İman edip dosdoğru olmak

Abdullah İbni Mes’ud radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.” (Buhâri, Edeb 69)
Sıdk, sözünde ve işinde dürüst olmaktır. Kizb ise, bunun tam aksi davranmaktır. Birr, bütün hayr ve iyilikleri ihtivâ eder. Fücûr ise, kötülüğe meyl ve muhabbet etmek, yoldan çıkmak  demek olup her çeşit şer ve fesâdı ifade eder. Sıddîk, doğruculuğu; kezzâb yalancılığı âdet edinmiş kişi demektir. 
Her iki kelime de mübâlağa ifâde etmektedir.Dürüstlük, üstün iyilik demek olan birr’e; birr ise, cennet’e uzanan bir çizgidir. Sözünde ve işinde doğru olmaya gayret edenler, Nisâ sûresi’nin 69. âyetinde belirtildiği üzere, peygamberlikten sonraki en yüksek mertebeye (sıddîkıyet) ereceklerdir. Doğruluğu âdet edinmenin yolunu  yüce Allah Tevbe sûresi’nin 119. âyetinde, “Ey iman edenler! Allah’a karşı saygılı bulunun ve sâdıklarla beraber olun” fermânıyla göstermektedir. Yalan ve yalancılık her türlü kötülüğün başı olan  fücûra sebep olacaktır. Fücûr ise cehenneme götürür.  Yalancılığı âdet edinenler Allah katında kezzâb diye tescil edilecektir. 
Bu önemli bir tesbit ve büyük bir uyarıdır. Bu demektir ki, sahteciliğin İslâm’da yeri yoktur.Hadisin Müslim’deki rivayetlerinde doğruluğu düstur edinenlerin sıddîk, yalancılığı meslek edinenlerin ise kezzâb diye yazıldığı kaydedilmektedir. Bu kayıt, hadisteki teşvik ve tehdidin, bilerek ve isteyerek doğrunun veya yalanın peşine düşenlere yönelik olduğunu göstermektedir.
 O halde daima doğruyu aramak, doğru söylemek gerekmekte, yalana ve yalancılığa asla müsâmaha göstermemek lâzım gelmektedir. Zira alışkanlıklar, bilinçsiz hoşgörüler sonucu oluşurlar.
Doğruluk ne kadar önemli ise doğru insanlarla beraber olmakta o kadar önemlidir. Yaşam yalnız başına geçirilebilecek tarzda yaratılmamıştır. Birliktelik kaçınılmazdır. Bu birlikteliklerin en güzel şekilde devam edebilmesinin yolu ise doğruluktur. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde bizlere şöyle emretmektedir:
“Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin. "
(Ahzab Suresi 70.ayet)
“Ey inananlar! Allah’a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun.”
(Tevbe Suresi 119.ayet)
“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. 
Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!”
(Bakara Suresi 177.ayet)
“O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.”
(Hûd Suresi 112.ayet)
Doğruluğu hayat haline getirmiş olanlar için nice müjdeler vardır. Kur’an-ı Kerimde bu müjdeler şöyle bildirilmektedir: “Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler.”
(Fussilet Suresi 30.ayet)
Hadisten Öğrendiklerimiz;
1- Her hayrın sebebi olan doğruluk teşvik edilmekte, her kötülüğün sebebi olan yalandan uzak kalınması istenmektedir.
2- Mükâfat ve cezâ, kulun yaptığı iyi ve kötü amellere göre söz konusu olur.
3- Doğrularla beraber olmak insanda “takvâ” duygusunu geliştirir.
(Kaynak; Riyazus-Salihin)
Rabbim; Gireceğim herhangi bir yere; Başlayacağım/başladığım bir işe/eyleme/amele; Dâhil olacağım herhangi bir şeye; Sıdk/sadakat: doğru, dürüst, erdemlice ve yüzümün akıyla; Girebilmeyi, başlayabilmeyi, dâhil olabilmeyi ve devam edebilmeyi nasip eyle.
Ve yine;
Çıkacağım bir yerden; Bitireceğim/bitirdiğim bir işten/eylemden/amelden; Haricinde kalacağım herhangi bir şeyden; Sıdk/sadakat: doğru, dürüst, erdemlice ve yüzümün akıyla;
Çıkabilmeyi, bitirebilmeyi, hariç olabilmeyi ve sonuçlandırabilmeyi nasip eyle.Ve (bütün bunları gerçekleştirebilmem için) katından KUVVETLİ bir destek/güç ile YARDIM et…  AMİN

YORUM EKLE

banner46

banner40