DHA YURT BÜLTENİ - 6

DHA YURT BÜLTENİ - 6

1) DEMİR ÇUBUKLARLA DÖVÜLEN EMLAKÇI, AĞIR YARALANDI
 
ADANA’da Halil Can Safçı (28), kuzeni ve amcasıyla yolda yürüdüğü sırada kendisine küfrettiğini öne sürdüğü bir kişi ve arkadaşları tarafından demir çubuklarla dövüldü. Başına 14 dikiş atılan, kafatasında kırık ve çatlaklar olan Safçı, "Bir anda sebepsiz yere küfredip üstüme saldırdı. Ardından 10 kişi demir sopalarla dövdüler" dedi.
Olay, 9 Ekim saat 22.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, kuzeni ve arkadaşıyla yürüyüşe çıkan emlakçı Halil Can Safçı'ya, yabancı uyruklu olduğunu söylediği bir kişi bağırıp küfrederek saldırdı. Kısa süreli arbedenin ardından ismi öğrenilemeyen kişi, bağırarak Safçı’nın yanından ayrıldı. Ardından 8-10 kişilik bir grupla tekrar Safçı ve yanındakilerinin önünü kesen kişi, ellerindeki demir çubuklarla gençlere saldırdı. Bu grup tarafından dövülen Safçı, ağır yaralandı. Saldıran grup kaçtı. Başına 14 dikiş atılan, kafatasında kırık ve çatlaklar olan Safçı arkadaşları tarafından özel bir hastaneye kaldırıldı ve ardından Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yoğun bakım servisine alınan Safçı, 4 gün süren tedavisinin ardından taburcu oldu. Polis, olayla ilgili kaçan şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.
‘ÖLDÜRESİYE SADIRIYA UĞRADIM'
Tanımadığı kişilerin  kendisine bağırıp küfrettiğini görünce şaşkına döndüğünü belirten Safçı, “Bir anda havaya uçup bana vurmaya çalıştı. Boyum uzun olduğu için kendisine engel olabildim. Bu anların mobese kayıtlar var. Yapıcı davranıp derdini sormaya çalıştım. Ama dinlemedi. Araya yoldan geçen biri girdi. Biz yolumuza devam ederken tekrardan küfredip bağıran 10’a yakın kişi üzerimize koşmaya başladı ve ellerinde demir çubuklar vardı. Birkaç darbeyi engelledim ama sonrasında biri demiri kafama vurdu. Ortada hiçbir şey yokken öldüresiye saldırıya uğradım. Görüntülerden vücut dilime baksınlar. Biz alttan alan taraftıkö dedi.
'KARIMA LAF ATTI'
Ağır yaralı şekilde özel hastaneye getirildiğinde ölüm tehlikesi olduğu için Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini anlatan Safçı, kendisine bunu yapanlarla tekrar karşılaşmak istediğini ve ona 'Neden bunu yaptın?’ diye soracağını söyledi. Kavga sırasında birinin 'karıma laf attı' dediğini duyduğunu belirten Safçı, “Böyle bir şey söz konusu değil. Yan yana bile gelmedik. Kamera kayıtlarından bu anlaşılacaktır. Bu kendisini haklı çıkarmak için atılan bir iftiradan başka bir şey değil. Sonuna kadar şikayetçi olacağım. Ölmüş olabilirdim. Kafamda 14 dikiş bir kırık bir de çatlak varö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Halil Can Safçı'nın darp izlerinden detaylar
- Halil Can Safçı ile röp.
- Hastane tabelası

Haber-Kamera: Can ÇELİK/ ADANA, ()

===================================

2) ANADOLU YILDIZI-2021 TATBİKATININ KARA SAFHASI DA BAŞARIYLA TAMAMLANDI

Anadolu Yıldızı -2021 Müşterek Arama Kurtarma Tatbikatı, senaryo gereğince kayıp dağcıların kurtarıldığı kara safhasının icrasıyla başarı bir şekilde tamamlandı.
Deniz safhası dün İskiri ve İpsara Adaları arasında yapılan Anadolu Yıldızı-2021 Müşterek Arama Kurtarma Tatbikatı'nın kara safhası İzmir'in Menemen ilçesindeki Dumanlı Dağı'nda gerçekleştirildi. İzmir Menemen Dumanlı Dağı'nda gerçekleştirilen safhada, senaryo gereği, tırmanış yapan 6 dağcının kaybolduğu jandarmaya ihbar edildi. İhbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı'nca karadan arama kurtarma harekatı başlatıldı. İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından, Acil Konum Belirleme Sistemiyle dağcıların yaklaşık koordinatları belirlendi. Ancak  bölgenin dağlık ve sarp olmasından dolayı 1 jandarma arama kurtarma helikopteri ve Jandarma Özel Arama Kurtarma Dağcılık Timi daha görevlendirildi. Kamp alanına giden ekipler, dağcıların kamp alanında olmadığını belirlerken, Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi'nden de arama kurtarma yardımı istendi. Talep üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile koordine sağlanarak arama kurtarma harekatı başlatıldı. Dağcılık timi tarafından bulunan 2 kazazede, havai hatla daha uygun bir bölgeye getirilerek helikopterle tahliye edildi. Karadan hastaneye ulaşımın mümkün olmaması nedeniyle 4 dağcı helikopterle en yakın hastaneye götürüldü. Yaralıların hastaneye götürülmesiyle tatbikatın kara safhası da başarılı bir şekilde noktalandı. Tatbikatta bugün, Kara Kuvvetleri'nden 1 arama kurtarma helikopteri, Hava Kuvvetleri'nden 1 arama kurtarma helikopteri ve uçağı, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan 1 Jandarma Özel Arama Kurtarma Dağcılık Timi ve 1 helikopter görev aldı.
Tatbikatın kara safhasının sona ermesinin ardından konuşan Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tuğgeneral Selçuk Yavuz, başarılı bir tatbikat geçirildiğini belirtti. Yavuz, "Türk Silahlı Kuvvetleri arama kurtarma unsurları ile İçişleri Bakanlığı arama kurtarma unsurlarının katıldığı ve uluslararası uydu yardımlı arama kurtarma sisteminin kullanıldığı tatbikat başarıyla icra edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin arama kurtarma unsurlarının gelişmiş yetenekleri ve sistemleri sayesinde, Türk arama kurtarma bölgesinin yanı sıra ihtiyaç duyulan her yerde, denizde ve karada, zorlu hava şartlarında, gece ve gündüz, 7 gün 24 saat arama kurtarma ihtiyaçlarını karşılamak için daima hazırdır ve hazır olacaktır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından, tatbikatın fiili bölümü, kara safhasının da tamamlanmasıyla son buldu.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Tatbikattan görüntüler
- Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tuğgeneral Selçuk Yavuz konuşma

Haber: Tolga TAHÇI - Kamera: Ahmet Turhan ALTAY / İZMİR, ()-

===================================

3) KONYA OVASI ÇİFTÇİSİNİN GÖZÜ YAĞIŞTA
 
KONYA Ovası'nda, kuraklık nedeniyle buğday ve arpa hasadında 1 milyon ton verim kaybı yaşanırken, bölgenin ekim zamanında da yeterli yağışı almaması, çiftçiyi tedirgin ediyor. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, "Çiftçilerimizin şu anda gözü havada, yağış bekliyor çünkü ekimin, 1 Ekim ile kasım ayı ortalarına kadar tamamlanması gerekiyor ama maalesef şu ana kadar kayda değer yağış düşmedi" dedi.
'Türkiye'nin tahıl ambarı' olarak bilinen Konya Ovası'nda, kuraklık nedeniyle 2020-2021 sezonunda buğday ve arpa hasadında 1 milyon ton verim kaybı yaşandı. Kıraç arazilerin bazılarında neredeyse çimlenme bile gözlenmedi. Hububat ekim dönemine girilen bugünlerde de çiftçiler, yağış beklemeye başladı. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soylu, "Konya, 'Türkiye'nin hububat ambarı' diyebileceğimiz bir bölge. En büyük dezavantajımız, yağışların yetersizliği ve bu en büyük sıkıntımız. Son yılların en şiddetli kuraklığını 2020-2021 yıllarında yaşadık. Bunun sonucunda da bölgemizdeki buğday ve arpa üretiminde ciddi rekolte kayıpları yaşadık. Bu sezona umutlu başladık. Eylül ayında 30 milimetre dolaylarında bir yağış aldık. Bunun en büyük önemi, çiftçilerimizin tarla hazırlıklarını rahatlıkla yapabilmeleridir. Uzun süredir sertleşen toprağı ancak bu şekilde ekime hazır hale getirebildiler" diye konuştu. 
'ŞU ANA KADAR KAYDA DEĞER YAĞIŞ DÜŞMEDİ'
Konya Ovası çiftçisinin endişeli olduğunu belirten Prof. Dr. Soylu, "Çiftçilerimizin şu anda gözü havada, yağış bekliyor çünkü ekimin, 1 Ekim ile kasım ayı ortalarına kadar tamamlanması gerekiyor. Maalesef şu ana kadar kayda değer bir yağış düşmedi. Önümüzdeki 10 günlük dönemde de kuvvetli yağış beklenmiyor. Çiftçilerimize bir önerimiz olacak. Önümüzdeki dönemde acele etmesinler çünkü yağışlı hava görünmüyor. Tohum toprakta kuru kalacaktır. Hafif yağan yağmurla beraber tohum bozulması olacaktır. Mümkün olduğunca hububat ekimini ekim ayı sonuna kadar geciktirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Umudumuz, 2021-2022 sezonunun özellikle kasım ayıyla beraber bol yağışlı geçmesidir. İlkbahar periyodunda da kayda değer yağışlar alıp verimli bir sezon umut ediyoruz. Sulu tarım işin güvencesi. Sulanabilir alanı ne kadar artırabilirsek yağışa bağlı üretimden de o kadar az etkileniyoruz. O yüzden Konya Ovası'na dış havzalardan su getirmeli. Burada müthiş bir potansiyel ve üretim kapasitesi var. Bu kapasiteyi artırıp, tam faydalanmak sulu tarımdan geçiyor" dedi. 
'EKİMDE YAĞIŞ UMUDU GÖRÜNMÜYOR'
Hububat ekimi döneminde yağış beklenmediğini dile getiren Soylu, "Özellikle kuru tarım alanlarında devletimizin çiftçiye 100 liraya kadar bir desteği oldu. Henüz çiftçinin eline geçmedi ama bu destekle tohum, gübre gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Gübre fiyatlarının da artması çiftçiyi daha az gübre kullanma ya da gübresiz ekme gibi yollara itti. Bunun da gelecek açısından şöyle bir sıkıntısı olabilir; kasım ayı ve devamında havaların yağışlı gitmesi, yeterince bitki besleme yapılmamasından da kaynaklı bu yağışlardan da yeterince faydalanamama gibi bir riskimiz de ortaya çıkabilir. Gelecek günlerde çiftçilerimize gerekli uyarıları yapacağız. Şu an kuru tarımda hububat üretimi yapan çiftçilerimizin en büyük sorunu, kuraklık ve gübre maliyetleridir. Sulu tarımda da yer altından su çekildiği için ciddi bir elektrik enerjisi tüketiyorlar, bu da ciddi bir maliyet sıkıntısı oluşturuyor. Umudumuz özellikle yağışlı bir periyoda girip, çiftçimizin moralinin yüksek olması, rahatça ekimini gerçekleştirmesiydi ama şu an için özellikle ekim ayı içerisinde böyle bir umut da görünmüyor" diye konuştu. 
'SULAMA YAPILMADAN VERİM MÜMKÜN DEĞİL'
Konya Ovası'nda mevcut yağışlarla sulama yapılmadan verim elde edilemeyeceğini belirten Soylu, "Konya kapalı havzasının belli bir su kapasitesi var. Mevcudun çok fazlasından çekim yapıldığı zaman havzadaki su seviyelerinde düşüş söz konusu oluyor. Bölgenin de yağış ortalaması belli, 250-300 milimetre yağış alıyor. Çiftçi sulama yapmasa hiçbir şey üretemeyecek. Bazen yanlış anlaşılıyor ama Konya Ovası'nda gerçekten sulama yapmadan mevcut yağışlarla yüksek bir verimlilik mümkün değil. Konya Ovası'na bu gözle bakılması lazım çünkü mevcut suyumuz yetmiyor. Ovadan maksimum fayda sağlanması için dış havzalardan su getirilmesi gerekiyor. Üretim planlamamızı da gözden geçirmemiz şart. Özellikle suyu az tüketen bitkilere fazla destek vererek çiftçimizin ürün desenindeki tercihlerini bu şekilde yönlendirebiliriz" dedi. 

Görüntü Dökümü
------------------------
-Konya Ovası'ndan görüntüler
-Hububat ekili alanlardan görüntüler
-Hububat hasadı görüntüleri
-Prof. Dr. Süleyman Soylu röp

Haber-Kamera:Hasan DÖNMEZ/KONYA,()

===================================

4) ADACIKTA MAHSUR KALAN YAVRU KÖPEK, BULUNAMADI

Antalya'da kaldıkları otelin yanındaki adacıkta bir yavru köpeğin mahsur kaldığını fark eden turistlerin ihbarı üzerine arama yapan ekipler, köpeği bulamadı.
Olay, Aksu ilçesi Kundu Oteller Bölgesi'nde meydana geldi. Tatil için 5 yıldızlı bir otelde konakkayan turistler, 3 derenin ortasındaki adacık üzerinde bir yavru köpeğin mahsur kaldığını fark edince durumu otel yönetimine iletti. Yavru köpeği kurtarmak için harekete geçen otel görevlileri, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu. İhbarın ardından harekete geçen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı kurtarma ekipleri, kısa sürede belirtilen adrese geldi. Botla suya girip, adacığın bulunduğu yere çıkan ekipler, sazlıkla kaplı adacıkta 45 dakika süren aramada, köpeğin izine ulaşamadı. Ekipler, ardından bölgeden ayrıldı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Vatandaşın cep telefonu ile çektiği görüntü
- İtfaiye ekibinin bot ile kanalda görüntüsü
- Adacığın görüntüsü
- İtfaiye ekibinin adacık üzerinde arama yaparken görüntüsü

HABER: Bülent TATOĞULLARI-KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,()

===================================

5) TOKAT'TA ASIRLIK 3 AĞAÇ KORUMA ALTINA ALINDI
 
TOKAT'ın Erbaa ilçesinde yaşları 286 ve 370 olan 2 sakız ağacıyla, 217 yaşındaki meşe ağacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 'anıt ağaç' olarak tescil edilerek koruma altına alındı.
İlçeye bağlı Akça köyünün mezarlığında bulunan asırlık meşe ve sakız ağaçları Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından anıt ağaç olarak tescil edildi. Biri 370, diğeri ise 286 yaşında olduğu tespit edilen sakız ağaçlarının gövde çapları 185 santimetreye kadar ulaşıyor. Boyları 7,5 metre ile 4,4 metre olan sakız ağaçların yanındaki 217 yaşında olduğu tespit edilen meşe de 16 metrelik boyu 124 santimetrelik gövde çapıyla dikkat çekiyor.
Ağaçların anıt ağaç olarak tescillendiğini ifade eden Akça Köyü Muhtarı Fatih Demirdağ "Tescil için Hulusi Durupınar hocamız başvuruda bulundu. Ağaçların çevresi 4 veya 5 kişinin kucaklayamayacağı kadar büyük. Aşağıda bir tane daha sakız ağacımız var. O da yine 3 veya 4 kişinin kucaklayamayacağı kadar büyük. Yine aşağıda bizim pelit dediğimiz bir meşe ağacımız daha var. Bunları Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız koruma altına aldı" dedi.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Ağaçların görüntüsü
-Köyden görüntüler
-Muhtarın açıklamaları

Haber-Kamera: İbrahim UĞUR /ERBAA (Tokat), () 

=================================

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER