Trenin çarptığı minibüste 7 kişinin ölümünde, iki firma da asli kusurlu

Trenin çarptığı minibüste 7 kişinin ölümünde, iki firma da asli kusurlu
TEKİRDAĞ'ın Ergene ilçesinde, Kapıkule-Halkalı seferini yapan yük treninin çarptığı minibüste 7 kişinin öldüğü kaza ile ilgili hazırlanan, şoför Bilal Küllü’nün (51) 'asli', TCDD ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yerel idaresinin ise tali kusurlu bulunduğu bilirkişi raporunun ardından, ikinci bir bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, işçilerin çalıştığı tekstil firması ile servis firmasının görevlerini yerine getirmediği belirtilerek, “Tespitler neticesinde, meydana gelen bu iş kazasından işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirildiğinde; tekstil fabrikası yetkilisi ve turizm firması yetkilisi de asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır" denildi.
Ergene ilçesi Velimeşe Mahallesi'nde, 4 Eylül sabahı Kapıkule-Halkalı seferini yapan yük treni, hemzemin geçitte kapalı bariyerlerin arasından geçmeye çalışan fabrika işçilerinin taşındığı Bilal Küllü yönetimindeki 59 ADJ 755 plakalı minibüsüne çarptı. Kazada Suzan Aksoy, eşi Halil Aksoy, Nebibe Korkmaz, Cangül Akın, Hülya Dinçkol, Yaşar Yüce ve Nusret Açıkgöz hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı. Gözaltına alınan Minibüs sürücüsü Küllü tutuklandı.
Daha önce kazayla ilgili İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Ulaştırma Birimi'nden Prof. Dr. Zübeyde Öztürk, Öğretim Görevlisi Dr. Adem Faik İyinam ve Öğretim Görevlisi Dr. Nurbanu Çalışkan Özüer'den oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda, minibüs şoförü Bilal Küllü asli kusurlu, TCDD ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yerel idaresi ise tali kusurlu bulundu.
'ALT VE ÜST İŞVEREN GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEMİŞLERDİR' 
Kazaya ilişkin, üst işveren olarak işçilerin çalıştığı tekstil firması, alt işveren olaraksa taşımacılığın yapıldığı firmanın da görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle müşteki avukatlarının itirazları üzerine ek bilirkişi raporu hazırlandı. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İ. Feda Aral tarafından hazırlanan ek raporda kazanın 'iş kazası' yönüyle değerlendirildiğinin altı çizildi. Raporda üst işveren olarak işçilerin çalıştığı tekstil firması, alt işveren olaraksa taşımacılığın yapıldığı firma tanımlandı. İş, SGK ve İş Sağlığı Güvenliği kanunlarının kaynak gösterildiği raporda kazanın üst ve alt işverenlerin görevlerini yerine getirmediğine değinildi. Raporda, "Müştekilerin vekilleri aracılığıyla verilen dilekçeler çerçevesinde, servis şoförünün daha önceki araç kullanma ve hız limitlerine uymama konusunda işveren uyarılmasına rağmen herhangi iyileştirme yapılmamış ve sürücü değiştirilmemiştir. Üst ve alt işverenler yükümlülüklerini servis sağlamakla bittiğini düşünmemelidir, gerekli önlem ve kontrollerin devamı şarttır. Bu anlamda görevlerini yerine getirmemişlerdir" denildi. 
'RİSK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI BULUNMAMAKTADIR'
Servisi sürücüsü Bilal Küllü'nün çalışanların hayatını tehlikeye atarak kural ihlali yaptığına dikkat çekilen raporda, "Her iki işverenler, iş yerinde ve dahili servislerde iş sağlığı güvenliği konusunda ifade verirken; iş başı eğitimleri ve denetlemeleri hakkında bir ifadeleri bulunmamaktadır. Bir personel için gerek İş Kanunu'na, SGK Kanunu'na ve gerekse İş Sağlığı kanunlarına gerekli önem verilerek gereği yapılmadığı kanısı oluşmuştur. Çalışma ortamında gerekli sağlık ve güvenlik koşullarına uygun 'risk değerlendirme’ çalışması (Servisler de dahil edilmiş haliyle) dosyada bulunmamaktadır. Bunun için her iki işveren bu konuda gerekli yasal işlemi yerine getirmemiştir. Sağlık ve güvenlik çalışmaları konusunda da (risk değerlendirme çalışması yapılması konusunda) yetersiz kalınmıştır" ifadeleri kullanıldı.
'İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SAĞLANMADI'
Kazanın 'iş kazası' niteliğinde olduğuna da vurgu yapılan raporun sonuç bölümünde ise, "Kaza, işletmeye çalışan taşıyan serviste oluşması sebebiyle meydana gelmiş olup, kaza iş kazası niteliğindedir. İş yerinde yeterince iş sağlığı ve güvenliği konusunun sağlanamaması söz konusudur. Gerek kazaya sebebiyet veren sürücü ve gerekse üst işveren ve alt işveren servisler ile ilgili sorumluluğu yeterince yerine getirilmemişlerdir. Sürücü Bilal Küllü kazaya sebebiyet vermesinde yapılabilecek tüm olumsuzlukları yapması sebebiyle 7 kişinin ölümü ve 6 kişinin yaralanmasına neden olma riskli şekilde ve dikkatsizce ve özensizce davranmış ve kazaya neden olmuştur. Tespitler neticesinde, meydana gelen bu iş kazasından işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirildiğinde; tekstil fabrikası yetkilisi ve turizm firması yetkilisi de asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır" denildi.
'GÖZÜMÜ AÇTIĞIMDA KAZA YAPTIĞIMI ANLADIM'
Minibüs sürücüsü Bilal Küllü, ilk rapordaki ifadesinde, Velimeşe'ye dönecek araçlar için kırmızı ışık yanıp, yanmadığını görmediğini belirtti. Küllü, "Çerkezköy istikametine yanan yeşil ışığı gördüğüm için önümdeki araçlar da durduğu için 'Neden gitmiyor?' diye korna çaldım. Geri vitese takıp, aracın sağından geçerek sola döndüm. Bariyerlerin birini geçip, tren yoluna vardığımda da treni görmedim. Işık da görmedim, ikaz seslerini duymadım. Gözümü açtığımda, kaza yaptığımı anladım" demişti. Servis şoförü Bilal Küllü'nün asli kusurlu bulunduğu raporda, şunlar kaydedilmişti:
"Şüpheli sürücü Bilal Küllü servis minibüsünü kullanan bir şoför olarak, aracını dikkatli kullanması, sinyalin kendisine kırmızı yandığı yol kesiminde yeşil sinyali beklemesi, bariyeri kapalı olan ve uyarı sistemleri aktif olan geçide yaklaştığında, bu uyarıları dikkate alması ve hattın geçişe uygun olduğu anda hemzemin geçidi kullanması gerekirdi. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 76'ncı maddesine göre; sürücülerin ışıklı veya sesli 'dur' talimatına uyması ve demir yolu aracının yaklaşmadığından emin olduktan sonra geçmesi gerekirken, sürücü Bilal Küllü'nün bu kuralı ihlal ettiği ve tren hemzemin geçide yaklaşmaktayken hatta girerek kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu için asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner124