Sözde Sosyal Türkiye

Türkiye’de asosyal olan kişi sayısı çok az. Ama kime göre neye göre sosyaliz bunu tartışmaya açalım.

Ülkemizde kitap okuyanlardan çok kitap yazanlar var. Bu ciddi bir problem. İnsanlar kitapları da sosyal medya gibi kullanmaya başladı. Tüm fikirlerini ve düşüncelerini kitaplara aktaran kitleler yoğun bir bilgi kirliliği oluşturdu.

Kitaplar dilin kullanımını geliştirir ve yaşama tarzlarını öğretir. Daha hızlı düşünmeyi ve pratik zekânın gelişmesini sağlar, zihni açarak onu hantallıktan kurtarır. Kitap okumanın faydaları arasında belki de en önemli yere sahip olan faktör anlama, konuşma ve kendini ifade etme  gücünün artmasıdır.

Ülkemizde kitap okumanın çok az olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda başta bilimsel olmak üzere birçok alanda dünyaya ve insanlığa katkı sunmak maalesef yok denecek kadardır. Yapılan birçok araştırma Türkiye'de kitap okumanın çok düşük seviyelerde olduğunu göstermiştir. Şimdi araştırma sonuçlarına bir göz atalım.

AB ülkelerinde yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye'de sadece 0,01'dir.

Türkiye’de kitap okuyanların yüzde 45'i aşk, yüzde 43'ü din (namaz hocası-dua kitapları), yüzde 12’si masal, fıkra, siyaset, kişisel gelişim kitapları okuyor.

Kitaba yılda 5,5 lira ayrılıyor. Rapora göre ayda cep telefonu ve iletişim masraflarına 173 lira ayıran 4 kişilik bir Türk ailesi kitaba ise yılda sadece 5,5 lira ayırıyor. Gülünç bir rakam.

TÜİK’e göre ise Türkiye’de kitap, ihtiyaç listesinin 235’inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.

Türk halkı günde 6 saatini televizyona, 3 saatini ise internete ayırırken, kitap okumaya yılda ancak 6 saat vakit ayırıyor.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) dünyadaki okuma alışkanlıkları raporuna göre Türkiye, kitap okuma oranında dünya ülkeleri arasında 86'ncı sırada; Gambiya, Fildişi Cumhuriyeti gibi Afrika ülkeleriyle birlikte yer alıyor.

Türkiye'de kitap okuyan on binde bir kişinin okuduğu kitaplara baktığımızda yani en çok okunan kitaplarda; Fıkra kitapları, namaz hocası ve dua kitapları ile aşk kitapları başı çekiyor.

Türkiye’de çoğu AB standardını taşımamakla birlikte bin 118 kütüphaneye çoğu ders çalışmaya giden öğrenciler olmak üzere yılda 18 milyon kişi giriş yaparken, 16 bin kütüphanesi bulunan ABD’de kütüphanelere yılda 1 milyar 400 milyon giriş yapılıyor.

Bin 118 kütüphaneye karşın Türkiye’de 600 bini aşkın kahvehane bulunuyor.

Türkiye’de 1 milyon 25 bin kütüphane üye sayısı bulunuyorken 71 milyonun üzerinde cep telefonu abonesi var.

Yapılan bir araştırmada deneklerin beşte üçünün son okuduğu kitabın adını hatırlayamazken, futbolcu ve şarkıcıların künyelerini, sevgililerini bile ezbere saydığı görüldü.

Yani dünyada ve Avrupa'da durumun çok daha iyi olduğu görülüyor.

Finlandiya halkının yüzde 16.8'i birincil kültürel aktivite olarak kitap okumayı tercih ediyor.

Finlandiya'yı sırasıyla yüzde 16.4'lük bir oranla Polonya, yüzde 15.0'lık bir oranla Estonya ve 11.9'luk oranlarıyla Yunanistan ve Lüksemburg takip ediyor.

Fransa yüzde 2.6, Romanya 6.2, Avusturya 7.2, Belçika 7.9'luk oranlarla Avrupa'nın en düşük okuma oranlarına sahip.

Eurostat'ın anketine göre araştırmanın yapıldığı tüm ülkelerde kitap okuyan kadınların sayısı erkeklerden daha fazla, ancak erkekler kadınlara oranla daha uzun süre kitap okuyor.

Şimdi de Türkiye’deki sosyal medya kullanım istatistiklerine bakalım. Rapora göre Türkiye’de toplam 51 milyon sosyal medya kullanıcısı var ve bu kullanıcıların 44 milyonu mobil cihazlar ile sosyal medyaya bağlanıyorlar. Görüldüğü gibi en aktif sosyal medya. Öncelikle belirtmek gerekir ki Türkiye’de internet kullanıcılarının %70'i, internetin zarardan çok yarar sağladığını düşünmektedir.

Türkiye'de 82 milyona yaklaşan ülke nüfusunun 54,3 milyonu internet kullanmaktadır.

Mobil internet kullanıcısı sayısı 51,5 milyondur. Aktif sosyal medya kullanıcı sayısı 51 milyona ulaşmıştır. Mobil telefon kullanıcısı sayısı toplam 59 milyon ile nüfusun %73'üne ulaşmıştır.

Sosyal medyayı mobilden kullanan kişi sayısı 44 milyona ulaşmıştır. Türkiye'de mobil telefon kullanımı %98, akıllı telefon kullanımı %77 ve bilgisayar kullanımı %48’dir.

Türkiye’de herhangi bir cihazla internette geçirilen toplam süre 7 saat, sosyal medyada geçirilen süre ise 2,5 saattir. İnternet kullanıcılarının %84'ü her gün internete girmektedir.

İnternet trafiğinin %62'si mobil cihazlardan %36'sı masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardan gelmektedir. 51 milyon kişi aktif olarak sosyal medyayı kullanmaktadır.

Mobil cihazlardan sosyal medyayı kullanan kişi sayısı 44 milyondur. En çok kullanılan ilk üç sosyal medya platformu sırasıyla YouTube, Facebook ve Instagram olup en çok kullanılan mesajlaşma aracı Whatsapp’tır.

Aktif olarak sosyal medya platformu Facebook'u kullanan kişi sayısı 51 milyona ulaşmıştır. Instagram 33 milyonluk kullanıcı sayısı ile Türkiye'de en çok tercih edilen 3. sosyal medya platformu olmuştur.

İnternet kullanıcılarının %56'sı bir ürünü internette araştırmakta, %43'ü ise satın alma işlemini gerçekleştirmektedir. İnternetten alışveriş yapan kişi sayısı ise 31,7 milyon olmuştur.

Bu verilere göre Türkiye'de yaşayanların kitap gibi faydası saymakla bitmeyecek bir kaynaktan ziyade sosyal medya denilen ve insana neredeyse hiçbir katkısı olmayan sadece eğlence ve vakit geçirmeye yarayan bir ortamda bulunmayı tercih ediyor.

Durum vahim…

YORUM EKLE

banner16