Nesilden Nesle Kaybolan Meslek: Örücülük

Yeni neslin ismini bile duymadığı örücülük mesleği, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin başında geliyor. Türkiye’de sadece 15 kişinin icra ettiği meslek, artık çırak bile yetiştiremiyor.

Nesilden Nesle Kaybolan Meslek: Örücülük

1965 yılında örücülük mesleğine Bandırma’da başlayan İbrahim Karani, günümüzde Türkiye’de bu mesleği yapan 15 kişiden biri olma özelliğini taşıyor. 

Meslek sırlarını oradaki tek ustadan ders alarak edinen Karani, kendi isteği ve çabası ile ustalık seviyesine ulaşıyor. Karani o günlerini şu ifadeler ile anlatıyor:

“ Ustama gittiğimde yanına çırak almadığını öğrendim. Ama ben kendi isteğim ile işin içerisine girdiğim için benim kabul etti. Tam iki buçuk yıl bana hiçbir şey göstermedi. Sadece ütü ve ayakçılık yaptım. İki buçuk yılsonunda abimin bir ceketi geldi. Ustama bunu ben yapayım dedim. İzin vermedi. Daha sonra gizli bir şekilde ceketin kumaş örneğini çıkarttım. Tam üç gece uğraştım. Nihayetinde, üç gün sonunda işi çözdüm. Üç yılda öğrenemedim, üç günde öğrendim.” Bir mesleği sevemezsen yapamazsın diyen Karani, “ Nasıl yapıyorsun diye soruyorlar. Severek ve emek vererek yapıyorum” ifadelerine yer verdi.

Mesleğini 30 yıldır Bursa’da icra eden örücü, bu şehirde baya tanındığını dile getirdi. İnternet sitesinin de bulunduğunu dile getiren zanaatkar, şehir dışına da iş yaptığını söyledi. Vatandaşların en sevdiği yırtılmış kıyafetlerini alan ve ilk günkü haline döndüren esnaf, mesleğin günden güne kaybolduğunu ifade etti. Yırtılmış bir yerin örülmesi ise günümüzdeki gibi kolay değil. Nohut kadar bir yerin örülmesi yaklaşık bir saat sürüyor.

  Bu zanaat,  çok fazla emek gerektiriyor. Çoğu kişinin mesleğin hakkını vererek yapmadığını dile getiren esnaf, vatandaşa karşı güler yüz ve tatlı dilli olunması gerektiğini aktardı. Günümüzde çırak yetiştirilmediğine değinen Karani, “Mesleğim bitip gitmesin diye eğitim verebilmek için kurslara başvurdum. Tahsilim ilköğretim düzeyinde olduğu için, başvurum kabul edilmedi. Arkama bakarak geri döndüm” diyerek üzüntüsünü anlattı. Çırak yetiştirmek için Çocuk Esirgeme Kurumu’na da başvuran zanaatkar, çırak yetiştirme isteğinin sönmesini de şu sözler ile aktardı: “Bir çocuğu yetiştirmek için yanıma aldım. İlk gün çalıştı, ikinci gün gelmedi. Bir diğer çocuğu ise su almaya gönderdim. Suyu bile getirmeden kaçtı gitti. Biz çıraksız kaldık.”  Mesleğe Halk Eğitim tarafından sahip çıkılmasının önerisini sunan İbrahim Karani, mesleğin unutulmaması için ilgililerden destek bekliyor.

Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2019, 11:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
nilgün doğan
nilgün doğan - 3 hafta Önce

adres lütfen

SIRADAKİ HABER