“Çok fazla alkol almak meme kanseri riskini artırıyor” 

İSTANBUL, ()-Teşhisinden tedavisine, yakalanma riskini artıran faktörlerden hastalığın belirtilerine kadar meme kanseri ile ilgili açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdem Şentatar, çok fazla alkol almanın meme kanserine yakalanma...

“Çok fazla alkol almak meme kanseri riskini artırıyor” 

İSTANBUL, ()-Teşhisinden tedavisine, yakalanma riskini artıran faktörlerden hastalığın belirtilerine kadar meme kanseri ile ilgili açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdem Şentatar, çok fazla alkol almanın meme kanserine yakalanma riskini artırdığını söyledi. 

Beykent Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdem Şentatar, meme kanserine ilişkin açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Şentatar, kanserin, hücre büyümesini düzenleyen genlerde mutasyon adı verilen değişiklikler meydana geldiğinde ortaya çıktığını belirterek, bazı mutasyonların, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünmesine ve çoğalmasına izin verdiğini kaydetti. 

Meme kanserinin, meme hücrelerinde gelişen kanser olduğunu hatırlatan Op. Dr. Erdem Şentatar, tipik olarak kanserin, memenin lobüllerinde veya kanallarında oluştuğunu ifade ederek, ''Lobüller, süt üreten bezlerdir. Süt kanalları ise sütü bezlerden meme ucuna getiren yollardır. Kanser, göğsünüzdeki yağ dokusunda veya lifli bağ dokusunda da ortaya çıkabilir. Kontrol edilemeyen kanser hücreleri genellikle geride kalan sağlıklı meme dokusunu istila eder ve koltuk altındaki lenf düğümlerine gidebilir. Kanser hücreleri lenf düğümlerini vücudun diğer bölgelerine gitmek için bir yol olarak kullanır.'' dedi. 

''İLK BELİRTİ GENELLİKLE YUMRUDUR'' 

''Meme kanseri erken dönemlerinde herhangi bir belirti vermeyebilir'' uyarısında bulunan Şentatar; çoğu durumda bir tümörün hissedilemeyecek kadar küçük olabileceğine dikkat çekti. Ancak mamografide yine de bir anormallik görülebileceğini, bir tümör hissedilebiliyorsa, ilk belirtinin genellikle memede daha önce olmayan yeni bir yumru olduğunu ve her yumrunun kansere işaret etmediğini söyledi. 

MEME KANSERİNDE EN YAYGIN ŞİKÂYETLER 

Op. Dr. Erdem Şentatar, meme kanserlerinin her bir çeşidinin farklı şikâyetlere neden olabildiğinin altını çizerek, bu şikâyetlerin çoğunun da benzer olduğuna vurgu yaptı. En yaygın meme kanseri şikâyetlerini şöyle sıraladı: 

-Çevreleyen dokudan farklı hissedilen ve yakın zamanda gelişen bir meme yumru veya doku kalınlaşması 

-Meme ağrısı 

-Göğsün üzerinde kırmızı, çukurlu cilt 

-Göğsün tamamında veya bir kısmında şişme 

-Meme başı akıntısı 

-Meme ucundan kanlı akıntı 

-Meme ucunda veya göğsünüzde cildin soyulması, pullanması veya dökülmesi 

-Göğsün şeklinde veya büyüklüğünde ani, açıklanamayan bir değişiklik 

-Meme ucunun içe dönmesi 

-Göğüsteki cilt görünümünde değişiklikler 

-Koltuk altında bir yumru veya şişlik 

Şentatar, bu şikâyetlerden herhangi birinin var olmasının, kesinlikle meme kanseri teşhisi anlamı taşımadığına vurgu yaparak, ''Bunlardan biri sizde varsa, bu mutlaka meme kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Örneğin; göğsünüzdeki ağrıya veya göğüste yumruya iyi huylu bir kist neden olabilir. Yine de göğsünüzde bir yumru bulursanız veya başka şikâyetiniz varsa, daha fazla inceleme ve test için doktorunuza görünmelisiniz.'' önerisinde bulundu. 

EVRELER BİRBİRİNDEN NASIL AYRILIR? 

Meme kanserinin evreleri hakkında da bilgi aktaran Op. Dr. Şentatar, ''Meme kanseri, tümör veya tümörlerin ne kadar büyük olduğuna ve ne kadar yayıldığına bağlı olarak evrelere ayrılabilir. Büyük ve / veya yakındaki dokuları veya organları istila etmiş olan kanserler, küçük ve / veya hala memede bulunan kanserlerden daha yüksek bir aşamadadır.'' ifadelerini kullandı ve doktorların bir meme kanserini, evrelemeleri için bilmeleri gerekenleri şöyle paylaştı; 

· Kanserin invaziv (saldırgan-yayılan) karakterde olup olmadığı 

· Tümörün ne kadar büyük olduğu 

· Lenf düğümlerinin tutulup-tutulmadığı 

· Kanserin yakındaki doku veya organlara yayılıp-yayılmadığı 

MEME KANSERİNDE 5 EVRE 

Meme kanserinin 5 evresi olduğunu söyleyen Şentatar, bu evreleri şu şekilde özetledi; 

Evre 0 Meme Kanseri: 

· Kanser hücreleri göğüsteki kanallarda sınırlı kalır ve yakındaki dokuya yayılmaz. 

Evre 1 Meme Kanseri 

· Evre 1A: Birincil tümör 2 santimetre veya daha küçüktür ve lenf düğümleri etkilenmez. 

· Evre 1B: Kanser yakındaki lenf düğümlerinde bulunur ve memede tümör yoktur veya tümör 2 cm'den küçüktür. 

Evre 2 Meme Kanseri 

· Evre 2A: Tümör 2 cm'den küçüktür ve yakındaki 1-3 adet lenf düğümüne yayılmıştır veya 2-5 cm arasındadır ve herhangi bir lenf düğümüne yayılmamıştır. 

· Evre 2B: Tümör 2 ile 5 cm arasındadır ve 1-3 adet koltuk altı lenf düğümüne yayılmıştır veya 5 cm'den büyüktür ve herhangi bir lenf düğümüne yayılmamıştır. 

Evre 3 Meme Kanseri 

· Evre 3A: Kanser 4-9 adet koltuk altı lenf düğümüne yayılmış veya iç meme lenf düğümlerini büyütmüştür ve birincil tümör herhangi bir boyutta olabilir. 

· Tümör 5 cm'den büyüktür ve kanser 1–3 adet koltuk altı lenf düğümüne veya herhangi bir göğüs kemiği lenf düğümüne yayılmıştır. 

· Evre 3B: Tümör göğüs duvarını veya deriyi istila etmiştir ve 9 adet lenf düğümüne kadar istila etmiş olabilir veya olmayabilir. 

· Evre 3C: Kanser, 10 veya daha fazla koltuk altı lenf düğümünde, köprücük kemiği yakınındaki lenf düğümlerinde veya iç meme düğümlerinde bulunur. 

4. Evre Meme Kanseri 

· Evre 4 meme kanseri tümörün büyüklüğüne bağlı olmaksızın kanser hücrelerinin uzaktaki organlara veya uzaktaki lenf düğümlerine yayılmış halidir. 

Meme kanserinde, teşhisin nasıl konulduğuna ilişkin süreç hakkında da bilgi aktaran Op. Dr. Erdem Şentatar, ''Şikâyetlerinizin meme kanserinden mi yoksa iyi huylu bir meme durumundan mı kaynaklandığını belirlemek için meme muayenesine ek olarak kapsamlı bir fizik muayene yapmak gerekir. Ayrıca; şikâyetlerinize neyin sebep olduğunu anlamak için bazı testler yapmak gerekebilir.'' dedi. 

TEŞHİS İÇİN HANGİ TESTLER UYGULANIR? 

Teşhise yardımcı olabilecek testlerin, mamografi, ultrason, MR ve göğüs biyopsisi olduğunu söyleyen Şentatar, ''Mamografi: Göğüs yüzeyinizin altını görmenin en yaygın yolu, mamogram adı verilen bir görüntüleme testidir. 40 yaş üstü kadınlar için, yıllık mamogram önerilmektedir. Ultrason: Göğüs ultrasonu, göğsünüzün derinlerindeki dokuların bir resmini oluşturmak için ses dalgalarını kullanır. Ultrason, doktorunuzun tümör gibi katı bir kitle ile iyi huylu bir kist arasında ayrım yapmasına yardımcı olabilir Doktorunuz ayrıca MR veya göğüs biyopsisi gibi testler önerebilir. Göğüs biyopsisi: Bu test sırasında doktorunuz şüpheli alandan bir doku örneği alarak test ettirecektir. Birkaç çeşit meme biyopsisi vardır. Biyopside doktorunuz doku örneğini almak için bir iğne kullanır ya da göğsünüzde bir kesi yapılır ve numune alınır.'' diye konuştu. 

EN YAYGIN TEDAVİ AMELİYAT 

''Tedavide rol alan en önemli faktörler; kanserin evresi, ne kadar yayıldığı ve tümörün ne kadar büyüdüğüdür'' sözleriyle tedavi sürecine dair bilgi aktaran Erdem Şentatar, ''Ancak, bunları bildikten sonra tedavi seçeneklerinizi tartışabilirsiniz. Meme kanseri için en yaygın tedavi ameliyattır. Pek çok kadının kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, radyasyon veya hormon tedavisi gibi ek tedavileri vardır.'' ifadelerini kullandı. 

YAKALANMA RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER 

Göğüs kanserine yakalanma riskini artıran birkaç etken olduğuna değinen Şentatar, ''Bunlardan herhangi birine sahip olmak, kesinlikle hastalığı geliştireceğiniz anlamına gelmez. Aile geçmişi gibi bazı risk faktörlerini değiştiremezsiniz ama sigara içmek gibi diğer risk faktörlerini değiştirebilirsiniz'' ifadelerinin ardından meme kanseri için risk oluşturan etkenleri açıkladı: 

· Yaş: Yaşlandıkça meme kanserine yakalanma riskiniz artar. 55 yaşın üzerindeki kadınlarda risk fazladır. 

· Alkol içmek: Aşırı miktarda alkol içmek riskinizi artırır. 

· Yoğun meme dokusuna sahip olmak: Yoğun meme dokusu mamogramların okunmasını zorlaştırır. Aynı zamanda meme kanseri riskinizi de artırır. 

· Cinsiyet: Erkeklerde de meme kanseri görülür fakat kadınlarda neredeyse risk 100 kat fazladır. 

· Genler: BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarına sahip kadınların, olmayan kadınlara göre meme kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Diğer gen mutasyonları da riskinizi etkileyebilir. 

· Erken adet kanaması: İlk adet döneminizi 12 yaşından önce geçirdiyseniz, meme kanseri riskiniz artar. 

· Daha büyük yaşta doğum yapmak: 35 yaşına kadar ilk çocuğu olmayan kadınların meme kanseri riski daha yüksektir. 

· Hormon tedavisi: Menopoz belirtilerini azaltmak için menopoz sonrası östrojen ve progesteron ilaçları alan veya alan kadınların meme kanseri riski daha yüksektir. 

· Kalıtımsal risk: Yakın bir kadın akrabanızda meme kanseri varsa, onu geliştirme riskiniz artar. Buna anneniz, büyükanneniz, kız kardeşiniz veya kızınız dahildir. Ailenizde meme kanseri geçmişi yoksa yine de meme kanserine yakalanabilirsiniz 

· Geç menopoz başlangıcı: 55 yaşına kadar menopoza başlamayan kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. 

· Hiç hamile kalmamak: Hiç hamile kalmamış kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. 

· Daha önce meme kanseri olmak: Bir göğüste meme kanseri olduysanız, diğer göğsünüzde veya daha önce etkilenen göğsünüzün farklı bir bölgesinde meme kanserine yakalanma riskiniz artar. 

Meme kanseri sağkalım oranlarının, birçok faktöre bağlı olarak büyük ölçüde değiştiğini belirten Şentatar, en önemli faktörlerden ikisinin; sahip olduğunuz kanserin türü ve teşhis konulduğu andaki kanserin evresi olduğunu söyledi. Rol oynayabilecek diğer faktörler arasında yaş, cinsiyet ve ırk yer alıyor. 

HAYATTA KALMA ORANLARI ARTIYOR 

Şentatar, meme kanserinde hayatta kalma oranlarının da giderek arttığına dikkat çekerek, ''ACS'ye göre; 1975'de kadınlarda meme kanseri için 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 75,2 idi. Ancak 2008 ile 2014 arasında teşhis konulan kadınlar için bu oran yüzde 90,6 idi. Meme kanseri için beş yıllık sağ kalım oranları, tanı aşamasına bağlı olarak lokalize, erken evre kanserler için yüzde 99'dan, ilerlemiş, metastatik kanserler için yüzde 27'ye kadar değişmektedir.'' bilgisini paylaştı. 

YAKALANMA RİSKİ NASIL AZALTILIR? 

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdem Şentatar, meme kanserinde kontrol edilemeyen risk faktörleri olsa da, sağlıklı bir yaşam tarzı sürmenin, düzenli taramalar yaptırmanın ve doktorun önerdiği önleyici tedbirleri almanın, meme kanseri gelişme riskin azaltmaya yardımcı olduğunu söyledi. 

Şentatar, riski azaltmanın yollarına ilişkin önerilerini şu sözlerle aktardı; 

''Yaşam tarzı faktörleri meme kanseri riskinizi etkileyebilir. Örneğin, obez kadınların meme kanserine yakalanma riski daha yüksektir. Sağlıklı bir diyet sürdürmek ve daha fazla egzersiz yapmak kilo vermenize ve riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Çok fazla alkol almak da riskinizi artırır. Bu, günde iki veya daha fazla içki içmek için geçerlidir. Bununla birlikte, yeni yapılan bir çalışmada günde bir içkinin bile meme kanseri riskinizi artırdığını buldu. Düzenli mamogram ve ultrason yaptırmak meme kanserini önleyemeyebilir, ancak tespit edilememe olasılığını azaltır ve uygun tedavi ile kanseri yenmenizi sağlar.'' 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER