Buruk hayatların hamisi: İHH (Ali Mollasalih ile Farklı Sohbetler röportajları)

İHH İnsani Yardım Vakfı Bursa Şube Başkanı Hüseyin Kaptan’la gerçekleştirdiğimiz özel röportajda yetimi, insani yardımları, Suriye’yi ve İHH’yı konuştuk.

Buruk hayatların hamisi: İHH (Ali Mollasalih ile Farklı Sohbetler röportajları)

Geçtiğimiz hafta Bursa İHH için yoğun bir haftaydı. Önce medya mensupları ile Bursa İHH yönetimi Hatay Reyhanlı’yı ziyaret etti, ardından da 31 Mart akşamı Yetim Dayanışma Gecesi programı vardı. Her ne kadar İHH yılın tüm günlerinde faaliyetlerine devam etse de, sekiz senedir her yılın mart ayında yapılan Yetim Dayanışma Günleri, yoğun gündemin içinde İHH’yı öne çıkarıyor. Biz de bu vesileyle İHH İnsani Yardım Vakfı Bursa Şube Başkanı Hüseyin Kaptan’la yetimi, insani yardımları, Suriye’yi ve İHH’yı konuştuk.

İHH İnsani Yardım Vakfı denince birçok şeyin yanında ve öncelikle ‘yetim’ geliyor akla… Geçtiğimiz cumartesi akşamı yine bir Yetim Dayanışma Gecesi’nde Bursalıları yetimlerle buluşturdunuz. Yetimlerden başlayalım isterseniz; nedir yetim, neden yetim, neden İHH denince ilk olarak aklımıza yetim geliyor?

Çok teşekkür ederim. Bildiğiniz gibi, İHH İnsani Yardım Vakfı, 1992 yılında ortaya çıkan Bosna Savaşı’na kayıtsız kalamayan gönüllülerin başlatmış olduğu insani yardım çalışmalarının, 1995 yılında vakıf olarak yapılanması ile İstanbul’da hayat buldu. Sivil inisiyatif olarak 1992’de başlayan hareketin içinde Bursa’dan da birçok katılımcı ve gönüllü vardı. İlerleyen süreçte 2006’da Bursa İHH İnsani Yardım Derneği’ni kurarak Bursa’da da çalışmalarımızı kurumsal hale getirdik. Bu açıdan bakarsak, İHH savaşın ve zulmün doğurduğu bir iyilik hareketi… Tabii ki savaşlarda en mağdur ve mazlum durumdakiler de çocuklar… Çocuklar içindeki en masumlar ise yetimler… Yetimlerin trajedisini de ilk olarak Bosna Savaşı’nda gördük, yaşadık. Bosna’da yaşayan (Boşnak, Sırp ya da Hırvat) yaklaşık 700 bin çocuğun yarısı savaş sırasında ya öldü, ya yaralandı, ya da yaşadığı topraklardan ayrılmak zorunda kaldı. Ölen tüm sivillerin yüzde 88’inin Müslüman Boşnaklar olduğunu da dikkate alırsak, en büyük trajedi bizim tarafta yaşandı. Kızılhaç verilerine göre 320 bin insan öldü.

Tabii bu ölenlerin çocukları da yetim kaldı sonuçta…

Aynen dediğiniz gibi… Binaları yıkılmış, delik deşik edilmiş bir ortamda sahip çıkılması gereken mazlum yetimler vardı…

SAVAŞLARIN HAZİN HİKAYELERİ, YETİMLER…

Savaşların en hazin sonuçlarından biri değil mi yetim çocuklar?

Maalesef… Sayın Mollasalih, dünya genelinde UNICEF verilerine göre 140 milyon yetim olduğu söyleniyor. Birçok sivil toplum kuruluşunun hesap ve tespiti ise 400 milyon olduğu yönünde! Son yıllardaki savaşlar nedeniyle Irak’ta 5 milyon, Afganistan’da 2 milyon çocuk yetim kaldı. Suriye’de 1,5 milyon deniyordu ama bu rakamın da 2,5 milyona ulaştığını tahmin ediyoruz.

Yetimlik demek sahipsizlik demek bir anlamda, ne oluyor peki bu çocuklar?

Özellikle son yıllarda Afrika ülkeleri ile Irak ve Suriye'deki savaşlar ve çatışmalardan kaçarak Avrupa ülkelerine giden aileler ile bazı çocukların durumu çok vahim! AB polis teşkilatı Europol'un yaptığı araştırmalara göre, 2015 yılında Avrupa'ya ulaşan 1 milyon sığınmacının yüzde 27'sini çocuklar oluşturuyor. Ayrıca, 10 binin üzerinde öksüz, yetim veya ailesi yanında olmaksızın Avrupa'ya gelen çocuğun ise kayıp olduğu belirtiliyor. Yaşları 13 ila 16 arasında değişen çocukların durumları ve nerede oldukları ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmadığı ifade ediliyor. Bu çocuklardan yaklaşık 5 bininin İtalya topraklarına girdikten sonra, 3 bin 500'ünün ise Almanya topraklarında kaybolduğu tahmin ediliyor. AB İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre ise 2008'den bu yana Avrupa'ya sığınmacı olarak gelen öksüz, yetim veya yasal vasisi olmayan çocuk sayısı 198 bin civarında. Genellikle yaşları 14 ila 17 arasında olan bu çocukların çoğunluğu Afganistan, Somali, Eritre, Suriye ve Irak gibi iç savaş ve çatışmaların yaşandığı ülkelerden Avrupa'ya geliyor.

Bu çocuklar ne oluyor diye sordunuz, bu çocuklara bir sahip çıkan olmazsa fuhuş mafyasının, organ mafyasının kurbanı oluyorlar. Bebek yaştakiler Avrupalı ailelere illegal yoldan evlatlık olarak satılıyor. Misyonerlere rastlayanları diğerlerine nazaran şanslı sayıyorlar.

İHH yetkililerinin bu konuda karşılaştıkları ilginç olaylar var mı?

Biliyorsunuz, İHH ağırlıklı olarak bizim gönül coğrafyamızda hizmet vermeye çalışsa da, mağdurun ve mazlumun olduğu her yere yardıma koşuyoruz. 2010 Haiti depremi sonrası Haiti’ye giden İHH ekipleri orada mafya organizasyonları ile de karşılaştı. Dünya basınına da yansıyan çarpıcı bir olay ise, yaşları 2 ay ile 12 yıl arasında değişen 33 çocuğun misyonerler tarafından kaçırılmaya çalışılırken Dominik Cumhuriyeti sınırında durdurulmuş olmasıydı.

YETİMLER VE HAMİLER ARASINDAKİ KÖPRÜ

Buradan biraz da Bursa İHH’nın çalışmalarına dönelim Sayın Kaptan, Bursa İHH Yetim Birimi neler yapıyor?

Bursa İHH hem kendi içindeki çalışmalarıyla, hem de İHH Genel Merkezi aracılığıyla yetimlerle yetim hâmileri arasında köprü olmaya çalışıyor. İHH genel olarak 56 ülkede ve Türkiye’nin 75 şehrinde 90 bin yetime düzenli destek sağlıyor. Bu yetimlerin 5 bin 600’ü Bursalı hamiyetperver vatandaşlarımızın el uzattığı yetimler… Bursa’da da 340 yetimimiz var destek olduğumuz…

Destek olmak derken?

Bir yetime hâmi olmanın aylık bedeli 100 TL. Hayırseverimiz her ay 100 TL vererek bir yetime destek oluyor. Belki bu parayı az görenler olabilir, ama öyle coğrafyalar görüyor ki giden gönüllülerimiz, oralarda bu paranın büyüklüğünü anlıyor. Siz de Afrika’ya gittiğinizde görmüşsünüzdür Çad’daki vaziyeti…


Evet… 2016’da ben de kurban organizasyonu için İHH gönüllüsü olarak Çad’a gitmiştim. Gerçekten dediğiniz gibi çok yoksul bölgeler…

Tabii bir de sadece bu yardımı yapmakla kalmıyor İHH… Ramazan ve Kurban bayramlarında yetimlerimize bayramlık kıyafet alınıyor, Ramazan’da erzak paketi, Kurban’da et dağıtımı, okul açılma dönemlerinde kırtasiye desteği gibi konularda da yetimlerimizi ve ailelerini gözetmeye çalışıyoruz.

Ne zamana kadar sürüyor peki bu yardımlarınız?

Yetim fonumuz 18 yaşına kadar devam ediyor. Eğer yetimimiz tahsiline devam ederse, üniversite bursu olarak başka bir fondan devam ettiriyoruz. Hatta bu yetimlerimizden üniversite eğitimi için Türkiye’ye gelen çocuklarımız da var.

“DEVLETLER BİLE YORULDU”

Çok güzel… Sizinle ve İHH yönetiminden arkadaşlarla geçen hafta Hatay Reyhanlı’ya gittik ve oradaki çalışmaları da gördük. Biraz da Reyhanlı ve Suriye’deki çalışmalardan bahsedelim isterseniz?

Öncelikle bu ziyarette bize eşlik eden size ve diğer basın mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ederek başlamak istiyorum. Hem Suriye’de yaşanan dramı, hem de İHH’nın çalışmalarını kamuoyuna duyurma noktasında medyanın rolü çok önemli! İnsanlarımızın oralardaki durumun vahametini görmesi ve yardım elini uzatması konusunda çok önemli bir misyon üstleniyorsunuz.

Suriye’deki insanlık dramı yedi seneyi geçti maalesef… İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Koordinatörümüz Erhan Yemelek’in dediği gibi, “Yedi sene oldu, bırakın insanları, devletler bile yoruldu.”

Gerçekten kolay değil, kuru kuruya rakamlar söylenip geçiyor ama, 17 bin TIR yardım ulaştırıldı Suriyeli mazlumlara… Bursa’dan da 615 TIR yardım gönderildi. 614’üncü ve 615’inci TIR’ları buradan sizinle uğurladık, gittiğimizde de Reyhanlı’dan Suriye tarafına geçişlerine takip ettik. On yedi bin TIR… Dile kolay, ama milyonlarca insana ulaştığını düşünürseniz yetmiyor.

Bir TIR dolusu un gönderiyorsunuz, oradaki fırınlarımızda ekmek yapılıp dağıtılıyor, bir TIR dolusu un fırınların 2 günlük ekmeği oluyor. Zaman zaman yardımlar yeterli gelmeyince fırınlar kapasitesinin üçte birine kadar düşüyor, daha az ekmek daha az mazlumun derdine derman olmak demek… Fazlası olursa daha fazla muhtaca ulaştırmak demek…

“İtimada layık olmaya çalışıyoruz”

Reyhanlı’daki İHH Koordinasyon Merkezi bizi hem şaşırttı, hem sevindirdi. Gerçekten çok iyi bir organizasyon oluşturulmuş.

Allah razı olsun sizlerden ve hayırseverlerimizden… İHH olarak biz, bize emanet edilenleri emanet sahiplerine ulaştırmanın hassasiyetini göstermeye çalışıyoruz. Hiçbir şeyi zayi etmeden ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Bize gösterilen itimada layık olmaya çalışıyoruz.

Konu belki yine yetimlere gelecek ama Reyhanlı’dakı İHH Yetim Köyü’nü de gördük ve çok etkilendik açıkçası…

Dünyada bu büyüklükte bir benzeri olmayan bir merkez oldu. Katar RAF Vakfı inşa esnasında finansmanını sağladı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız işletme ve mevzuat konusunda çözüm ortağımız, hizmetlerin yürütülmesi ve işletimi de İHH tarafından yapılan 990 çocuk kapasiteli bir merkez,

Minik Kalpler Çocuk Yaşam Merkezi

Buradaki yetimlerimiz, okuluyla, camisiyle, sağlık merkeziyle, psikososyal destek merkeziyle gerçek bir komplekste yetiştiriliyor. Oradan gelen çocuklarımız Bursa’ya gelerek Yetim Dayanışma Gecesi’nde de sahnede rol aldılar.

Bu merkez sayesinde, evlerinin olmaması sebebiyle sokakta, parklarda veya tanımadıkları kişilerle kalan çocuklara güvenli bir yuva sağlandı. Savaş sonucunda oluşan psikolojik sorunlar ve travmalar rehabilite ediliyor. Misyoner faaliyetlere maruz kalan yetimlere sahip çıkıldı. Kötü niyetli örgüt ve mafya oluşumlarına karşı güvenli bir ortam temin edildi. Çocuklar çok iyi bir eğitimci kadro ile eğitimlerini sürdürüyorlar. Sosyal ve kültürel olarak ihtiyaç duydukları ortamlara sahipler. Çocuklar geleceğe umutla bakıyor, kendilerine ve dünyaya olan güvenlerini sağladık ve en önemlisi, Suriye ile Türkiye dostluğunun yetim çocuklar vesilesiyle sonraki nesillere aktarımını sağlanacak.

Aslında daha anlatacak konuşacak çok şey var eminim ama son olarak neler söylemek istersiniz?

Gerçekten anlatacak o kadar çok şey var ki… Afrika var, Balkanlar var, Kafkasya var, Pakistan var, Bangladeş ve Arakan var… Su kuyuları var, Katarakt ameliyatları var, Kurban organizasyonları var, eğitim ve meslek edindirme programlarımız var, insani diplomasi çalışmalarımız var… İHH Arama Kurtarma ve Dağcılık Kulübümüz var gençlerin yetiştiği ve uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil edip madalyalar aldığı… Türkiye’de ilk ve tek olan Bursa İHH Afet Koordinasyon Merkezimiz var!

Bu vesileyle sözü ilkler üzerinden bitireyim o halde; İHH insani yardımlarda, hayırlı işlerde hep ilkleri başardı. Birçok konuda çığır açtı. Çünkü biz güzel ve hayırlı bir çığır açanların, o çığırdan sonradan gidenlerin manevi kazançlarından da besleneceğine inanmış insanlarız. Rabbim bize nice hayırlı hizmetler ve güzel çığırlar açmayı nasip etsin. Bu vesileyle, size ve Bursa Sancak ailesine de şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Biz teşekkür ederiz.

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2018, 13:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER