İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Ayağına tel dolanan bozayı, mahsur kaldığı ağaçtan 2 günde kurtarıldı RİZE'nin Pazar ilçesinde ayağına dolanan çelik telle çıktığı armut ağacında mahsur kalan bozayı, 2 gün süren operasyonla kurtarıldı. Ayağındaki çelik...

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Ayağına tel dolanan bozayı, mahsur kaldığı ağaçtan 2 günde kurtarıldı

RİZE'nin Pazar ilçesinde ayağına dolanan çelik telle çıktığı armut ağacında mahsur kalan bozayı, 2 gün süren operasyonla kurtarıldı. Ayağındaki çelik tel alınan ayı, doğaya bırakıldı.
Pazar'ın Akbucak köyünde dün armut ağacında bozayının mahsur kaldığını görenler, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. İhbarla köye gelen ekipler, 2 yaşında olduğu sanılan bozayının, ayağına dolanan çelik telle çıktığı armut ağacında mahsur kaldığını belirledi. AKUT ekiplerine haber verilmesi üzerine bozayı için kurtarma operasyonu başlatıldı. Uyuşturucu iğne atılan ayı sakinleşmeyince havanın da kararması ve yağmur nedeniyle operasyona ara verildi. Ertesi sabah erken saatlerde yeniden köye çıkan ekipler, yaklaşık 20 metre yükseklikteki bozayıya 12 uyuşturucu iğne attı. Ayı sakinleştirilirken, ağaca teleferik hattı kuruldu. AKUT'un 2 görevlisi, ağaca çıkarak, ayıyı teleferik hattı ile aşağı indirdi. Ayağına dolanan çelik tel çıkarılan bozayı, doğaya salındı.  
AKUT temsilcisi Güçlü Uzunalioğlu, ağaçta mahsur kalan ayı için Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleriyle kurtarma operasyonu düzenlediklerini belirterek, “Ayı için ağaca teleferik hattı kurduk. Uyuşturucu iğne ile sakinleşince alarak aşağı indirdik. En tedbirli şekilde ayıya yaklaştık. O da sanki bizim ona yardımcı olacağımızı anladı. Hiç tepki vermediö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
- Ekibin kask kamerası görüntüsü
- Mahsur kalan ayıdan detay
- Ayının uyuşturulma anı
- Ayının kurtarılma anı 
- AKUT ekip llideri Güçlü Uzunalioğlu röp

 HABER- KAMERA: Mehmet Can PEÇE PAZAR/RİZE,()

======================== 

Yasaklar kalktı, kuzusu 'Sultan'a davullu zurnalı düğün yaptı

Bursa'da Ali Koçak, koronavirüs sürecinden önce kına organizasyonu düzenlediği kuzusu 'Sultan'a, düğün yasağının kalkmasıyla birlikte köy meydanında davullu zurnalı düğün yaptı. Sosyal mesafe kuralının uygulanıp maske takıldığı düğüne katılanlar doyasıya eğlendi.
Kentte, restoran zinciri bulunan Ali Koçak, yaklaşık 2 yıl önce Kurban Bayramı için kurbanlık almak için çiftliğe gitti. Koçak, çiftlikte 10 günlük bir kuzuyu fark etti. Kuzuyu çok seven Koçak, hayvanı sahiplenip, 'Sultan' adını verdi. Sultan'a çocuğu gibi bakan Ali Koçak, onu tatile götürdü. Koçak, Sultan 1 yaşına bastığında da kuzusu için doğum günü partisi düzenledi. Kuzu ile arasındaki ilişkisi çevredekilerin de ilgisini çeken Koçak, 1,5 yaşına gelen 'Sultan'ı, sürüdeki 'Seyfo' isimli koç ile evlendirmeye karar verdi. Koçak, koronavirüs sürecinden önce Sultan ile Seyfo için düğün öncesi organizasyonu düzenledi.
Koronavirüs tedbirleri kapsamında düğünlerin yasaklanmasının ardından Koçak, kuzusu 'Sultan'ın düğününü ertelemek zorunda kaldı. 1 Temmuz'da düğün yasaklarının kalktığını öğrenen Koçak, plan yapıp, düğün hazırlıklarına başladı. Sabah saatlerinde köy meydanını düğün için hazırlatan Koçak, yakın arkadaşlarını da düğüne çağırdı. Sosyal mesafe ve maske kuralına uyularak yapılan düğünde, kuzu 'Sultan'a duvak takıldı. Davetliler ise davul zurna eşliğinde doyasıya eğlendi.
'HERKES DÜĞÜNÜ BEKLİYORDU'
Kuzusuna düğün yapan Ali Koçak, "İşim gereği kuzularla aram çok iyidir. Sultan'la yavruyken tanıştık. Onu sahiplendim. Gezdirdim, tatile götürdüm. Doğum gününü kutladım. Artık ailemin bir parçası olarak görüyorum. Onu evlendirmeye karar verdim. Güzel bir koç ayarladık. Kınasını yapmıştık. Koronavirüs çıkınca düğününü yapamadık. 1 Temmuz itibariyle düğünlere izin verilince günün ilk düğünü yaptık. Yavru döneminden beri elimde büyüdüğü için kendi kızım gibi görüyorum. Bizi tanıyanlar biliyor. O yüzden kimse yadırgamadı. Ailemizin ferdi olduğunu herkes biliyor. Pandeminin vermiş olduğu hastalıktan dolayı düğüne de çok dikkat ettik. Sosyal mesafeyi koruyup tedbirimizi alarak düğünümüzü yaptık. Kınasını daha önce yaptığımız için herkes dört gözle düğünü bekliyordu. Koronavirüs sürecinden sonra daha iyi organize olduk" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Kuzunun sahilde gezmesinden arşiv görüntüler
-Kuzunun otomobille gezmesinden arşiv görüntüler
-Düğünden detaylar
-Katılımcılardan detaylar
-Kuzu ve koça takılan maskelerden detaylar
-Genel detaylar 
-Anons

Haber: Muammer İRTEM-Kamera: Semih ŞAHİN / BURSA ()


=========================
Kedi ile yılanın tehlikeli oyunu

Antalya'da bir sokak kedisi ile yılanın tehlikeli yakınlaşması ve birbirlerine saldırı anları, cep telefonu kamerasına yansıdı.
Atatürk Mahallesi'nde sıcak hava yüzünden yuvasından çıkan yaklaşık 1 metre uzunluğundaki yılan, bir sokak kedisi tarafından fark edildi. Dün gece yarısı yaşanan ve cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, caddede ilerleyen yılanı gören kedi, hamle yapıyor. Sokak kedisi, kendini korumaya çalışan yılanın saldırısını geri çekilerek atlatıyor. Hayvanın peşini bırakmayan kedi, yılanın üzerine zıplamasını ve sokmaya çalışmasını ise pençe atarak geri çeviriyor.
Biri vahşi, diğeri evcil iki hayvanın tehlikeli oyunu, cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
- Caddede yılanın ilerlemesi
- Kedinin yılanı takip etmesi
- Yılanın iki kez kediye hamle yapması
- Yılanın kedinin üzerine zıplaması ve kedinin pence atması 
- Yılanın gidişi

HABER: Ahmet İSTEK -KAMERA: ANTALYA,()

=========================

Karekodu kopyalanmış ikiz çekle dolandırıldılar
 
İZMİR'de, ticaretle uğraşan ortaklar Sevgi K. ve Burak K., Y.Ç. isimli müşterilerinin kendilerinden aldığı mal karşılığında verdiği 65 bin liralık çeki, üzerindeki karekodu okutarak teslim aldı. Ortaklar, parayı tahsil etmek için bankaya gittiklerinde ise çekin sahte olduğunu öğrendi. Avukat Abdi Yaşar, gerçek çeklerdeki karekodlar kopyalanarak hazırlanan sahte çeklerin piyasaya sürüldüğünü belirterek, vatandaşları 'ikiz çeklere' karşı dikkatli olmaları yönünde uyardı.
İddiaya göre, firma sahibi Y.Ç., 1 Haziran günü, endüstriyel makine ve hırdavat satışı yapan Sevgi K. ve Burak K.'nin iş yerine gelerek, ürün almak istediğini söyledi. Yapılan satışın ardından paranın bir kısmını bankadan EFT yöntemiyle gönderen Y.Ç., geri kalan 65 bin TL için çek verdi. Yine iddiaya göre, ortaklar çekin üzerindeki karekodu, cep telefonlarından kontrol etti. Bununla da yetinmeyip, banka şubesi ile faktoring firmasını arayarak, çekin gerçek olduğunu doğrulattı. Daha sonra Burak K., bankaya giderek çeki tahsil etmek istedi. Ancak, banka yetkilileri çekin sahte olduğu söyledi.
'DOLANDIRICILAR DA TEKNOLOJİYE UYUM SAĞLADI'
İki ortak, Y.Ç.'den şikayetçi olurken, avukat Abdi Yaşar, vatandaşları, 'ikiz çeklere' karşı uyardı. Karekod uygulamasını kullanarak yapılan çek kontrolünün yeterli olmayacağını söyleyen avukat Yaşar, "Teknolojiye herkes gibi dolandırıcılar da uyum sağladı, teknolojik olarak kendilerini geliştirdiler. Karekodu kopyalamak için yüksek bir teknoloji gerekiyor. Bu durum ülkemizde belki ilk değil, ama yargıya taşınan bir olaydır. Kopyalanan çekin kime ait olduğu, imza, keşide yeri, banka, vergi numarası var. Ancak bu çek yine de sahte. Geçmiş dönemlerde karekod kopyalaması yapamıyorlardı. Ancak günümüzde karekodu da kopyalayabiliyorlar. Telefonumuzla çekin üzerindeki karekodu okuttuğumuzda hiçbir sorun çıkmıyor. Ancak bankada sahte olduğu ortaya çıkıyor. Yetkililerin bu konuda daha fazla önlem alması gerekiyor. Çünkü esnafın bu tür dolandırıcılarla başı belada" dedi.
'SADECE KAREKOD KONTROLÜ YETMEZ'
Avukat Yaşar şöyle devam etti:
"Gelinen noktada vatandaşların çek alırken sadece karekodu okutması artık güvenli değil. Çünkü bunun da yeterli olmadığı açıkça ortaya çıktı. Çeki bizzat bankacılara gösterip, teyit almalarını öneriyoruz. Hem maddi olarak mağdur olacağınız gibi hem de sanık olabilirsiniz. Bunun yanı sıra çek koçanı sahibini de arayıp, çekin karşılığının olup olmadığını sorabilirler. Çekin sahibi olan firmanın da dolandırıcılarla ortak çalışabileceği ihtimalini de atlamamak gerekiyor. Çeki veren kişinin bilgilerini belirterek, çeki almanız da olası bir mağduriyet durumunda mahkemeye sunabilirsiniz. Aksi taktirde sanık olarak yargılanabilirsiniz. Eğer karekod olmayan eski tarihli bir çek aldıysanız da bunu mavi veya mor ışığa tutup ortasında bankanın amblemini görmüyorsanız o çek de sahtedir" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Avukat Abdi Yaşar röportaj
- Kopyalanan çekten görüntü
- Abdi Yaşar detay görüntüler
Haber: Tolga TAHÇI - Kamera: Ahmet Turhan ALTAY / İZMİR, () 

====================

Lady, internet fenomeni oldu

SAKARYA'nın Adapazarı ilçesinde, Atakan Sarı köpeği Lady'nin videolarını sosyal medyaya yükledi. Videolar kısa sürede 300 binden fazla izlenince akıllı köpek Lady, internette fenomen oldu. 
Adapazarı Mithatpaşa Mahallesi'nde yaşayan Atakan Sarı, 6 ay önce sahiplendiği Chihuahua cinsi 'Lady' ismini verdiği köpeğe eğitimler verdi. Diğer cins köpeklere göre daha zor eğitilen bir köpek olmasına rağmen kısa sürede birçok komutu yerine getirmeye başlayan Lady'nin komik hallerini cep telefonu kamerasıyla kaydeden Atakan Sarı, bu videoları sosyal medya uygulamasına yükledi. Kısa sürede yüzbinlerce kez videoları izlenen Lady, sosyal medyada fenomen oldu. 
Atakan Sarı 6 aydır köpeğine eğitim verdiğini belirterek, "Bir gün ansızın babamla alıp getirdik, annemin ikna olmamasına rağmen ama şuan anne ve babamın arasında uyuyor. Yani benden çok seviyorlar artık. Lady'nin eğitimini 6 ay boyunca sürdürdük. Çok eğleniyoruz." dedi. 
Köpeğinin komik anlarını paylaştığını ifade eden Atakan Sarı, "Bir akşam Lady için açtığım hesaptan bir video paylaştım ve bu kadar izleneceğini tahmin etmedim. Ertesi gün uyandığımda binlerce takipçi vardı ve yüzbinlerce izlenmişti videosu. O şekilde tanındı Lady. Geçtiğimiz haftalarda bir instagram hesabı da açtık, komik anlarını oradan paylaşıyoruz." diye konuştu.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: 
Lady'inin evde koşması 
Bahçede takla atma, ayakta durma gibi hareketler yapması  
Baba Yalçın Sarı röp. 
Anne Sibel Sarı röp. 
Atakan Sarı röp. 
Lady'nin 'TikTok' videoları (4 adet) 

HABER-KAMERA: Ramiz Kaan OKTAR/ADAPAZARI (Sakarya),()

=========================

Asker eğlenceleri koronavirüs dinlemiyor

ANTALYA'da askere gidecek yakınları ve arkadaşlarını uğurlamak isteyenler, otogar içinde ve dışında yoğunluk oluşturdu. Bazı kişiler asker adaylarını havaya atarak eğlendi.
Celp döneminin gelmesiyle birlikte askere gidecek arkadaşları ve yakınlarını uğurlamak isteyenler, Antalya'nın farklı noktalarında eğlenceler düzenledi. Eğlencelerde fiziki mesafe hiçe sayılırken, konvoy yaparak şehirde tur atan kişiler trafiği de tehlikeye attı. Kent merkezinde polis ekipleri, eğlence düzenleyen ve konvoy yapan kişilere göz açtırmadı. Eğlence yapan kişiler uyarılarak dağıtılırken, araç konvoyları ise durduruldu. Trafiği tehlikeye düşüren araçlara ise cezai işlem uygulandı.
Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde ise insan ve araç sayısında yoğunluk yaşandı. Asker adaylarının yakınları otogar içerisinde slogan atarak otobüs kalkış saatini bekledi. Koronavirüs önlemlerinin hiçe sayıldığı otogar kapısında bazı kişiler, asker adayını havaya fırlattı. Otobüs peronlarının olduğu bölgeye yalnızca bileti olanlar alınırken, yoğunluğun artmasıyla otogar araç girişine kapatıldı. Bunun üzerine konvoy halinde asker uğurlamaya gelenler, yol kenarlarına park ettikleri araçları önünde müziğin sesini sonuna kadar açarak eğlencelerine devam etti.
Yol kenarına park edilen araçlar nedeniyle trafik sıkıştı. Sıkışan trafik nedeniyle otobüsünü kaçırmak üzere olan kişiler araçlarından inip yürüyerek otogara girebildi. Son ses müzik çalınan park halindeki bir aracın yanında asker adayına şınav çektirildi.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
- Otogar içerisinde kalabalıktan görüntüler
- Askere gidecek kişinin havaya atılması
- Otogar içerisindeki kişilere bilet kontrolü yapılması
- Otogar dışarısındaki araç ve insan yoğunluğu
- Araç konvoylarından görüntüler

Haber-Kamera: Semih ERSÖZLER / ANTALYA ()

========================

Bakan Soylu: Batan teknede 55- 60 göçmenin bulunduğu değerlendirmesine ulaştık

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, şu ana kadar 6 kişinin cansız bedenine ulaşılan Van'ın Çarpanak Adası yakınlarında batan tekne ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, teknede 55-60 civarında kaçak göçmenin bulunduğuna yönelik bir değerlendirmeye ulaşıldığını belirterek, olayla ilgili şu ana kadar 11 kişinin gözaltına alındığını söyledi.
Gevaş ilçesi Altınsaç Mahallesi'nden Van Gölü'ne açılan ve bir daha haber alınamayan tekneyle ilgili arama-kurtarma çalışmalarına bugün yeniden başlanırken, İçişleri Bakanı Soylu da sabah saatlerinde kente geldi. Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı ile birlikte gelen Bakan Soylu'yu, Van Ferit Melen Havalimanı'nda, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Hacı İkbal, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit ve İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ karşıladı. 
ÇELİŞKİLİ İFADELER SÖZ KONUSU
Bakan Soylu, Çarpanak Adası yakınlarında batan tekne ve şu ana kadar yapılan çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu teknenin içerisinde 55-60 kaçak göçmen olduğunu değerlendirdiklerini, olayla ilgili şu ana kadar 11 kişinin gözaltına alındığını belirterek şunları söyledi: 
"28 Haziran 2020 günü saat 18.00 itibariyle, bir muhtarımızın ihbarı neticesinde Van Gölü'nde bir teknenin battığı konusunda bir haber alındı. Medeni Akbaş ve Servet Akbaş yönetimindeki bu teknede göçmenler olduğu konusunda bir ihbar geldi. Bunun üzerine arama-tarama çalışmaları, hem havadan hem de göl yüzeyinden başlatıldı. 28 Haziran akşamı saat 23.00'te, bahsedilen isimlerden Medeni Akbaş, ailesini aramak suretiyle kendisinin yüzerek kurtulduğunu ve bir çiftlikte bulunduğunu ifade etti. Bunun üzerine emniyet güçlerimiz, jandarmamız telefon izlemek suretiyle, hangi çiftlikte olduğunu buldular ve gözaltına aldılar. Medeni Akbaş'ın çelişkili ifadeleri söz konusuydu. Çelişkili ifadeleri tekrarlamaya da devam etti. Ama en nihayetinde gerek bulundukları köylülerle yapılan mülakatlar, gerek muhtarla yapılan mülakatlar, gerek kendisi ile yapılan mülakatlar çerçevesinde, teknenin içerisinde 55-60 civarında kaçak göçmenin bulunduğuna yönelik bir değerlendirmeye ulaşıldı. Ve bu noktaya ulaşılınca, ben de hemen o saatte Sayın Cumhurbaşkanımıza bu bilgiyi arz ettim. Gerek Sayın Valimiz, gerek Jandarma Komutanımız, Emniyet Müdürümüz burada, ilgili kurtarma ekipleri AFAD, UMKE ve bunun için yetiştirilmiş JAK timleri ve 2 bot timi, havadan ve göl yüzeyinden olmak üzere arama kurtarma çalışmaları başlatıldı."
TEKNE 120 METRE DERİNLİKTE AMA YERİ TESPİT EDİLMİŞ DEĞİL
Bakan Soylu, dün 5 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını belirterek, "Bu sayı, bu sabah 6 oldu. Hemen sonar arama cihazı ile tarama yapıldı. Ama sonar cihazı derinlik tespiti açısından yeterli olmadı, yine Ankara'dan 29'u sabahı hemen timlerimiz ile birlikte RAV cihazı geldi. Teknenin yaklaşık 110-120 metre dipte olduğu tahmin ediliyor. Yeri henüz tespit edilmiş değil. Sadece battığı bölgenin o derinliğinde olduğu konusunda bir değerlendirme var. Bu esnada Sahil ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'mızla irtibata geçildi. Çünkü bir iç gölde ilk kez böyle bir batık arama çalışması gerçekleştirilecek. Tabi temennimiz sayının bu kadar yüksek olmaması. Çünkü baştan itibaren ilgili kişilerin ortaya koyduğu ifadelerde ciddi çelişkiler söz konusu, biz tamamen bu çelişkili ifadeler üzerinden tahmin yürüterek, arama-tarama çalışmalarını başlattık. Şu anda Medeni Akbaş da olmak üzere 11 kişi gözaltında. Muhtar açığa alındı. Çünkü olay 27 akşamı 22.00 itibariyle. Bize iletilmesi, yaklaşık bundan bir gün sonra, yaklaşık 20 saatlik bir zaman dilim sonrası bir ihbar değerlendiriliyor. Burada şunu ifade etmek lazım, ciddi bir göç baskısı ile karşı karşıyayız" dedi. 
CİDDİ BİR GÖÇ BASKISIYLA KARŞI KARŞIYIYZ
Bakan Soylu, "Ciddi bir göç baskısı ile karşı karşıyayız. 2017 yılında 175 bin kaçak göçmen yakaladık. 2018 yılında 268 bin, geçen yılda 454 bin kaçak göçmen yakaladık. Salgın olmasına rağmen Afganistan, Pakistan, İran ve Afrika, Bangledaş olmak üzere toplam sadece Van ilinden bu yıl 20 bin potansiyel göçmen baskısı oldu. Bu az bir rakam değil. Salgın var ve toplam 20 bin civarında bir göçmen baskısı yaşadık. Bu az bir rakam değil. Bunun önemli bir bölümü 16 bini sınırlardan bir şeklilde engellenerek alınmadı. Yaklaşık 4 bin 500 kişi  sınırları geçtiler ve kolluk kuvvetleri tarafından yakalandılar. Tabi dünyanın özellikle Afganistan, Suriye, Irak ve bu bölgelere olan duyarsızlığı gelişmiş ülkelerin çifte standartlı tutumu maalesef bu ülkelerdeki göç hareketliliğini özellikle vekalet savaşlarına vermiş oldukları destek gelir eşitsizlikleri ordaki yoksukluklara gözlerini kapatmaları bizim sınırımızda 2011 yılından beri Suriye iç savaşına olan insanlık dışı bakışları bu sonucu doğuruyor" dedi.
DÜNYA BU MESELEYE GÖZLERİNİ KAPATIYORLAR
Bakan Soylu arama tarama tarama çalışmalarının devam ettiğini de belirterek, "Ölenlerin içerisinde kadın, çocuk varmı elbette arama tarama çalışmaları sonrasında bakacağız. Ama çocukların, kadınların, yaşlıların hayatlarını kaybetmelerini hiç kendilerine dert etmeyen bir batı ve bir dünya ile karşı karşıyayız. Bunun yanı sırada Türkiye bütün vicdanıyla bütün merhametiyle bu meseleye el uzatmaktadır. Hem göçmen kaçakçılığıyla mücadelede etmekte ve bunu bitirmeye sonlandırmaya çalışmaktadır hem de uzanabildiği kadar Afrika'nın uçsuz bucaksız noktalarından Suriye'ye kadar her noktaya elini uzatmakta ve merhametini insani yardımını ortaya koymakta. sadece öyle değil aynı zamanda dünyanın bütün ülkeleriylede bu haksızlıklara son verilmesi için gerek diplomatik yönden gerekse de uluslararası seviyede buna el atmaya çalışmaktadır. Bunun için birçok platform oluşturmaktadır. Ama batının bu noktaya karşı hem acımasızlığı hem çifte standardı hem insanlık dışı bakışları maalesef batının bir karakteri olarak 21. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Allah onlarada akıl fikir, merhamet, vicdan nasip etsin. Çünkü herşeyi para olarak gören ve kendi yönetim katlarının devamı olarak gören bir anlayış ile karşı karşıyalar. Burada karşı karşıya kaldığımız durumda arkadaşlarımız bu çalışmaları yapacaklar. Bizde olay yerine hem havadan gölün yüzeyinden görmeye çalışacağız. Tekrar ölenlere cenab-ı Allah'tan rahmet diliyoruz. Dün gece itibari ile bölgeye geleceğimizi Cumhurbaşkanımıza ilettik. Kendisinin talimatları oldu. O talimatlar çerçevesinde arkadaşlarımızı arayıp değerlendirmelerimizi yaptık. İnşallah buradaki ne kadar karmaşık bilgiler verilmiş olsa da durumu netleştirme konusunuda elimizdeki tüm imkanları arama kurtarma açısından seferber edeceğimizi söylemek istiyorum."diye konuştu
Bakan Süleyman Soylu havalanında yaptığı açıklamaların ardından incelemelerde bulunmak üzere helikopterle bölgeye hareket etti. 

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
Behçet DALMAZ-Orhan AŞAN/VAN, () 

======================

İkranur'un ölümünde cinayet şüphesi araştırılıyor

GİRESUN'un Bulancak ilçesine bağlı İcilli köyünde, cumartesi akşamı evinin yakınındaki bahçede otlayan büyükbaş hayvanlara bakmaya giden ve kaybolduktan 4 gün sonra derede cansız bedenine ulaşılan İkranur Tirsi'nin (7) ölümü ile ilgili cinayet şüphesi üzerine çok yönlü soruşturma sürdürülüyor. İlk tespitlere göre travmatik bir bulguya rastlanılmayan İkranur'un ölüm nedeni, otopside yapılan çoklu organ incelemesi sonucu aydınlatılacak.
İcilli köyüne bağlı Kıran Mahallesi'nde, evinin yakınındaki bahçede cumartesi günü 6 yaşındaki kardeşi ve kuzeni ile oynayan Nazlı ve Serdar Tirsi çiftinin kızları İkranur, saat 18.00 sıralarında otlayan büyükbaşların yanına gitti. Küçük kız, geri dönmeyince iki çocuk da durumu ailesine haber verdi. Çevrede arama yapan ailesi, kızlarından iz bulamayınca jandarma ekiplerine haber verdi. Köye gelen jandarma, AFAD ve AKUT ekipleri, arama çalışması başlattı. 370 hektar alanda yaklaşık 150 kişilik uzman ekibin iz takip ve kadavra köpekleri, drone ve termal kameralar eşliğinde aradığı İkranur'un cansız bedeni evinden 7 kilometre uzaklıktaki, Salman mevkii Adaköy deresinde dün bulundu. Küçük kızın olay yeri incelemesinin ardından cenazesi Trabzon Adli Tıp Kurumu'nda otopsi yapıldı.
ÖLÜM NEDENİ ARAŞTIRILIYOR  
İkranur Tirsi'nin ölümü ile ilgili cinayet şüphesi üzerine Bulancak Cumhuriyet Savcılığı'nca çok yönlü soruşturma sürdürülüyor. İlk tespitlere göre travmatik bir bulguya rastlanılmayan İkranur'un ölüm nedeni otopside yapılan çoklu organ incelemesi sonucu aydınlatılacak. Bedeninde cinayeti destekleyen her hangi bir bulgu tespit edilemeyen İkranur'un iç organlarından alınan parçalar çoklu organ incelemesine tabi tutulacak. Bu yöntemle küçük kızın nasıl öldüğü ortaya çıkarılacak. Soruşturmada kızın dereye düşerek öldüğü ya da öldürüldükten sonra dereye atılmış olabileceği ihtimalleri de titizlikle araştırılıyor.
ACILI BABAANNE: EVDEN UZAĞA KORKAR, GİTMEZDİ
İkranur'un babaannesi Nihal Tirsi, torununun kaçırılıp öldürüldüğünü iddia ederek, faillerinin de bulunarak bir an önce adalet önüne çıkarılmasını istedi. Tirsi, "Yapanı bulup sanlandırsınlarda bak bir daha yapıyorlar mı. Kesinlikle o kadar uzağa kendisi gitmedi, korkuyordu, gitmezdi. O bahçenin içine aşağıya niye gitsin ki? Oraya kadar nasıl inecek, gitme şansı yok. Hayvanımız bahçede otlardı, onlarda oralarda oynardı. Akşam hayvanlar harmana çıkıyordu, alıp geliyordu amcalarıyla, halalarıyla. Harmana oynamaya gidiyordu. Derenin olduğu yere uzağa gitmiyordu. Kapılarda evin yanında oynuyordu. Evin yakınından öteye bile geçmezdiö diye konuştu. 
'3 GÜN SAKLADILAR, ÖLDÜRÜP BIRAKTILAR'
Torununun 3 gün saklı tutulup öldürüldüğünü iddia eden Nihal Tirsi, “Çocuğumu kaçırdılar, götürdüler, 3 gün sakladılar öldürüp bıraktılar. Ben polislere dedim, bizi götürüyorlar sorguluyorlar. 'Çocuğumu aşırdılar bir taraftan çocuğu arayın bizi niye tutuyorsunuz' dedim. Evde adam arıyorlar, buraya getirip bırakacak değiller yaö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Evden detaylar
Baba anne detayları 
Babaanne ile röp.

Haber-Kamera: Şükrü ÜÇÜNCÜ-Yaprak KOÇER-Nedim KOVAN-Hüseyin KALAY GİRESUN-

=======================

Uzmanlardan 'siyah maske' uyarısı: Koruyuculuğu yok, yüzde egzamalar olabilir 
 
DERMATOLOJİ Uzmanı Hamza Aktaş, pandemiyle kullanımı artan siyah maskelerin koruyucu özelliği olmadığını, ısıyı emerek ciltte tahrişe ve egzamaya neden olduğuna dikkati çekerek, vatandaşları uyardı.
Koronavirüs tedbirleri kapsamında maskesiz sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı şehirlerden biri olan Diyarbakır'da siyah maske kullanımıyla ilgili uzmanların uyarıları sürüyor. Ancak yine de mevsim normallerin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarıyla beraber güneş ışınlarını en fazla çeken renk olarak bilinen siyah renkteki bez maskeler, kent sakinlerinin tercihi oluyor. Kentin en işlek Yenişehir ilçesindeki Yaşar Kemal ve Gevran caddelerinde yoğun şekilde siyah maskenin tercih edildiği gözlendi.
'MASKE NEDENİYLE DERİNİN DAHA FAZLA ISINMASI TAHRİŞ OLMASINA YOL AÇABİLİR'
Dermatoloji Uzmanı Doktor Hamza Aktaş, pandemi sürecinde maske kullanımının önemli olduğunu, yaz mevsiminde maske kullanımının zorlaştığına dikkat çekti. Siyah renkli maskelerin kullanılmasının sıcak havalarda kullanımının zorluğundan söz eden Aktaş, bu maskeleri kullananlara uyarılarda bulundu. Aktaş, "Siyah renkli kumaşlar güneş ışığını çok fazla emerler ve gereğinden fazla ısıyı kendi bünyelerinde toplarlar bu da maske altındaki derinin daha fazla ısınmasına ve tahriş olmasına yol açabilir. Maskenin üretildiği kumaşta burada çok önemli tabi üretilen kumaş çok sağlıklı bir kumaş değilse tabi o artan ısı terlemeyle beraber o kumaşın cilde temasıyla birlikte birçok reaksiyon ortaya çıkabilir. Kontakt dermatit egzama dediğimiz reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Ya da önceden var olan bir egzama alevlenebilir ya da tetikleyebilir" dedi.
'YAĞLI CİLTLERDE SİVİLCE ÇIKIŞINA YOL AÇABİLİR'
Aktaş, siyah maskelerin sivilceye de neden olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu konuda biraz daha bu bölgede maske kullanım konusunda daha dikkatli olmak gerekiyor. Siyah renkli maskeler yerine bildiğimiz klasik maskeleri kullanmak çok daha mantıklıdır. En azından cerrahi maskelerin ne olduğunu biliyoruz ne kadar koruyucu olduğunu biliyoruz. Onlar bile çok uzun süre kaldığında yine terletip alerjik reaksiyonlar ya da egzama tetiklemesine yol açabilir. Ama en azından içeriğini tam olarak bilmediğimiz siyah renkli kumaşlardan üretilen maskeler kadar değildir yaratacağı negatif etki. Halkımızın çok dikkatli olması gerekiyor. Maske mutlaka takılmalıdır, sosyal mesafe korunmalı ama doğru maske takılmalıdır. Mümkünse bir defa kullanılmalıdır. Çok uzun süre kullanıldığında aynı maske tekraren kullanıldığında deride tahrişlere yol açabiliyor. Sürekli kapalı ve oksijensiz kalma ısının da etkisiyle bakteriler çok daha hızla üreyebilirler. Hassas ciltte enfeksiyonlara yol açmış olabilir." 
'SİYAH MASKENİN HİÇBİR KORUYUCULUĞU YOK'
Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen de, siyah maskelenin koruyuculuğunun olmadığını söyledi. Çelen, "Cerrahi maskeler aslında çok da şık duran maskeler değil. Ama koruyuculuğu yüzde 95-96 olan maskeler. Anında sektör bu anlamda renkli genelde siyah olan ve tekrar kullanabilecek yıkanarak kullanılabilecek bez maskeler oluşturdu. Bu bez maskeler şık görünümlü aksesuar haline geldi. Fakat koruyucu değildir. Hiçbir koruyuculuğu yok. Hatta yüzde 10'nun altında koruculuk diyerek çok iyimser bir tablo çiziyorum. Bu yüzden siyah ya da renkli maskelerin kullanımı bizim doğru maske konseptine uymuyor. Öncelikle doğru maske kullanımı lazım. Doğru maske cerrahi maske olarak adlandırdığımız ve üst tarafında tel olan burnun kıvrımlarına uygun hale gelen maske kullanımıdır. Buradaki kullanım yüzde 96 üzerinde koruyuculuk sağlayacaktır. Lütfen şu özellikle siyah olan sürekli yıkanarak tekrar yıkabilir hale gelen maske kullanımında da kaçınalım. Bu anlamda sağlık yöneticileri de siyah maskelerin ya da bez maskelerin çok etkin olmadığı konusunda hemfikirdir" diye konuştu.
Siyah maske kullanan kent sakinlerinden Mehmetcan Demirkan, uzmanların uyarısına dikkate alarak artık cerrahi maskeyi tercih edeceğini söyledi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
Muhabir Burak Emek anonsu 
Siyah maske tezgahı
Tezgahta satılan renkli maskeler
Siyah maske takanlar
Muhabir Burak Emek anonsu
Caddede yürüyenlerin taktığı siyah maske
Siyah maske takan vatandaşlarla röportaj
Dermatoloji Uzmanı Doktor Hamza Aktaş ile röportaj
Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve il Pandemi Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen ile röportaj 
Genel ve detay
Haber-Kamera: Burak EMEK-Nurettin FİDANCAN/DİYARBAKIR, ()

========================

Arı kovanına yuva yapan yılanı besliyor

ORDU'nun Ulubey ilçesinde 25 yıldır arıcılık yapan Mustafa Kahraman (50), iki senedir arı kovanının kapağına yuva yapan 1 metre uzunluğundaki yılanı besliyor. Yılanını çok sevdiğini ifade eden Kahraman, “Benim yılanım çok yakışıklı, kadife gibi" dedi.
Karadeniz Bölgesi'nde son günlerde görülen yılanlar vatandaşları endişelendirirken, Ordu'nun Ulubey ilçesinde bulunan Bekirbey ormanlarında arıcılık yaparak geçimini sağlayan Mustafa Kahraman ise iki senedir yılan besliyor. Arı kovanının içinde bulduğu yılanın kovan kapağına yuva yaptığını gören Kahraman, yılanı beslemeye karar verdi. Hem arılarına hem de yılana bakan Kahraman, yılanla dost olduklarını ifade etti.
'BENİM YILANIM ÇOK UYSAL'
Yılanla dost olduklarını ifade eden Kahraman, “Kestane balı üretiyorum. Arı kovanlarının birinde yılan gördüm ve onunla ilgilendim, ara sıra yiyecek veriyorum. Yılanla çok iyi dost olduk, beni görünce kaçmıyor ve bana zarar vermiyor. Benim yılanım çok yakışıklı, kadife gibi ve çok uysal. Hayvanın kimseye bir zararı yok, fare, kertenkele gibi hayvanları yiyorö ifadelerini kullandı.
Arıcının yılan beslediğini öğrenince merak ettiğini ve görmeye geldiğini ifade eden Metin Çakmak, “Yılan, kovan kapağının altına yuva yapmış ve sürekli kapağın altında duruyor. Hayvanlara zarar vermemek gerçekten güzel bir durum" dedi.
Yılanı merak edip yerinde görmek için ormanlık alana geldiğini ifade eden Caner Cebeci, “Sosyal medyada Mustafa Kahraman'ın arı kovanının içinde yılan beslediğini görünce merak ettik. Gerçekten yılanla arasında değişik bir bağ oluşmuş durumda, geldiğimize değdiö şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------
-Bekirbey ormanlarından detaylar
-Yılanın yuva yaptığı kovan kapağından detaylar
-Yılanı gösteren Mustafa Kahraman'dan detaylar
-Yılandan detaylar
-Mustafa Kahraman'ın konuşması
-Detaylar
-Yılanı görmeye gelen Metin Çakmak ve Caner Cebec'nin röportajı 
-Detaylar

Haber-Kamera: Ahmet BAYRAK/ULUBEY, (Ordu), ()  

=========================
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40