“Minberdeki desenler geometrik bir yapıya uygun çizildi”

SERAP EKİZLER SÖNMEZ,

“Minberdeki desenler geometrik bir yapıya uygun çizildi”

Tarihi eserleri ve mimarideki geometrik desenleri 15 yıldır inceleyerek analizlerini yapan Ketebe Yayınları Yazarı Serap Ekizler Sönmez, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif minberindeki desenleri inceledi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’in açılmasıyla beraber dikkatleri üzerine çeken desenler de gün yüzüne çıktı. Caminin birçok yerinde desen görülürken minberdeki motifler dikkat çekti. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin minberindeki desenleri inceleyen Sönmez, bu çizimlerin rastgele olmadığını hepsinin bir geometrik yapıya ve fizik kurallarına göre çizildiğini ve her birinin farklı anlamlar içerdiğini belirtti.

“Minber üstündeki desenler geometrik bir yapıyla hazırlandı”

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif minberinin üstüne yapılan desenlerin rastgele çizilmediğini, her birinin geometrik bir yapıya uygun olarak uygulandığını belirten Sönmez, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’ndeki minberin üstünde bulunan desenler bir alt yapı üzerinden giden uygulamalar fakat bunun tarihteki karşılığına baktığımızda bu uygulamaların tesadüf olmadığını görüyoruz. Yani minberde yer alan bir desen aslında klasik dönem minberleri arasında tekil bir uygulama. Sinan eserlerinde yer alan minberler ağırlıklı olarak beşgen kurgulu geometrik sisteme sahipler. Buradaki geometrik desenler ise on iki köşeli yıldız içeriyor. Dört katlı simetrili dediğimiz bir geometrik yapıya sahip. Yani kare birim hücreye sahip fakat parçalarını tek tek açılımlarına ayırıp incelediğimizde bunun erken örneklerinin de Anadolu Selçuklu’da başka varyasyonlarla uygulandığını görüyoruz. Tunceli Yelmaniye Camii’nde bulunan desen bunun altıgen kurgulu yani altı katlı simetrili bir geometrik sisteme sahip olan halidir” dedi.

“Farklı coğrafyalar farklı malzemeler”

Farklı coğrafyalarda olup aynı desenleri barındırmalarına rağmen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni özel kılan durumu açıklayan Serap Ekizler Sönmez, “Aslında ilginç olan şey farklı coğrafyalarda ve farklı yapı malzemesi olmasına rağmen Ayasofya’yı özel kılan Memlük dönemine ait Mısır, Kahire’de bulunan Salih Talai Camii£nin minberinde yer alıyor olması. Orada ahşap bir uygulamayla burada ise mermer bir yapıyla karşımıza çıkıyor. Tek fark Salih Talai Camii’ndeki geometrik desenlerde, on iki genlerin içi farklı geometrik sistemlerle doldurulmuş. Bu da sanki farklı bir geometrik desen denenmiş gibi bir izlenim sunuyor. Aslında aynı desen on iki köşeli yıldızın içini doldurmak amacıyla yapılmış uygulamalar” şeklinde konuştu.

“Yapılan desenler mutlaka bir mesaj içeriyor”

Minber üstündeki desenlerin mutlak bir mesaj içerdiğini belirten Sönmez, “Desenlerin bir anlamı olup olmadığı soruluyor. Aslında bu desenin böyle bir anlamı vardır diyemeyiz. Fakat mutlaka bir mesaj içerdiği gerçeğinin altını burada çizmek istiyorum. Bu da aslında bilim dediğimiz şeyin duygusal-romantik yaklaşımlarla gelişemeyeceğine dair ciddi mesajlar içeriyor. Geometri biliminin gelişmesiyle paralel olarak geometrik desenlerin yapılarının da karmaşıklaştığını düşünürsek bu geometrik desenlerinde bilimden ciddi anlamda etkilenmiş olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla aklımızın galat-ı meşhur şeylerden ayrıca fikrimizin hatadan uzaklaşması için geometrik desenleri hayatımıza daha çok dahil etmemiz gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner46

banner40