“Okuyarak gezen bilir”

Bursa’da yaşayan iş adamı Ali Bocan, motosiklet ile 44 yaşında tanıştı. O gün bugündür dünyanın her yerini motosikletiyle gezmeyi hayat felsefesi edinen Bocan, motosikletin ufkunu genişlettiğini belirterek binlerce sosyal çevre ve meslek kuruluşundan arkadaş edindiğini söyledi.

“Okuyarak gezen bilir”

Motosiklet tutkunu Ali Bocan, “Motosiklette olduğunuz zaman gezmemek için bir bahaneniz olmuyor ve heyecanla yurdun her köşesini geziyorsunuz. Gideceğiniz yerler hakkında önceden bilgi sahibi olursanız zorluk çekmezsiniz. Allah bana 97 tane ülke görmeyi nasip etti. İtalya, İspanya, Fransa gibi defalarca gördüğüm ülkeler var. Gitmeyen önce okuyan bir adam olduğum için gittiğim her yerde rahat ettim, hep güvendeydim. Çünkü insanı bilmediği şey korkutur. Yeter ki kalp gözüyle gidin, samimi davranın oradaki insanlara. Selamı içten verdiğinizde göreceksiniz ki her yer güvenli. Kibirli davranmadığınızda her yer size açık olur ve çoğu yerde para bile ödemezsiniz. Bugün bir Halfeti’yi görmeden, oradaki gölün altında kalmış minareyi, siyah gülü görmeden bu dünyadan gitmeyin” şeklinde konuştu. Hayatında motorun önemli bir yer edindiğini aktaran Bocan, “Gezen mi okuyan mı bilir diye soracak olursanız okuyarak gezen bilir, bunu kimse unutmasın. Bilgi hırsızı olmakta her zaman fayda var. Çevrenizde kendini tekrar eden değil yenileyen insanlar bulunsun. Eşimle 42 yaşında üniversite sınavlarına girdik. Aile olarak en mutlu olduğumuz gün dördümüzün de sinemada öğrenci bileti aldığımız gün. Çocuklarınıza rol model olmazsanız onlardan hiçbir şey isteme hakkınız da olmaz. Çoğu zaman eşimle birlikte seyahat ediyorum. Geçenlerde ailemle birlikte 8 balkan ülkesini gezdik. Aileyle olunca daha keyifli oluyor. Kadın erkek fark etmez bahaneler uydurmadan her zaman bilgiye açık olmamız şart. Çünkü bizde olmayanı çocuklarımıza veremeyiz. Empati duygumuz fazlasıyla eksik. Kendimizle barışık olamamamızın en büyük sebebi de bu. Bahanemiz çok” ifadelerini kullandı.

“SENARYOSUNU YAZIP BAŞROLÜNÜ OYNAYAN İNSANLARIZ”

Bocan, motosikletin hayatını nasıl etkilediğini ise şöyle anlattı: “Motosiklet ufkumu genişletti. Binlerce sosyal çevre ve meslek kuruluşundan arkadaş edindim. Kendimi önemsemeyi öğrendim. Doğanın bize ne kadar dost olduğunu, kötü yaşamın olmadığını ve aslında bilgisizliğin bizi ne kadar zorladığını deneyimledim. Bir köy kahvesinde çay içerken o insanlarla sohbet etmeyi, ruhumu güzelleştirmeyi öğrendim. Biz motosikletçiler senaryosunu yazıp başrol oynayan insanlarız. Kilometreler bizim için hiçbir zaman bahane olmuyor. İster fotoğraf çekmeye çıkın, ister balık tutmayan gidin ama yeter ki kendiniz için bir şeyler yapın. Hayatta neyi önemsediysem onda başarılı oldum. Ayın 7’sinde Fas’a gidiyoruz. Amacımız Büyük Sahra’da yıldızları izlemek. Sonra gidip Atlas Okyanusu’na giriyorsunuz. Sonra Avrupa’nın en güney ucuna gidiyorsunuz. Hayaller bitmiyor. Zorunluluktan sokak İngilizcesi öğrenmek zorunda kaldım ve öğrendim. Eğer bilgi donanımınız yoksa insanlar sizi 5 dakika dinler.” Öte yandan motosiklet kullanmanın bir spor değil, yarışçılık olduğunu aktaran Bocan, “Trafikte araçlar genelde bizi görmüyor. O yüzden motosikletçiler bunun eğitimini alacak ve kendi güvenli sürüşünün nasıl olacağını o sayede öğrenmiş olacak. Özel sektörde motosiklet eğitmenlerini çoğalttık. Bunlardan biri de benim. Motosiklet kulüpleri senenin bazı bölümlerinde ücretsiz dersler de verebiliyor. İlgilenen insanların takip etmesi gerekiyor. Motosiklet bir rehabilitasyon aracıdır, ulaşım aracı vardır. Motosikletçilerin bir lafı vardır: Haklı motorcu yoktur, ölü motorcu vardır. Motosikletle gitmek başka bir şey kullanmak başka bir şey. Motosiklet, tarihi, coğrafyayı da öğretiyor size. İnsanın ruhunu besliyor” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER