Ali Mollasalih Farklı Sohbetler söz konusu İslam’sa Yekvücut oluyorlar (Filistin Özel)

Kalbimizin Kudüs için attığı, dualarımızın Kudüs’e ulaştığı bugünlerde, onlarca şehit veren Kudüs’ü konuşalım istedik. Mirasımız Derneği Başkanı Muhammed Demirci’ye Kudüs’ü ve Kudüs’teki şer birliğini sorduk: “Söz konusu İslam olduğunda kötülükte yekvücut oluyorlar” dedi. İşte söyleşimiz…

Ali Mollasalih Farklı Sohbetler söz konusu İslam’sa Yekvücut oluyorlar (Filistin Özel)

İşte Sancak Gazetesi'nin bu acılı günlerde Muhammed Demirci ile gerçekleştirdiği özel röportaj:

Öncelikle biraz Mirasımız Derneği’nden konuşalım. Mirasımız Derneği ne zaman kuruldu, kuruluş gayesi hakkında bilgi verir misiniz?

Mirasımız Derneği, Sadece Mescid-i Aksa, Kudüs ve civarına yönelik faaliyetlerde bulunmak üzere 2008 yılında kuruldu. Öncelikli olarak halkımızın Kudüs ve Mescid-i Aksa konusunda daha şuurlu, daha bilgili ve daha duyarlı olması için çalışıyoruz. Ve tabi ki Mescid-i Aksa’yı ayakta tutacak çalışmalarla birlikte Kudüs’ün İslam beldesi olduğunun nişanesi İslam eserlerinin ihya ve inşası ile oradaki Müslüman varlığını devam ettirmeye yönelik faaliyetler yürütüyoruz.

Kudüs’te ne gibi faaliyetleriniz var? Bize Kudüs’teki çalışmalarınız hakkında söz eder misiniz?

Kudüs’te hem insana yönelik hem de mekana yönelik çalışmalarımız söz konusu. Şimdiye kadar Müslümanların yaşadığı 71 ev ile 46 caminin restorasyonunu tamamladık. Yenilenen evler genellikle Mescid-i Aksa’nın çevresinde bulunan evler. Bu evlerde yaşayan Müslümanlar tüm zorluklara ve imkansızlıklara rağmen Mescid-i Aksa için nöbet tutan insanlar. Ümmet adına bu kutsal vazifeyi üstlenmiş durumdalar. Biz bu insanların evlerinin restorasyonlarını yapıyoruz. Ayrıca bu evlerin tüm ihtiyaçlarını da karşılamaya gayret ediyoruz.

HER İHTİYAÇ SAHİBİNE ULAŞIYORLAR

Ramazan aylarında Mescid-i Aksa’nın avlusunda iftar ve sahur programlarımız sürekli oluyor. Kurban bayramlarında Kudüs’te kurbanlar kesiyoruz. Kudüs’ün genelinde 350 bin Müslüman yaşıyor, surlar içerisinde olan Kudüs’te ise 4 bin aile yaşıyor. Biz bu ailelerden 500’üne dernek tarafından aylık nakdi yardımlar gönderiyoruz. Hedefimiz Kudüs’teki ihtiyaç sahibi her Müslüman aileye ulaşmak ve onların bu kutsal şehirde varlıklarını devam ettirmelerine yardımcı olmaktır.

Kudüs’te ne gibi projeleriniz var?

Az önce de belirttiğim gibi Kudüs’te 350 bin Müslüman yaşıyor. Bunların yüzde 86’sı yoksulluk sınırının altında, zor şartlarda ve üstelik İsrail’in tüm baskı ve zulmüne rağmen varlıklarını sürdürüyorlar. İsrail, özellikle Mescid-i Aksa’nın etrafında herhangi bir Müslüman kalmasın ve Kudüs Müslümanlardan arınsın istiyor. Buna paralel olarak da Mescid-i Aksa ve etrafında Müslümanlara ait herhangi bir eser bırakmama yönünde çalışmaları var. Müslümanları Kudüs’ten çıkarmak için onlara yaşam sıkıntısı vermeye çalışıyor. Bir Kudüslünün orada yaşaması için İsrail’den ikamet izin belgesi alması gerekiyor. Bunun için ya Kudüs’te bir evi olacak ya da bir kira kontratı olacak. Kiralar İsrail’in Kudüs sınırı dediği yerde çok yüksek. 50 metrekarelik evlerin kirası aylık bin dolar civarında. İsrail’in belirlemiş olduğu sınırların dışına çıktığınızda evin kirası 50-100 dolara düşmekte. Bu pahalılık bilinçli bir şekilde yapılıyor, Müslümanlar kira kontratı getiremesin diye. Biz Mirasımız Derneği olarak bu ailelere sahip çıkıyor ve onların tüm ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ediyoruz.  Mescid-i Aksa’nın boş kalmaması için farklı bölgelerden Müslümanları sürekli bu mekana otobüslerle taşıyor ve buradaki canlılığı Allah’ın izniyle sürekli diri tutmaya gayret ediyoruz.

Malum olduğu üzere Kudüs’ü Yahudileştirme çabaları var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Yahudiler, öncelikli olarak Mescid-i Aksa’yı ikiye bölme peşindeler. Mescid-i Aksa’yı herkese açık bir park olarak görüyorlar, bunun için de Allah’ın etrafını mübarek kıldığı o bölgeyi ikiye bölerek amaçlarına ulaşmayı kolaylaştırmak istiyorlar. Mescid-i Aksa’nın altını oyup oraya iki sinagog yaptılar; ikiye bölmek istedikleri alanda da aynı şeyi yapmak istiyorlar. Müslümanlar Mescid-i Aksa’ya Mekke ve Medine’ye sahip çıktıkları gibi sahip çıktıkları sürece Yahudiler bu emellerine ulaşamayacaklar Allah’ın izniyle. Mescid-i Aksa Müslümanlar için öyle alelade bir mekan değildir. Ayetle de sabit olduğu üzere etrafı mübarek kılınan bir yer. Müslümanların mahremi. Müslümanlar işte bu şuurla Mescid-i Aksa’ya sahip çıktıkları sürece Yahudilerin Kudüs’ü İslamsızlaştırma çalışmaları boşa çıkacak, beyhude olacaktır. Kudüs’te yaşayan Müslümanlar Yahudilerin emellerine ulaşmalarını engellemek için orada sürekli Kur’an tilaveti yapıyorlar. Bir de Mirasımız olarak o Müslümanlara her türlü yardımı yapma gayretindeyiz.

Yahudiler Kudüs’ten toprak alıyor mu? Toprak alırken nasıl bir taktik uyguluyorlar?

Müslümanlardan para karşılığı evlerini almak istiyor, üstelik çok yüksek bedeller ödeyerek bunu gerçekleştirmek istiyor; ama hamdolsun Kudüs’te yaşayan Müslümanlar tüm imkansızlıklarına ve teklif edilen yüksek rakamlara rağmen evlerini satmıyor, Mescid-i Aksa için nöbet tutmaya devam ediyorlar. Bunun haricince İsrail devleti yeni yerleşim yerleri açarak hiçbir hukuki ve ahlaki değer gözetmeksizin yayılmacı politikasını sürdürüyor. Müslümanlara ait evler eğer Yahudilerin eline geçmişse bu sadece sahte tapular düzenlenerek, zorla el koyma şeklinde olmuştur; aksi söz konusu bile değildir; belirttiğimiz gibi Müslümanlar Yahudilere asla satış yapmamaktadır.

Kudüs ve çevresindeki Osmanlı eserleri ne durumda?

İsrail’de ‘Kayıp Mülkler Kanunu’ diye bir yasa var. İsrail, bu kanuna dayanarak yıkılmaya yüz tutmuş veya kullanılmayan camilere el koyuyor. El konular camiler de kumarhane, bar veya pavyona dönüştürülüyor. Bugüne kadar bu şekilde yüzlerce cami satıldı. Caminin kubbesi, minaresi dururken, caminin içi başka amaçlar için kullanılıyor. Mirasımız Derneği bu durumdaki camilerin restorasyonlarını, imarını yaparak İsrail’in ele geçirmesine müsaade etmiyoruz.

“KÜFÜR TEK MİLLETTİR”

ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını nasıl okumalıyız?

Küfür tek millettir… İslam’a karşı bir duruş söz konusu olduğunda yekvücut oluyorlar. Yüz yıllar boyu Kudüs küfrün hedefinde olmuştur. Kudüs tarih boyunca hep bir çekim merkezi olarak çıkar karşımıza. Haçlı seferlerinin hedefinde Kudüs vardır. Bugün yaşananları da son Haçlı seferi olarak görmeliyiz. Asıl mesele bu değil bence. Asıl mesele Haçlı seferlerine karşı Müslümanların aldıkları pozisyon. Herkes kendi imanının gereğini yapar. Haçlı iman etmiş Müslüman’ı ve onun kutsalını yok etmeye. Peki; Müslümanlar kendi kutsallarını koruma noktasında ne yapıyorlar? Ne yazık ki darmadağınığız. Biz inanıyoruz ki Müslümanlar Kudüs’e sahip çıktıkları ölçüde bir ve diri olacaklardır.

Kudüs’e turlar yapılmaktadır.  Bu turlar neden önemli, Türkiyeli Müslümanlar Kudüs turlarına rağbet ediyor mu?

Kudüs’e Müslümanların sahip çıktığını göstermeleri bakımından çok çok önemli. Müslümanlar Kudüs’e ne kadar çok giderlerse bu hem orada yaşayan Müslümanlar açısından moral oluyor hem de İsrail açısından hedeflerine ulaşma noktasında sıkıntı oluyor. Peygamberimiz (sav) bu konuda hadisi şerifi var. Kudüs’ün mutlaka ziyaret edilmesi gerektiğini, gidemeyenlerin ise orada yakılmak için yağ göndermelerini istiyor Resulullah (sav) Müslümanlar, Kudüs’ün Müslümanlara ait olduğunu unutmamalıdır. Kudüs Müslümanların namusudur. Üç haremden biridir Mescid-i Aksa. Bu şuurla Kudüs’e gitmek gerek.

“ALIŞVERİŞİ MÜSLÜMAN’DAN YAPMALI”

Ancak burada şunun altını çizerek belirtmem gerekiyor ki, Kudüs’e giden her bir Müslüman kesinlikle ticaretini oradaki Müslümanlarla yapmalıdır. Kaldığı otel Müslümanlara ait olmalı, alış-veriş yaptığı esnaf Müslüman olmalı. Yoksa Kudüs ziyareti amacına ulaşmış olmaz. Mescid-i Aksa’nın bir taşına zarar geldiğinde İslam dünyasına zarar gelmiş demektir. Bu mesajı biz benimsersek, İsrail hiçbir şey yapamaz. Mirasımız olarak geçen sene Kudüs ve Mescid-i Aksa için 7 milyon Euro’luk bir çalışma yaptık. Bunlar cami onarımı, çeşme onarımı ve halka yapılan yardımlardır. İsrail kanununa göre bir Müslüman çocuğunu evlendirmek istediğinde aynı evde kalamıyor, başka bir eve çıkması gerekiyor. Amaç, o parayı ödeyemesin ve Kudüs’ten çıksın. Bir Müslüman ev inşası için ruhsat başvurusuna başvurduğunda, başvuru süresi 10 yıla kadar çıkıyor. Ruhsatın çıkma masrafları 150 bin dolar. Ruhsat çıktıktan sonra 2 yıl içerisinde evinizi yapamazsanız, ruhsat iptal ediliyor. Son 10 yılda 35 bin ruhsat iptal edildi. Bunlar sadece ev konusundaki sıkıntılar.  Sağlık konusunda, Müslümanların sadece bir tane hastanesi var. O da maddi imkanları olmadığı için hastanenin borçları milyon dolarlara ulaştı, hastane hizmette sıkıntılar çekiyor. Eğitim konusunda da bugün 5 bin öğrenci okullara gitmek istiyor. Ama maalesef o öğrencileri okullara alacak eğitim yuvası kalmadığı için, sınıflarda yer kalmadığı için Kudüs’te 5 bin öğrenci eğitim alamıyor. 

Yardımlar yeterli mi?

Ne yazık ki, yeterli değil. Kudüs ve Mescid-i Aksa bölgesi maalesef dünyada en az yardım alan bölgelerden bir tanesi. İsrail ciddi manada yardımları sıkıntıya sokuyor. Yardımların bölge halkına ulaşmasını engelliyor. Dünyadaki Yahudiler, bölgeyi Yahudileştirmek için 1 buçuk milyar dolar bağışta bulunurken, dünya Müslümanlarının gönderdikleri yardımlar ise 15 milyon doları geçmiyor. Rakamlar çok az, şu anki durum sıkıntılı. İslam dünyasında Mescid-i Aksa konusunda ciddi bir ihmal var. Bunun sebebi de gene İsrail. Müslümanların elbette ki sıkıntılı bölgelere duyarlılığı gidiyor, Suriye bugün bizim kanayan yaramız. Yemen, Mısır, Somali, Libya gibi ülkeleri de örnek verebiliriz. Müslümanlar oralara da yöneliyor. İsrail bunları fırsat bilerek, Mescid-i Aksa ve Kudüs’te Yahudileştirme planlarını sessiz, sakin bir şekilde yürütmeye devam ediyor.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Rabbim bizleri bir kez daha Ramazan’a ulaştırdı. Öncelikli olarak tüm İslam aleminin Ramazan’ını tebrik ederim. İnşallah ümmetin dirilişine ve birliğine vesile olur.  Biz Mirasımız Derneği olarak “Kudüs’e dokun” dedik bu Ramazan’da. Müslümanları Kudüs konusunda tıpkı Mekke ve Medine’ye olduğu gibi daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.  Tarih bize gösteriyor ki Kudüs’e sahip olan dünyaya hakim olur ve bugün yaşanan da bundan başkası değil. Bu Ramazan’ı bir fırsata çevirelim ve Kudüs’ün özgürlüğü için daha çok çalışalım.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER