Ali Mollasalih Farklı Sohbetler: “24 Haziran seçimleri farklı olacak”

ARGETUS Araştırma Danışmanı Erol Erdoğan’la, 24 Haziran seçimlerine ilişkin konuştuk. Her kesimin gözünden seçimleri yorumlayan Erdoğan, “24 Haziran 2018 seçimleri de, birçok açıdan ‘farklı’ olacak” dedi.

Ali Mollasalih Farklı Sohbetler: “24 Haziran seçimleri farklı olacak”

İşte o söyleşimiz… 

Gerçekten tarihi bir seçime mi gidiyoruz? 24 Haziran için herkes ‘farklı’ ve ‘önemli’ diyor.

Önemli bir coğrafyadayız, önemli bir ülkedeyiz. Önemli coğrafyalarda her seçim mühimdir. 24 Haziran 2018 seçimleri de, birçok açıdan ‘farklı’ olacak. Bu seçim, başkanlık sistemi karakterine sahip ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne tam geçişi sağlayacağı için tarihi özelliğe sahip. Partilerin kendi logolarıyla ittifak yaparak ‘Sıfır Baraj Sistemi’ ile seçime girmeleri sebebiyle de farklı bir seçim. Böylece, ittifakta yer alan partiler, ittifakın oyunun yüzde 10’u geçmesi durumunda baraj engelini aşmış sayılacaklar. 24 Haziran seçimleri, farklı yelpazelerdeki partilerin ittifaklarına sahne olduğu için de ilginç bir seçim. CHP ile Saadet’in aynı ittifakta yer alması gibi. Bu saydıklarım, 24 Haziran’ı farklı kılan seçim öncesi durumlar. Seçim sonuçlarına göre de yeni şeyler konuşmak mümkün. Sözgelimi, Saadet Partisi yıllar sonra, (öncelikle CHP listesinden ve belki kendi listesinden de) meclise girebilir. MHP, milletvekili çıkarsa bile yüzde 10 barajının altında kalabilir. Benzer biçimde yüzde 0,5’i bulmayan partiler, siyasi ve ideolojik olarak yakın durduğu ya da stratejik olarak güç birliği yaptığı partilerin listelerinden meclise girecek. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’dan bağımsız aday oldu, seçilirse onun başarısı da bu seçimin önemli sonuçlarından biri olarak kayıtlara girecek. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, 24 Haziran’ın farklı olma özelliği artacaktır.

“Cumhurbaşkanlığında Tayyip Erdoğan’a, milletvekilliğinde AK Parti dışında bir partiye oy vereceğim” söyleminden bahsediliyor. Bu söyleme Erdoğan da tepki gösterdi. Böyle bir seçmen kitlesi var mı?

Farklı oylarda farklı tercihlerde bulunulmasına 1990’lı yıllarda da rastladık. O dönem, bir seçmen, milletvekilliğinde CHP’ye oy verirken belediye seçiminde Refah Partisi’ne, belediye başkanlığı seçiminde RP’ye oy verirken il meclis üyeliğinde BBP veya MHP’yi tercih edebiliyordu. Öncelikle böyle bir durumun yeni olmadığının farkında olmalıyız. Onun için, son yıllarda, ‘kararsız seçmen’ kavramının yanı sıra “stratejik oy kullanan seçmen” ifadesini kullanıyorum. Seçmenin stratejik oy kullanması şöyle oluyor. Seçmen, üyesi-destekçisi olduğu veya sevdiği partiye değil, bir takım hesap-kitap ve stratejilerle başka partiye oy veriyor. Son yıllarda stratejik oy kullanan seçmen arttı. Bu seçmen grubu, stratejik hesaplarını son ana kadar sürdürüyor. ARGETUS’un geçen aylardaki araştırmasında, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçiminde oyunu farklılaştıracak, tüm partilerden, yaklaşık yüzde 13’lük seçmene rastladık. Bunun farkında olan bazı partiler, bir şekilde “küskün seçmene” hitap ederek oy transferine çalışıyorlar. Partilerin, özellikle AK Parti’nin, bu psikolojik çalışmaya, nasıl bir stratejiyle karşılık vereceği önemli.

Siyasetin dili bu seçimde nasıl, kampanyaları nasıl buluyorsunuz?

Seçim süreci sakin geçiyor. Partilerin kampanyaları öncekilere göre zayıf. Buna rağmen, her an bir hareketlenme olabilir diye düşünüyorum. Son etapta seçmen tercihini etkileyecek önemli gelişmeler olabilir. Bu seçimde Devlet Bahçeli’nin ciddi belirleyiciliği var. Seçimin erkene alınması onun önerisiyle gerçekleşti. Cumhur ittifakında olmasına rağmen pusulada BBP’nin yer almayışında da MHP’nin etkili olduğunu sanıyorum. Bahçeli’nin bazı mahkûmlara af talebi de bu seçimin önemli gündem maddeleri arasına girdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kredi Yurtlar Kurumu'na bağlı Ankara Hüseyin Gazi Öğrenci Yurdu'ndaki bir öğrencinin daveti üzerine, öğrencilerle sahur yapması da hoş bir anı olarak kayıtlara geçti. Muharrem İnce ve Meral Akşener’i, kendi tabanları, hitabet ve kampanya açısından başarılı buluyor. Ancak Akşener ve İnce’nin sürekli ‘kapatacağız’ tarzında bir liste sunması seçmenin bir kısmını ürkütüyor. Muharrem İnce’nin, İkinci Ordu Komutanı İsmail Metin Temel’in apoletlerini sökeceğini söylemesi de, CHP’lilerde bile topyekûn beğeni alacak bir üslup değil. Tabii, HDP’nin adayı Selahaddin Demirtaş’ın hapishanede olması, onun performansı hakkında değerlendirme yapmamızı engelliyor. Demirtaş, önceki seçimlerde, ilgi gösterilen bir algı yaratmıştı. Ben yine de, siyasetten hikmet ve irfana dayalı, nükteli ve esprili, gerektiğinde zarif bir dil beklediğimi söylemeliyim. Seçim kampanyalarına, şairler, edipler, arifler sözlerini katmalı. Siyaset, sözün ustalarından faydalanmayı ihmal etmemeli.

Partiler, Doğu ve Güneydoğu oylarının kazanılması için nasıl bir strateji yürütülmeliler? Her seçim doğu oyları üzerine çok konuşuluyor.

Her seçim bölgesi için, ulusal kampanya dışında, üç strateji olmalı bence. Kampanya (sloganlar, konuşmalar, vaatler) belli ölçüde yerelleşmeli, farklı yaş, cinsiyet ve kültür gruplarına hitap etmeli; adaylar kariyer sahibi olmasının yanı sıra bölgenin-ilin sevdiği isimler olmalı; seçmen kendisini dışlanmış, ihmal edilmiş, unutulmuş hissetmemeli, aksine etkileşimi yaşamalı. Hangi parti, hangi bölgede bunlara dikkat ederse olumlu sonuç alır, bu üç strateji doğu ve güneydoğu için de hayati değere sahip. Doğu ve Güneydoğu, oy sayısından çok, milletvekilliği sayısı bakımından ve milli siyaset bakımından önemli.

Gençler bu seçimde sizce ne yapacaklar hangi parti ya da lider gençlerin dilini yakalamış görülüyor?

Gençler esprili sözlere ve farklı kampanyalara ilgi gösteriyor. Gençleri heyecanlandıran şey vaatlerden çok kendilerini ifade edebilecekleri ve gösterebilecekleri zeminlerdir. Ve tabii eğitim, istihdam, teknoloji gibi konular gençler için önemli. Gençler, olaylara daha muhalif daha protest daha saf yaklaşıyorlar. Son 4-5 yıldır gençlerle olan iletişimlerimde, onların soru ve konuşmalarında en çok ‘adalet’ vurgusuna şahit oldum. Dünyadaki adaletsizliklerden eğitimdeki fırsat eşitliğine kadar adaletle ilgili her konu onların duygu ve ilgi alanına giriyor. Partiler, gençlerle iletişimlerinde bunlara dikkat etmeli. Mesela, Recep Tayyip Erdoğan’ın son yıllarda kullandığı iki cümle gençleri çok etkiledi. Birincisi dünyadaki haksızlıklara dikkat çeken “Dünya beşten büyüktür!” sözü… Diğeri de, “Gençler, sakın, hiçbir beşeri gücün önünde eğilmeyin” cümlesidir. Tayyip Erdoğan, gençleri en çok etkileyen lider diyebilirim. Ancak aynı durumu, AK Partili diğer hatipler, teşkilatlar ve partinin bu seçim kampanyası için söylemem zor. Devlet Bahçeli, eskiden özellikle milliyetçi gençleri çok etkiliyordu fakat onun gençleri etkileme eşiği düşmeye başladı. Elbette bir parti liderinin, partisine mensup olmayan gençlerine derece etkileyebildiği de önemlidir.

24 Haziran seçimlerinde sosyal medyanın etkisini değerlendirir misiniz?

Türkiye’de de geleneksel yöntemler sürdürülmekle birlikte, seçim çalışmaları medyaya ve dijital mecralara kaydı. Burada, dijital mecralarla ilgili bir noktayı vurgulamak isterim. Özellikle seçim dönemlerinde, dijital mecra ile sokağın, mahallenin, evlerin, çarşı pazarın gündeminin, birbiriyle çok benzer olmadığının farkında olmalıyız. Dijital mecralar (Twitter, Facebook, Whatsapp vb.) daha hormonlu ve spekülatif. Bir de hakkaniyet beklentimi söyleyeyim: Medya olabildiğince haber dili kullanmalı, partileri ve adayları yansız sunmalı. Yayın organlarının çok partizan dil kullanması, o partinin toplumdaki dil etkisini hırpalar.

Sonuçlara dair tahminlerinizi de duyalım.

Sağlıklı bir tahmin için son on günü beklemek gerekir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini güçlü şekilde şu an söyleyemiyorum ama bu mümkün. Son on günde, gençler ve kadınlara yönelik sahici sözler söyleyebilmek önemli. Bir de ekonomik konularda etkileyici ve inandırıcı sözler son günlerde işe yarayabilir.

EROL ERDOĞAN KİMDİR?

1994 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Yüksek lisansını Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde yaptı. BengisuNet, Nida, Mavikuş, Yeni Dünya, Şehrengiz, İSMEK El Sanatları, SPD Sosyal Politikalar, Minika Çocuk, Minika Go dergilerinin kurucu kadrolarında yer aldı. Yazıları Milli Gazete, Yeni Şafak, Radikal, Yeni Birlik gazetelerinde; şiirleri Şehrengiz, Ay Vakti, Tütün dergilerinden yayımlandı. Siyaset, eğitim, kültür, çocuk ve gençlik politikalarıyla ilgileniyor. Bir dönem siyasette aktif görevler üstlendi, sivil toplum kuruluşlarında yöneticilikler yaptı. Halen, ARGEUS Araştırma Şirketinin danışmanlığını yapıyor. İnsan Mevsimi, Oruç Mevsimi, Günbegün, Oyun Sözü adlarıyla yayımlanmış kitapları bulunmaktadır. Evli. İki kız babası.

Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2018, 23:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner11