Uludere: Diğerlerine göre değil, değerlerine göre yaşa

Bilişim Teknolojileri ve Rehber Öğretmeni Suat Uludere ile teknoloji ve internet bağımlılığına ilişkin keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Uludure, sosyal medya ve bağımlılık başta olmak üzere birçok konu hakkında uyarılarda bulunarak değerlere göre yaşamanın önemine temas etti.

Uludere: Diğerlerine göre değil, değerlerine göre yaşa

Suat Uludere sosyal medya ve bağımlılık konularının anlaşılması için öncelikle insanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerin ve bu araç gereçlerle kişinin ilişkisinin sınırlarının belirlenmesinin öneminin altını çizdi. Uludere özgür ve kontrolsüz paylaşımların merkezi olan sosyal medya kavramının önemini de ‘’Teknoloji ile yaşamımızda büyük bir yer edinen sosyal medya, diğer geleneksel medyaların yerini çoktan almaya başladı. Sosyal medya, geleneksel medya platformlarıyla kıyaslandığında sahip olduğu avantajlar sebebiyle diğer platformlardan daha çok tercih edilmeye başlanmıştır. Bu nedenle firmalar tarafından tercih edilen sosyal medya çok fazla kullanılmakta ve her geçen yıl sosyal medyaya ayrılan bütçe daha da artış göstermektedir. Günümüzde birçok marka sosyal ağları aktif olarak kullanıyor, sosyal ağlar sayesinde hedef kitleye ve potansiyel müşterilere doğrudan iletişim kurabiliyor. Bu durum da bireyleri daha fazla sosyal mecraların içine çekiyor.’’ sözleri ile vurguladı.

Bağımlılığın Kilit Noktası: DOPAMİN

İnsanın bağımlı olma sebebinin kilit noktasının dopamin olduğunun altını çizen Suat Uludere, '' Dopamin beyinde salgılanan bir çeşit hormondur ve sinir hücreleri arasında iletişimi sağlar. Mutluluk hormonu olarak bilinen bu madde bağımlılığın kilit noktasıdır. Beyinde ödül merkezini uyaran bu mutluluk hormonu her bireyde farklı istekler uyandırır. Önemli olan bu durumu fark edebilmektir. Çünkü dopamin bir spor araba sahibi olunduğunda da belki bir mantı yendiğinde de aynı şekilde salgılanır. Kısacası mutluluk kişinin kendisi ile ilgili bir kavramdır, sahip olduklarıyla değil.’’ şeklinde konuştu.

Aynı zamandan fiziksel bağımlılık ve psikolojik bağımlılık konularına da temas eden Uludere, şunları söyledi: ‘’Fiziksel bağımlılık, kullanılan maddeye karşı bir adaptasyon gelişmesine bağlı olarak maddenin varlığına karşı duyulan fizyolojik bir istektir. Ruhsal bağımlılık ise kişinin duygusal ya da kişilik yapısı gereği, gereksinimlerini tatmin etme/giderme amacı ile o maddeye düşkünlüğüdür. Teknoloji bağımlılığı ise kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluk hissettiği bir durumdur. Kaliteli ve etkin çözümlemeler için öncelikle teşhisi doğru koymalı ve ona göre adımlar atmalıyız.’’

Çözüm Pozitif Bağımlılık

Suat Uludere, teknoloji ve internet bağımlılığına ilişkin çözüm önerisin olarak öncelikle farkındalık konusuna temas etti. Cehaletin üç çeşit olduğunu vurgulayan Uludure, ''hiçbir şeyi bilmemek de gerekeni bilmemek de bir sürü gereksiz şey bilmekte cehalettir'' dedi. Konuşmasında teknolojinin müşterileri değil artık ürünleri olduğumuz gerçeğinin üzerinde duran Uludere, teknoloji ile bu denli iç içe olan modern toplumda eğilim, merak ve tercihleri reklam verenlere satılan, mahrem düşüncesi kalmayan ürünlerden ibaret olduğumuzu söyledi.

Çözümün mihenk taşı olarak pozitif bağımlılık kavramı üzerinde duran Suat Uludere, ‘’ Pozitif bağımlılık kavramı ilk kez William Glasser tarafından ortaya atıldı. Pozitif bağımlılık, bireyin hiç kimseye ihtiyaç duymadan kendi kendine gerçekleştirebileceği bir çalışmadır. Pozitif bağımlılık bir bağımlılık türüdür. Kişi bu bağımlılığın türünü kendisi seçer, kendi kendine geliştirir, bağımlılığın oluşması için bir disipline girer, yaptığı şeye inanır ve bu davranışı düzenli bir temele oturtur. Pozitif bağımlılıkta davranış tekrarlandıkça pekişir ve kesilmesi durumunda yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bağımlılığın pozitif içeriği diğer bağımlılıkların tersine bireyi daha güçlü kılar. Genellikle bireylerde yüzme, tırmanma, bisiklete binme, şarkı söyleme, dans etme ve koşma gibi davranışlara karşı pozitif bağımlılık gelişmektedir. Otokontrol, farkındalık hatta teknolojik detoks gibi kavramlar da çözümün birer parçası olmakla birlikte öncelikle yapılması gereken konuyu ciddi bir mesele olarak ele almak ve rasyonel çözümlere odaklanmaktır.’’ diyerek sözlerini noktaladı.

Haber: Sercan SELÇUK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40