Toplumsal duyarsızlık nirvana!

İnsan olarak elimizi taşın altına koymak yerine her zaman kolay yolu seçiyoruz ve doğru yolu seçtiğimize kendimizi bir şekilde inandırıyoruz.

Toplumsal duyarsızlık nirvana!

Örneğin; herkes bir zulüm karşısında hiçbir şey yapmamış olmaktansa küçük, faydasız şeyler yapıp kendisini tatmin etmek istiyor. Nasıl mı yapıyoruz bunu? Mesela ülkemizde veya dünyada bir insanlık suçu işlendiğinde, herkesin yaptığı ilk iş hemen telefona sarılmak oluyor. Twitter, facebook gibi sosyal platform araçları üzerinden paylaşımlar yapıyoruz ve insanlık suçunu çeşitli şekillerde kınıyoruz. Bunu yaptıktan sonra da büyük bir gururla geziyoruz ortalıkta.

Çünkü kendimizi doğru olanı yaptığımıza inandırarak vicdanımızı rahatlatıyoruz. Böyle yaparak sadece toplumsal duyarsızlığın oluşmasına katkıda bulunmuş oluyoruz. Sosyal medya aracılığıyla paylaşım yaptığımızda sadece kendimizi çok duyarlıymış gibi göstermekten öteye geçemiyoruz. Burada tek amaç sadece takdir kazanmak. Yoksa durup da kimse mağdur olanları, haksızlığa uğrayanları falan düşünmüyor. İnsanoğlu gerçekten aşırı bencil bir varlık. Bir olay olduğunda yeter ki ucu bana dokunmasın diyor ve çekiliyor bir kenara. Kimse de demiyor ki ‘Bir gün bu olay benim de başıma gelebilir’... İnsan ilişkileri gitgide kötüye gidiyor. Bir olay olduğunda haklı olanı savunmak yerine susuyoruz, öylece izliyoruz... Sonra da benzer bir durum bizim başımıza gelince neden kimse yanımda değil diye sorgulamaya başlıyoruz. Önce elimizi vicdanımıza koyalım ve bir düşünelim. İnsan olabilmek adına ne yapıyoruz? Yaşamak sadece nefes almak, yemek yemek, uyumak, gezmekten ibaret değil. Yardıma muhtaç olanı görmedikçe, mağdur olanın elinden tutmadıkça, insanlığa bir katkı sunmadıkça, yeni nesile örnek teşkil edecek davranışlar sergilemedikçe, paylaşmadıkça, kısacası insani değerleri yaşatmadıkça bu hayatta var olmanın pek de bir anlamı yok...

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2019, 16:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER