Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'dan seslendi: "Afrin'e girmeseydik..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Haziran erken seçimleri kapsamında düzenlediği mitinglere ara vermeden devam ederken bugün Hatay'da konuşma yaptı. Erdoğan Hatay'da "Afrin’e girmeseydik Hatay huzura muhtaç olacak, teröristler buralarda kan dökmeye devam edecekti" açıklamalarında bulundu.

Erdoğan, Hatay’da yaptığı konuşmasına, “Kültürün turizmin başkenti, medeniyetler bahçesi, hoşgörü şehri, ülkemizin Ortadoğu’ya açılan kapısı Hatay. Türkü Kürdü, Alevisi, Müslümanı, Hristiyanı ile senin hoşgörünü, camisi, kilisesi havrası ile barış içinde yaşama kültürünü selamlıyorum Hatay” diyerek başladı. 

Ardından, “Filistinli, Suriyeli, Iraklı kardeşlerimize bu Ramazan’da rabbim yardım etsin. Şimdi buradan öyle bir haykıralım ki eli kanlı zalimler titresin. Hatay, irade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? 24 Haziran’da güçlü Cumhurbaşkanlığı için şahsımı, mecliste AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız? “ diyerek mitinge katılanları coşturdu. 

Hatay’ın Türkiye’ye 1939 yılında katıldığını hatırlatan Erdoğan, “ Hatay işgalin acısını da bağımsızlığın kıymetini de en iyi bilen şehrimizdir. Yıllarca sebat ettiniz, hedefinizden bir milim geri atmadınız, işgalcilerin baskılarına rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda al bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız. Hatay’a bakınca hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi görüyoruz, vefayı, sadakati, zaferi görüyoruz. Hatay bize Gazi Mustafa Kemal’in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal vefat edinceye kadar Hatay’ın özgürlüğü için mücadele etti. Biz de Gazi gibi Hatay bizim namusumuzdur, Hatay’ı ayağa kaldıracağız diyoruz. 

Hatay’ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştık. Diğer partiler gibi bu şehri kökenlere, meşreplere, mezheplere göre ayırmadan hizmet yaptık hepsini bağrımıza bastık. Hatay’ı sadece seçim zamanlarında oy hesabı ile hatırlayanlardan olmadık” dedi. 
Sadece Zeytin Dalı operasyonu sebebiyle Hatay’a iki kez geldiğini belirten Erdoğan, “Çünkü Afrin’i teröristlerden temizlerken ben Hataylı kardeşlerimi yalnız bırakamazdım” diye konuştu. 

16 yıl önceki Hatay ile bugünkü Hatay’ın mukayese edilemeyeceğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:  “16 yılda 27,5 katrilyon liralık yatırım yaptım Hatay’a. Laf üretmiyoruz, icraat üretiyoruz. Biz bir icraat kadrosuyuz. Evlatlarımız en güzel eğitimi alsın diye 7215 derslik yaptık, 162 trilyon burs verdik, üniversite öğrencileri için 5000 kişilik yurt yaptık. 2750 kişilik yurtları da bu yıl içinde gençlerimizin hizmetine sunacağız. Hatay’a 25 bin kişilik bir stadyum kazandırıyoruz. Terfi ettiniz ben de tebrik ediyorum. Stadyumu bu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Millet bahçelerinden birini de Hatay’a kazandırıyoruz. Yani eski stadyumu millet bahçesi yapacağız. Central Park’ın 3 mislisini İstanbul’da yapıyoruz.” 

Yeni bir proje yaptıklarını ifade eden Erdoğan, “Bay Muharrem çalmayacaksın bak. İnce ince götürmeyeceksin. Millet kıraathaneleri kuracağız. Şimdi bunu bay İnce yanlış anlayabilir. İskambil oynayanların yeri sanabilir. Burası tamamen kütüphane, çayı, kahvesi olan yerler olacak. Buralar hayata ruh katacak. Gençler oralar sizin en uğrak yeriniz olacak. Bunlarla yeni bir dinamizmi gençliğimize kazandıracağız. 24 saat açık olacak” şeklinde konuştu. 

Hatay’da 12 hastane olmak üzere 42 sağlık tesisi yaptıklarını, 3 sağlık tesisinin inşaatının sürdüğünü 43 adet sağlık tesisinin ihale ve proje aşamasında olduğunu anlatan Erdoğan, bu sırada Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü iken Savaş Ay’ın programında yaptığı konuşmaları izletti, hastanelerin durumunu gösteren görüntüleri gösterdi. Ardından yeni havalimanı, yeni hastane görüntülerini sinevizyon ekranına yansıttı. 

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hamdolsun ya rab bize bu imkanı lütfettin, biz de halkımızın hizmetine sunmayı başardık. Hatay’da 16 yılda 8 bin konut, 151 kilometre bölünmüş yolu 502 kilometreye çıkardık, toplam maliyeti 750 milyon lira olan 12 yol projemiz devam ediyor. Proje bedeli 1 milyar 726 milyon lira olan Payas-Hassa yolu devam ediyor, Amanosları deliyoruz, tünel ile birleştiriyoruz. Hatay havalimanımıza yıllık 4 milyon kapasiteli bir terminal binası kazandırdık. Yaptığımız baraj ve göletlerle Hatay’ın su hasretini bitirdik. 581 bin dekar alanı daha Reyhanlı barajını tamamlayarak yakında suyla buluşturacağız. Bunları İnce’den dinlediniz mi? Yahu o çırak bile değil çırak. Bu ustalık işi. Bay Muharrem 24 Haziran’da bu seçimi kaybedersen ne yapacaksın onu söyle. Bırakıp gidecek misin onu söyle. Bay Kemal yapmadı. Ama sen de onun talebesisin. Niye yapayım diyorsun. Şu anda yapımı devam eden sulama projelerimizle 132 bin dekar mümbit alanı daha suyla buluşturacağız. Hatay’ın kültür hayatını canlandırmak için turizm yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2 adet kültür hanı restore ediyoruz. Hatay modelini tüm dünyada tanıtacağız. Biz muhalefet gibi yıkmak, durdurmak, kilit vurmak için değil yeni yatırımlar için oyunuzu istiyoruz. Kaynak nerden diyorlar Cumhurbaşkanlığı külliyesini satacakmış. Zavallı bunlar ya. Geçmişte köprüyü satacağız diyenlerin değişik bir versiyonu bunlar. Vatandaşı ile gönül bağı kuramamış birisinin siyasette başarı şansı yoktur. Halka hizmeti hakka hizmet olarak görmeyen birinin ülkeye hizmet etme şansı yoktur. Sadece diliyle değil gönlüyle de demeyen birinin ne millete ne devlete hiçbir faydalı olmaz. Siyasetçi daime milletinin bir adım önünde yürüyen kişidir. Aldığı vekaleti hakkıyla taşıma cesareti olan kişidir. Hal böyle iken CHP’nin genel başkanlık yarışını kaybetmiş kişi hiç yüzü kızarmamış şahıs ülke yönetmeye talip oluyor. CHP’ye layık görmedikleri kişiye “Gel buraya Muharrem” diyerek ülke yönetmeye aday gösteriyorlar. Tek bir dikili ağacı, hiçbir hizmeti olmayan birine bu ülkeyi emanet edebilir misiniz? İşte böyle birini Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkardılar. Biraz pişman oldular ama nafile. Rüzgar gülü misali bir sağa bir sola dönüyor. Bir sabah dönüyor PKK sizi tükürüğünde boğar diyen şahsı cezaevinde ziyarete gidiyor.

Ne işin var orada. Ya bunlar 6-7 Ekim’de Diyarbakır’da 53 kardeşimizi sokağa çıkın diyerek öldürtenler değil mi? Sen böyle bir kişiyi cezaevinde niye ziyaret ediyorlar. Bir başka gün Amerika’dan telefon geldi diye havalara uçuyor, bir başka gün çıkıp yerli otomobil projemizi kötülüyor. Dikkat edin bu şahıs bölücü örgüte karşı alabildiğine nazik iken Afrin’i terörden temizlemiş komutanımıza karşı alabildiğince hoyratça davranıyor, Türk ordusunun şerefli subaylarına dil uzatıyor. Şu ana kadar Bay İnce’nin Bay Kemal’in ağzından terörlü mücadele diye bir kelime duydunuz mu? Ne FETÖ ne PKK yokmuş gibi davranıyorlar. Ya bunlar Ankara’dan İstanbul’a terör örgütü ile ilişkili kişilerle yürümediler mi? Hataylı kardeşlerimizin tepesine 1 yılda 700 e yakın roket düşerken bunları ortalarda gördünüz mü? Şayet bunlara kulak vererek Afrin’e girmeseydik Hatay huzura muhtaç olacak, teröristler buralarda kan dökmeye devam edecekti. Malatya’da iftar davetinde yaptığım konuşma herkesin ilgisini çekmiş olacak ki paşa da alkışlamış oldu. Bay İnce, sen alkışlayamazsın diyor. Bay İnce dikkat et ben herhangi biri değil, İnce değilim, başkomutanım. Orası da TESK’in iftarı. Sen İsmail Metin paşamıza o terbiye dışı lafları edemezsin. Onun apoletlerini sökmek senin haddine mi ya. Sana bu millet sandıkta icazet vermeyecek. Arkana baka baka ondan sonra devam edersin. Eli kanlı teröristler için sarf edemediğin sözleri, Afrin’i feth eden kahramanlarımıza ediyorsun. Bu ne edepsizlik.” 

Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Kardeşlerim geldik işin sonuna. 16 günümüz var. Çok çalışmaya kapı kapı dolaşmaya var mıyız” diyerek toplu ant aldı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner11