya yükü varsa bir o kadar ayrı bir kazanca erer insan. Dünyayı sırtında taşımak kolaydır, zor olan insanlığı kalbinde taşıyabilmektir. Ne kadar insanların hükmü sizi kapsasa da, Allah'ın en son hükmü sizin gerçekte var olan nasibinizdir hiç şüphesiz. İnsanların üzerinizdeki tasarrufu Allah'ın tasarrufundan öte değildir asla. Çünkü her zorluğun altında o yardım elini uzatır. Bunu maddi değil, manen bildiğiniz için, maddi olan tasarruflar manevi bir kazanım haline dönüşür. Peygamberimiz buyurmuştur ki; Korkma, Çekinme, Üzülme, Hüzünlenme, Ye'se Kapılma La Tâhzen İnnallaha Meana "Korkma Allah bizimle beraberdir." Bu yüzden "Her zorluğun içinde bir kolaylık vardır." Ayeti Kerim'de bunun bir tebliğidir. Yaşam zorluklarla dolu olsa da bir o kadar hiçbir şey zor değildir. Herhangi bir zorluk ve zorunluluk yaşamak için, insan zorunludur kalben kendisini zorlayan her şeyde. Bazen yaşamın evrelerinde zorlanabiliriz. Bu doğaldır çünkü bir o kadar da kolay değildir yaşam. Kendi ihlas gücünün kuvveti ve bir o kadar her şeyden hiçliği ve yoksunluğu kadar yaşam insanı zorlar. Zorluk olmasa azamet olmaz. Azamet varoluşun rahmetidir bir noktada. Zahmet ve Rahmet arasında bir nokta farkı vardır. Allah dilerse zahmette ki noktayı kaldırır. Ve her işiniz düzene girer. İnsan kalbinden ulaşacaklarına aittir daima işte o rızk her türlü rızkı da kapsar. İnsan, insanlar arasında ne kadar zor durumda kalsa da eğer Allah'a kendi çalışmasından fazla güvenirse, kendi çalıştığının ötesinde, insan kendi kalbinin hikmetini kazanır. İşte o hikmette rızk içinde rızk, kalplerinde ayrı bir kudsiyetî, rızkı ve kazancı vardır. Dolayısıyla daima şükür halinde olmaktır rızkın hakikatine ulaşabilmek.

Sevgiyle Kalın

YORUM EKLE

banner41

banner40