Engelli Rehabilitasyon Merkezleri desteklenmezse 52 bin çocuk mağdur olacak!

Dün sabah saat 9’da Sabahın Demi programımın özel bir konuğu vardı. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı ve Federasyon başkan yardımcısın Uzman Psikolog Aydın Koç idi. Değişen ve gelişen ekonomi. Ayrıca zamların fazlalaşması, elektrik, su yakıt gibi ağır kalemlerin tuttuğu faturalar nasıl bizi etkiliyorsa kurumlara bağlı eğitim merkezlerini de etkiliyor.

Oldukça bunaldıkları her halinden belli olan kuruma bağlı dernek yetkilileri seslerini duyurmak ve binlerce kişinin mağdur olmaması için çırpınıyorlar ve çaba gösteriyorlar. İşte bu sebepten, dün hem programını yazdığım hem haberini yaptığım bu önemli çağrıyı bir de köşe yazıma taşımak istedim.

Rehabilitasyon merkezleri nedir? Beklentiler ve zaten bakanlıklara bağlı olan bu kıymetli yapılanmaların seslerini duyurabilmek adına anlatalım..

.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı ve Federasyon başkan yardımcısın Uzman Psikolog Aydın Koç ne tür önemli hizmetler bekliyor ve bakanlıklardan ne istiyor noktası noktasına paylaşalım..

Uzman Psikolog Koç, ‘Rehabilitasyon merkezlerine çocukların taşınması için mutlak gereklilik olan servis hizmetinin tarafınca ücretsiz yapıyor olması sektöre mali açıdan büyük yük olduğunu ve Türkiye çapında 52 bin personelin haklarını ödemekte zorlandıklarını’ ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyarlılığı ve sosyal anlayışı gereği engelli bireyler kendilerini değerli hissetmeye başladığını kaydeden Dr. Koç, Türkiye çapında 525 bin engelli çocuğun eğitim aldığını, 3100 kurumda 52 bin personel çalıştığını; elektrik, doğalgaz ve yakıt maliyetlerinin 4-5 katı artması sonucunda Eğitim Dernekleri Federasyonu ve derneklerin büyük sıkıntılar çektiğini ifade etti.

Personel istihdamında gerileme olmaması ve çocuklar ve ailelerin mağdur olmaması için ilgili bakanlıklardan destek beklediklerini kaydeden Dr. Aydın’ın açıklamasının satır başlıkları şöyle;

Özel Rehabilitasyon merkezleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak açılan ve herhangi bir şekilde bedensel, zihinsel, işitme, konuşma ya da görmeyle ilgili bir gelişim geriliği yaşayan çocuklara normal doğal ortamlarda öğrenmesi gereken becerileri biz yapılanmış kurumlarımızda öğretiyoruz. Biz yaşıtlarındaki çocukların sahip olduğu becerilere sahip olması için çalışan kurumlarız.

Psikolog Dr. Koç, zihinsel engelli, bedensel engelli, görme engelli, işitme engelli, öğrenme güçlüğü disleksi olan konuşma bozukluğu, konuşma güçlüğü olan ve otizmden etkilenmiş kişiler bireysel ve grup eğitimi almaktadır.

Çok ciddi problemler var!

Bizim son yıllarda çok ciddi problemlerimiz oluşmaya başladı. Bizim iki tane temel problemimiz var. Birinci problem biz çocuklara verilen eğitimin salt olarak yeterli olmadığını düşünüyoruz. Ayda 8 saat 4 saat bireysel eğitim çocuklara yeterli gelmiyor. Özellikle bütün dünyada da kabul edildiği üzere erken çocuklukta erken müdahale çok önemli.

“800 bin çocuğumuz engelli statüsünden çıktı”

Ve biz, şunu çok iyi biliyoruz ki, çocuklukta siz ne kadar ilgilenirseniz, seanslara getirirseniz erken tanı ile erken yaşta müdahale ederseniz o kadar hızlı iyileşiyorlar. Bu sefer bu durum devlete maliyeti de düşüyor. Şuana kadar erken tanı ve zamanında müdahale ile 800 bin çocuğumuz engelli statüsünden çıktı. Siz ne kadar erken müdahale eder ve tedaviye başlarsanız ileride ağır veya orta engelli düzeyine çıkmayacaklar.

0 yaş çocuk grubu ile 25 yaş grubunun aynı saat eğitim almasını doğru bulmuyoruz.

“Devlet yetkililerine sesleniyorum!”

Uzman Psikolog Aydın Koç, ‘Devlet yetkililerine sesleniyorum! Biz bunlarla ilgili çalışmalarımızı yaptık. Çocukların kesinlikle erken yaşta daha fazla eğitim almaları gerekmektedir. Çünkü erken tanı, erken eğitim ve erken müdahale programları çocuklar için hayati önem taşır.

2006 yılından bu yana ciddi bir yol katederek geldik ancak son yıllarda özellikle Rehabilitasyon merkezlerine ödenek yapılıyor. Bizim ödemelerimizi kamu yapıyor. Maliye ve Milli Eğitim Bakanlığı aracılığı ile bize ödeme yapmaktadır. Ülkemizde değişen ve gelişen ekonomik göstergelerle ekonomik şartların çok çok altında kalmıştır maalesef. Kurumlara sunum maliyetleri dikkate alınmadan yıllık ücret artışlarından hizmetlerimizin sunumu sürdürülebilir noktayı aşmıştır. Kurumumuzda çalışan 4 bin üniversite mezunu psikolog özel eğitimci arkadaşlarımızla asgari ücret düzeyinde çalıştırmaktayız. Bundan da ciddi şekilde rahatsızlık duymaktayız. Çünkü bu paralarla bu işin yapılmaması gerektiğini inanıyoruz ancak devlet desteği ile bu kadar yapılabiliyor ve asgari ücret düzeyinde istihdam sağladığımız halde kurumlarımız zarar etmekte. Kurumların sürdürebilirliği kalmadı. Bakanlıklarımızla da görüşüyoruz. Önümüzdeki günlerde çıkacak torba yasasında biz de unutulmamak ve bu çocuklarımızı kaderine terk ettirmemek adına devletimizden gerekli müdahalenin geleceğinden endişemiz yok.’

YORUM EKLE

banner124