“Türk insanının öfkesinin nedeni yüksek egosu”

Yazar Pelin Batu ‘Yerinde Olsam Ben’i Dinlerdim’ isimli kitabın yazarı Gökçe T. Pinacho ile Ortaköy’de bir araya geldi. Amerika’da yaşayan aynı zamanda yoga eğitmenliği yapan Pinacho ile Batu’nun gerçekleştirdiği organizasyonda kişisel gelişim, ego, öfke, mutluluk gibi kavramlar ele alındı.

“Türk insanının öfkesinin nedeni yüksek egosu”

 Mutluluğun kişinin yaşam amacını bulup onu keşfedip ona göre yaşaması olduğunu söyleyen Pinacho, “Kendi yaşam amacınıza uygun iş yapıyorsanız bu öfke ve stres kaynağı olmaz çünkü onu zevkle yaparsınız. Türkiye’de insanlar çok sinirli ve öfkeli. Bence bunun nedeni egosunun yüksek olması. Çok rekabet ve karşılaştırma var” dedi.

BATU: KİŞİSEL GELİŞİM ‘UMUT TACİRLİĞİ’ YAPILAN BİR ENDÜSTRİYE DÖNÜŞTÜ

Birkaç ay önce arkadaş vasıtasıyla Gökçe T. Pinacho ile tanıştığını söyleyen Batu, kişisel gelişim ve yoga konularına ilgili olduğunu aktardı. Batu, “Bana çok iyi geldi, kişisel gelişim başlığı altında pazarlanan, satılan bilgi ve kitaplar dünyada ve ülkemizde çok ilgi çekiyor. Birçok kitapçıda kişisel gelişim kitabı var ama bende çok büyük bir antipati gelişti. Çünkü kişisel gelişim umut tacirliği yapılan, hayat tarzı pazarlanan bir endüstriye dönüştü. Bunu çok doğru bulmuyorum çünkü çoğu hakikaten boş içinde ne bir felsefe ne de bilim var. Sadece insanları iyi hissettirip hızlıdan bir şeye kavuşmalarını sağlayıp, anlık tatminden sonra hiçbir şey bırakmayan şeyler. Gökçe’nin kitabıyla tanıştığımda hiç öyle olmadığını fark ettim ki araştırmayı seven bir insanım” dedi.

“YOGA BANA İLAÇ GİBİ GELİYOR”

Yoganın kendisi için bir araç olduğunu söyleyen Batu, “Ben nefes meselesine takmıştım. Birçoğumuz doğru nefes almıyoruz. Yıllar önce sabah kalkınca doğru düzgün nefes almaya başlamıştım. Yoga benim için garip garip şekillere girip hareketler yapmak değildir. Tamamen nefes ve meditasyonla alakalı bir şey. Bana periyodik olarak ilaç gibi geliyor. Hiç esnek de değilim. Biraz okuyunca yoganın bir felsefe olduğunu fark ettim. Önemli olan kendinize ne iyi geleceğini bulmanız ve kendi ritminizde bunu yapmanızdır” diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE HER CANLI LİNCİ TADACAKTIR"

Cesur bir yeni hayatı olduğunu söyleyen Batu, “Yakın bir tarihte boşandım. Eski eşimle gayet medeni bir şekilde iletişimimiz devam edecek. Etmek durumunda çünkü çocuğumuz var. Rafael de iki hafta önce 4 yaşına girdi. Çocuğumuzu en iyi şekilde büyütme gibi bir amacım var. Yazmaya çalıştığım 6 kitap bulunuyor. İnanılmaz suçluluk duyuyorum çünkü çocuk olunca gece pil bitiyor kendinize ayırdığınız saatlerde bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. O kitapları bitirmek istiyorum, televizyona yönelik bazı projeler var. Şu anda bildiği kadarıyla sinema yok. Bir de Türkiye’yi çok özlemişim. Türkiye’de ötekileştirme çok fazla, yogaya da bakışta ötekileştirme var, başka bir dine mensup olana da. Her canlı ölümü tadacaktır diye bir söz var. Türkiye’de her canlı linci tadacaktır diyorum. Sürekli bir saldırı durumu oluyor. Kendimi korumaya aldım, yeni hayatımda da bunlardan arınarak işlerimi teker teker yaparak sevdiklerimle vakit geçirerek keyfini çıkarmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

PİNACHO: BİRİNE GÜVENMEDEN ÖNCE ONU İYİ TANIYIN

Yeni kitabı ve kendisine ilişkin konuşan Gökçe T. Pinacho ise “Karşılaştırmayı sevmiyorum ama bu işin içinde olmama rağmen ben de diğerlerine mesafeliyim. Çünkü umut tacirliği çok doğru bir kavram. Bazı problemleri halı altına iterek insanlara anlık mutluluklar yaşatıyorlar. Halbuki bu kadar kolay değil. Bunu nasıl ayırt edersiniz? Bir kere kendi üzerinizde çalışmak için birlikte çalıştığınız insanın hayatını örnek alıyor olmanız lazım. Çünkü insan bir kitabı yazabilir ama İngilizce bir kitabı tercüme edip de Türkiye’de basabilir. Siz yazdığınıza göre yaşıyor olmanız lazım. Eğer siz birisine güvenecekseniz ilk önce onu iyi tanıyın. Onun aile ve iş hayatına bakın. Yani bunun öbür türlüsü annelikle alakalı bir soruyu anne olmayan birine sormak gibi bir şey olur. Eğer siz hayatta mutluluk peşindeyseniz mutlu olduğuna emin olduğunuz bir insandan tavsiye alın. Ben oldum bittim mi diyorum burada? Hayır. Ama en azından hayatta keyifliyim, mutluyum diyebiliyorum. Yani hayatı güzellikle, hevesle yaşıyorum ve bunu da insanlarla paylaşmak istiyorum. Böyle bir hikayem var, araçlarım var. Yogayla, kendi üzerime çalışma sistemim var ve bunu da kendime saklamak istemiyorum. Bir yol kat ettim, ‘mutluyum’ diyebiliyorum. İnsanlar da bunu benim sistemime göre deneyimleyebilir. Kitabımda da nasıl olduğunu başlık başlık anlattım” dedi.

“TÜRK İNSANININ EGOSUNA ÇALIŞMASI GEREKİYOR”

Mutluluğun kişinin yaşam amacını bulup onu keşfedip ona göre yaşaması olduğunu söyleyen Pinacho, “Kendi yaşam amacınıza uygun iş yapıyorsanız bu öfke ve stres kaynağı olmaz çünkü onu zevkle yaparsınız. Türkiye’de insanlar özellikle trafikte çok sinirli ve öfkeli. Türk insanının bu kadar çok öfkelenmesinin nedeni bence egosunun yüksek olması. Çok rekabet ve karşılaştırma var. Türk insanının kendi egosuna çalışması gerekiyor. Bazen bir şeylere öfkeleniyoruz ve nedeni güvensizlik oluyor. Kitapta egomuzun nasıl çalıştığını çözüp olaylara daha sakinlikle yaklaşabiliyoruz. Öfke kontrolünü öfke çıkmadan yapıyoruz. Öfkelenecek nedenleri aza indirerek öfke kontrolü yapabiliriz. Kendinizi bulunca ego küçülüyor. Yoga kişilerin mutlu olmasına destektir. Yoga taytınızı giyin, vücudunuz güzel olsun değil. Ben bir yogiyim üzerimde elbise ayağımda topuklu ayakkabı var. 60 yaşında evinde oturan biri de yoga yapabilir. Çok esnek olmaya gerek yok aksine yoga esnek olmayan insanlara göre bir şey” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2022, 10:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner124