Zulmü izleyenler değişmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aliya İzetbegoviç’i Anma Programı’nda konuştu. Konuşmasında Avrupa’ya veryansın eden Erdoğan, “Mazlum ve zalim değişti, ancak zulmü tribünlerden izleyenler değişmedi” dedi.

Zulmü izleyenler değişmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen ‘Vefatının 14. Yılında Aliya İzetbegoviç'i Anma Programı’na katıldı. Anma programına Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Bakir İzetbegoviç ve eşi Sebiya İzetbegoviç ile geldi. Aliya İzetbegoviç'in sadece bir siyasetçi, düşünür ve aksiyon adamı olmadığına dikkati çeken Erdoğan, “Merhum Aliya, bunların tamamıdır. Hatta çok daha ötesidir, fazlasıdır. O, sırf Müslüman olduğu, Müslümanca düşündüğü için atıldığı zindanda fikrini ilmek ilmek dokuyan genç bir mütefekkirdir. O yüreğinin bir yarısında Bosna'yı, diğer yarısında Fas'tan Endonezya'ya, Türkiye'den Cezayir'e bütün İslam dünyasını taşıyan bir gönül adamıdır” diye konuştu.

“BÖYLE BİR REZALET OLABİLİR Mİ?”

Medeni Avrupa'nın göbeğinde, tüm dünyanın gözü önünde tam 3,5 yıl boyunca İzzetbegoviç'in yüz binlerce vatandaşının vahşi bir şekilde katledildiğini kaydeden Erdoğan, “Srebrenitsa aslında bunlardan bir tanesi. O, Srebrenitsa'daki tarihin en utanç verici soykırımlarından birine şahit olur” dedi. Erdoğan, şöyle konuştu: “Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa'ya sığınan çoğu kadın ve çocuk 8 bin 372 kişi, Hollandalı askerler tarafından onların yamyamlarına teslim edilir. Ne yaptı Batı? Bu olaylar karşısında ses çıktı mı? Hala bu yamyamlar yaşamıyor mu? Hala yaşıyor. İşte son seçimlerde, Hollandalıların o yamyamlarıyla bizim insanlarımıza nasıl saldırdıklarını, hatta hatta bayan bakanımıza varıncaya kadar nasıl saldırdıklarını gördük. Benim Trabzonlu Hollanda'da çalışan işçimin, köpeklerle saldırtmak suretiyle nasıl üzerine çullandırdıklarını gördük. Bakın şimdi yine aynı şey oldu. Türkiye'ye gelecek olan Batı'daki benim vatandaşıma kalkıyorlar, köpeğe üzerini arattırıyorlar. Böyle bir rezalet olabilir mi? Sen kendin arayamıyor musun, kendin arasana. Bayansa, bayan polisine arat. Niye? Çünkü bunların karakterinde var, bunların cibilliyetinde bu var ama bir Müslüman'da bu olamaz çünkü Müslüman zulmetmez, edemez.”

SEYREDENLER DEĞİŞMEDİ

Türkiye'nin terörist olarak tanımladığı DAEŞ’e karşı savaş verdiğini ve mücadele yürüttüğünü belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü biz onların İslam ile alakası olmadığını açıkça haykırıyoruz bütün dünyaya. Zira biz, bir insanın öldürülmesini veya öldürmesini tüm insanlığın öldürülmesi olarak görüyoruz. Bosna'daki vahşeti görmeyenler, Arakan'daki vahşete de kör, sağır değiller mi? O gün Srebrenitsa'daki soykırıma ses çıkartmayanlar bugün de Halep'teki, Hama'daki, Guta'daki soykırıma da ses etmiyorlar. Halep'ten İdlib'e insanlar kaçarken, sürülürken ses çıkarttılar mı? Hayır. O gün kadın ve çocukların vahşice katledilmesine kayıtsız kalanlar bugün de Myanmar'daki bu Budist terörüne benzer bir tavır takınıyor. O gün katillere alan açanlar, bugün de terör örgütlerini silaha boğuyor. Bir kuruş para almadan onlara 3 bin 500 tır silah gönderiyorlar. İnsan hakları, demokrasi, millet iradesi ve özgürlükler dün Boşnaklara çok görülüyordu. Bugün de Suriyelilere, Filistinlilere, Libyalılara lüks görülüyor. Mazlumlar ve zalimler değişse de zulmü tribünden seyredenler değişmedi, değişmiyor.”

“AVRUPA'NIN GELECEĞİ KARANLIK”

Avrupa'nın Bosna'da öldüğünü, Suriye'de ise gömüldüğünü ifade eden Erdoğan, “Sahile vuran çocuk bedenleri ise Batı medeniyetinin mezar taşlarıdır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7 yılda kadim Avrupa değerlerinin Avrupalılarca itibarsız hale getirildiğini ve tek tek yok edildiğini kaydederek, sözlerine şöyle devam etti: “Açık söylüyorum bugün Avrupa'nın dünyadaki milyarlarca insan nazarında hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır. Mevcut siyasi tablo devam ederse korkarım ki gelecek bugünden de çok daha kötü olacaktır. Irkçılığın yükseldiği, ayrımcılığın arttığı, Neo Nazi partilerin hükümet ortağı olacak güce ulaştığı bir Avrupa felakete doğru sürükleniyor demektir. İlkelerini kendi elleriyle boğan bir Avrupa'nın geleceği karanlıktır. Şu anki manzara istikbalimiz açısından bir kıyamet senaryosunu çağrıştırmaktadır. Tabii ki bu kötü gidişatı engelleyecek olanlar öncelikle Avrupalı siyasetçiler, akademisyenler ve topluma rol model olan sanatçılardır. Çünkü sanatçılar bir toplumun rol modelleridir. Onların tavırları, onların mesajları tüm gençliği etkileyecektir. Bunun da böyle bilinmesi lazım."”

SORUNLARIN REÇETESİ TÜRKİYE

“Biz Türkiye olarak önce vatandaşlarımız ve dindaşlarımızın güvenliği sonra da tüm Avrupa halklarının esenliği için doğru bildiklerimizi açık yüreklilikle söylüyor, tıpkı Aliya gibi hakikati hesaplara kurban etmiyoruz” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Avrupalı liderlerden de Türkiye'yi hedef almayı artık bir tarafa bırakıp, sağduyuya, aklıselime dönmelerini bekliyoruz. Yabancı düşmanlığını tırmandırmak, hiç kimseye bir fayda sağlamaz. İslam karşıtlığı üzerinden iktidar hayali kurmak kimseyi bir yere taşımaz. Türkiyesiz bir Avrupa'nın varacağı yer yalnızlıktır, çaresizliktir, iç çekişmelerdir. Türkiye, Avrupa'ya muhtaç değildir. Asıl muhtaç durumda olan Avrupa'dır. Onlar görmek istemese de giderek kronikleşen sorunlarının reçetesi Türkiye'dir, Türkiye'nin tam üyeliğidir.”

“YANILGI İÇERİSİNDELER”

Tam üyelik için Türkiye'nin şahsiyetinden, değerlerinden ve onurundan asla taviz vermeyeceğini vurgulayan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, kimsenin oyuncağı değiliz, olmayacağız. Biz, birilerinin keyfine göre muamele edeceği kapıkulu değiliz, olmayacağız. Çünkü biz, tıpkı Bosnalılar gibi kanlarıyla tarih yazan, hürriyetin bedelini, gencecik fidanlarını toprağa vererek ödeyen bir milletiz. Tehditlerle Türkiye'yi esir alacaklarını zannedenler kendi tarihlerinden bihaber gafilleridir. Yaptırımlarla bize diz çöktüreceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını pek yakında anlayacaklardır. Her zaman ifade ettiğim gibi havlu atmayacak, pes etmeyeceğiz. Ucuz ayak oyunlarına prim vermeyeceğiz, kendini bilmez siyasetçilerin provokasyonuna gelmeyeceğiz. Milli gururumuzdan da stratejik hedeflerimizden de taviz vermeyeceğiz” diye konuştu

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER