Dövene elsiz sövene dilsiz değiliz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Dövene elsiz sövene dilsiz değiliz

Terörle mücadelede kesinti, ağırdan alma, kafa karışıklığı, sistem ve strateji yanlışlığı olamayacağını vurgulayan Bahçeli, “Terörizm kanalıyla Türkiye'yi tehdit eden, her yolu deneyen ülke ve mihraklar, kalemizi düşüremeyecekler, kalemimizi kıramayacaklar, kaderimize ambargo koyamayacaklardır. Dövene elsiz durmayacağız. Sövene dilsiz kalmayacağız. Vurana tepkisiz olmayacağız” diye konuştu.

Bu büyük insanlardan birinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu aktaran Bahçeli, cehaletin, sefaletin ve taassubun hüküm sürmesine karşı gelen Atatürk'ün kahramanlar sayfasına ismini altın harflerle yazdırdığının altını çizdi. Bahçeli, Atatürk'ün “Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine sadakat gerekir” sözlerini hatırlattı.

‘PATOLOJİK VAKA’

“Atatürk tam bağımsızlıktır, Cumhuriyettir, cumhurun ta kendisidir” ifadesini kullanan MHP Genel Başkanı Bahçeli, tarihten husumet çıkarmak için yarışanların, Milli Mücadele yıllarına kara çalmak için fırsat kollayanların on yıllar içinde "patolojik bir vaka" halini aldığını vurguladı. Bahçeli, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk isminden rahatsız olanlar, aslında istiklal düşmanı, istikbal kaçkını oldukları aşikar” dedi. Türkiye Cumhuriyeti'ne dil uzatmanın ve Atatürk'e saldırmanın vatan hainliği olduğunu belirten Bahçeli, son yıllarda Atatürk'ün özel hayatını kurcalayarak, ağır ve ahlaksız sorgu ve yargılamalara teşebbüs edenlerin ayağa düşmüş zihniyetlerinin dikkat çekici hale geldiğini dile getirdi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Atatürk düşmanlığına heves edenler, Sakarya’da Türk’ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Cumhuriyet’i bela görenler, Dumlupınar’da yere serilip İzmir’e kadar kaçan hayasızların müptelası olan köhne ve kirli şahsiyetlerdir. Atatürk Türk’tür, Türk’ün Samsun’dan Ankara’ya kadar süren mücadelesinin kınından çıkmış kılıcıdır. Dedikodu çarkını döndüren ilkellere tavsiyem, Atatürk’ün milli tarih şuurunu öğrenmeleridir. Vatan ve millet sevgisini kendilerine örnek almalarıdır. Hür yaşama arzusu, millet egemenliği, milli kültürün geliştirilmesi, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefini anlamalarıdır.”

“TÜRKİYE HEDEF ÜLKE”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'nin şu anda hedef ülke olduğunun altını çizerek, faal olan iç ve dış odakların, tutunulan zemini ittifakla kaydırmak, bulunulan alanı insafsızca kapatmak için fitne ve fesat yaydığını dile getirdi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'nin, uzun süredir terörizmin kanlı saldırılarına muhatap olduğunu belirtti. Terörle mücadelede kesinti, ağırdan alma, kafa karışıklığı, sistem ve strateji yanlışlığı olamayacağını vurgulayan Bahçeli, “Terörizm kanalıyla Türkiye'yi tehdit eden, diyet isteyen, bedel ödetmek için her yolu deneyen ülke ve mihraklar, kalemizi düşüremeyecekler, kalemimizi kıramayacaklar, kaderimize ambargo koyamayacaklardır. Dövene elsiz durmayacağız. Sövene dilsiz kalmayacağız. Vurana tepkisiz olmayacağız” diye konuştu.

“CEZALANDIRILMALILAR”

Ankara'da, ailelerinin de bulunduğu araçla seyahat eden iki gazinin darp edildiği olayı lanetlediğini belirten Bahçeli, “Saldırgan suçluların savunmasız gazilerimize vurmanın ne demek olduğunu, bunun sonuçlarının neler olacağını burunlarından fitil fitil gelesiye kadar yaşayıp görmelerini tez elden bekliyorum. Gazilerimize el kaldıran, tekme sallayan, küfür ve hakaret yağdıran bu iğrenç mahluklar doğduklarına pişman edilmeli, ağır ve acımasız bir şekilde cezalandırılmalıdır” ifadesini kullandı.

KİLİSE SALDIRISI

Bahçeli, ABD'nin New York kentinde 8 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını kınayarak, Teksas eyaletinde bir kilisedeki silahlı saldırı sonucu da 26 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu menfur hadiselerden dolayı ABD halkına taziyelerini iletti. İster terör saldırısı ister farklı nedenden dolayı masumların canına kastetmenin her ülkede, her coğrafyada cinayet anlamına geldiğine dikkati çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: “ABD, madem terörizmi tehdit görmektedir, 11 Eylül'den bugüne madem terör örgütleriyle savaş halindedir, o halde 2 Kasım günü Hakkari Şemdinli'de, sınırın sıfır noktasında vatan evlatlarımızı şehit eden canilerin kullandığı silahların ABD menşeli çıkmasını nasıl izah edecektir? PKK'nın elinde ABD yapımı ağır silahların ne işi vardır? Mehmetler şehit düşerken bir şey olmuyor da, Hans, John, Sam ölürken mi kıyamet kopuyor, o zaman mı insanlık ve insani değerler hatırlanıyor? New York'ta saldırı olunca ayağa kalkıyorlar, Washington'a namlunun ucu değince dünya sallanıyor; ne var ki Hakkari'de, Şırnak'ta, İstanbul'da, Şam'da, Bağdat'ta, Kerkük'te katliamlar yaşanırken kimseden çıt çıkmıyor, ses gelmiyor, tepki duyulmuyor. Bu mudur medeniyetiniz? Bu mudur demokrasi ve insan haklarından anladığınız? Bu mudur gelişmişliğinizin ölçüsü, zenginliğinizin övüncü? Buysa eğer, diyeceğim odur ki, yere batsın medeniyet algınız, yere çakılsın demokrasi ve gelişmişlik anlayışınız.”

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER