Gerisini Ana Muhalefet Düşünsün

Hatırlarsanız…

         7 Haziran 2015’te gerçekleşen genel seçimlerde ana muhalefet partisinden gelen emanet oylarla(!) baraj altında kalmamayı başaran ‘’Kandil’in Partisi’’ mecliste 80 vekil ile temsil hakkına sahip olmuştu.

         Sürecin akabinde…

         Teröre desteğini açıkça ifade eden bu partinin mecliste küçümsenemeyecek kadar sandalye alması; haliyle ülkenin ortak değerlerine her daim sahip çıkan AK Parti ve MHP’yi de belli konularda uzlaşmaya itmişti.

         O dönemlerde, asgari derecede de olsa sürdürülen iş birlikleri ve fikir mutabakatları, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra büyük bir hız kazanmış, ülkemize ekonomi ve döviz kurları üzerinden çekilen operasyonlara ortak bir dille karşılık verilmesiyle; birliktelik iyice pekişmişti…    

         Aynı zamanda…

         Bu iki parti 16 Nisan Referandumu ve 24 Haziran seçimleri gibi ülke tarihimizin en önemli oylamalarında birlikte hareket etmiş ve “Cumhur İttifakı” adıyla Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeline taşımıştı…

         Gel gelelim…

         2019 yılının Mart’ında yapılacak yerel seçimler konusunda belli başlı konularda ihtilafa düştükleri için anlaşamayan bu iki parti, kamuoyuna ‘’Yerel seçimlerde ittifak yok’’ mesajını liderleri aracılığıyla vermişti.

         Fakat…

         Bu manidar açıklamaların ardından birtakım kesimler yapılan işin; amiyane tabirle “Danışıklı dövüş” olduğuna kanaat getirip aslında iki liderin gizliden gizliye anlaştıklarını ifade etmişti…

         ***

         Mevzubahis konuya kısaca değinecek olursak…

         İki parti arasındaki ittifak yahut iş birliği gerçekten de bozulmuş gibi görünmüyor…

         Kamuoyuna verilen ayrılık mesajıyla birlikte iki partinin ciddi manada kazanımlar elde edeceğini ön görebiliyoruz.

Bu bağlamda, AK Parti’nin kazanımlarına bakacak olursak…

         Her seçim bölgesinde olduğu gibi İstanbul, Ankara ve İzmir’de de iddialı olan AK Parti bu şehirlerde hem milliyetçi kesimlerden hem de kendi tabanından tam not alabilecek adaylarla sahaya çıkmaya hazırlanıyor.

         MHP ise bu bölgelerde daha düşük profilli adaylar göstererek seçmenini AK Parti’ye yönlendirecektir diye düşünüyorum.

Örnek olarak; MHP’nin İstanbul ve Ankara adaylıkları için ismi geçen kişiler bunun en somut göstergesi olacaktır…

         Aynı zamanda…

         MHP’yle sürdürdüğü iş birliği sebebiyle doğudaki bazı vilayetlerde prestij kaybeden AK Parti bu ayrılık mesajıyla; kaybetme olasılığı bulunan yerlerde de işini sağlama almak istiyor.

         ***

         Öte yandan, MHP’nin kazanımlarına bakacak olursak…

         MHP’nin, AK Parti’yle uzun süredir devam eden yakınlığı sebebiyle partiye kızgın ve küskün olan seçmenlerini yeni bir arayışa itmemek, daha açık bir ifadeyle; Akşener’in İP’ine kaptırmamak için kamuoyuna AK Parti’yle ayrılık sinyalleri verdiğini söyleyebiliriz…

         Tabi…

Büyükşehirlerde MHP’den alacağı elle tutulur desteğin karşılığında AK Parti de bazı bölgelerde elini taşın altına koyacaktır.

Örneğin…

MHP’nin güçlü olduğu fakat kazanıp kazanamayacağının belirsiz olduğu yerlerde “AK Parti, çıkaracağı adayla birlikte seçmenlerini alternatif olarak MHP’ye yönlendirecektir” diyebiliriz...

İki parti için de ciddi kazanımlar getirecek olan bu iş birliği kamuoyuna aslında bir ayrışma olarak lanse edilse de olayların iç yüzüne baktığımızda ciddi bir müşterek çalışmanın yürütüldüğünü görebiliriz.

***

Hasıl-ı kelam…

Varsın gerisini ana muhalefet partisi ve sırtını terör gruplarına yasladığını söyleyen yardakçıları düşünsün…

                 

YORUM EKLE

banner11