Tarihî Olduğu Gibi Yaşamak

Hayatın bekası, insanın da bekasıdır. Insan her ne kadar kendi dünyasında bir beka mücadelesi veriyorsa , yaşamda bizzat o noktada insana yaşam katar. Çünkü beka bir sözcük ifadesi değil, bilakis öz ifadeninde hakiki bir sözcüsüdür aslında. Hayatta herşey öz bir bekanın içinden yoğrularak kendi bekasının hakikatine ulaşır. Işte gerçek bir beka savaşı da odur. Salt olan herşey somut bir düzeyde yer tutar daima. Bu nedir? Bir yerde olmamak sadece bir yerde bulunmaktır diyebiliriz. Nitelik daima bunun bekasindadir ancak bunun niceliği veya neticesi yoktur hiç. Çünkü gerçekte hakiki bir sonuca varabilen ve gerçek olan herşey bir bekaya erebilir. Hayata baktığınızda, mevsimlerin dahi kendi bekası vardır içinde. Yani kış bile, bahara ulaştığında ancak bekasının başka bir mevsimde daim olacağının sesini verir bize. Oysa insan öyle midir? Mevsimi içinden devşiren insanın bekası başlıbaşına yaşamdır zaten. Tarihe baktığınızda hakikat üzerine yaşanmış veya kurulmuş olan her bekanın, şimdi şu an bizlerde kendi içimizde ve dışımızda bunun hilkatini

yaşıyoruz. Hayat ve Hakikat kısmı zaten özeldir ve kişiye göre değerlidir. Bunun bilincinde olmak herşeyi apaçık

görebilmektir oysa. Hayat zaten alabildiğine bir akımdır.

Ancak insan aklının bir hakikatte kendi hakikatine aktığı yerde herseyin öz bir şuuruna varabilir. Işte o sizin

bekanızdır. Çünkü öz bir beka mücadelesi önce içte başlar sonra dışa yansır. Hakiki bir beka gerçeklik namına bir yankı olur. Daima bu bilinçte olabilen her insanın yaşadığı şeydir o. Nedir o ? Kendi bekasına yaşamın içinden ulaşabilmektir. Işte orada bekanın adı; Devlet olur, millet olur, milli bir şuur olur, inanç olur, birey olur. Birlik ve beraberlik olur. Günümüze ve tarihe baktığınızda herşey bir beka mücadelesindedir." Hiç kimseye sabırdan daha geniş ve daha hayırlı bir bağışta bulunulmamıştır."

Hz. Muhammed (s.a.v)- Buhari. Peygamberimiz ise

kalbin bekasını bizlere sabır ile kazanılan insan bekasının özünü ifade eder. Tarihe baktığınızda Fatih Sultan Mehmet'in başarı bekasını şu sözlerle anlayabiliriz; "Zaferin sırrı Hz. Muhammed' in izinden gitmektir. Gerçek bir beka an'da bir milattir. Çünkü beka varılacak somut bir şey değil bilakis varolan ve daima olacak olan en hakiki şeydir. Bu yuzden gerçek bir beka içinde olanlar; orda burda değil, daima" kendini bildiği " yerdedir hiç şüphesiz. Yakın tarihe baktığımızda Necip Fazıl Kısakürek ise

"Sakarya" şiirinde şu dizeleri sanki ülkemizin şimdiki bekasını resmeder; Kendi yurdunda garipsin, öz vataninda parya. Yüz üstü çok süründün ayağa kalk Sakarya! "

Mehmet Akif Ersoy ise, günümüzün milli dayanışma bekasını, bir bayrak altında bulunan milli bir iradeye seslenir adeta ;

"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak."

Ve daha sonra şimdiki yaşayanlara bir hakiki idrak ile seslenir üstad ;

"Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:

Değmesin ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli;

Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli."

Son olarak kazanılmış bir bekaya hakiki bir ifade ekler "Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal."

Hayatın bekası , devlet ve millet bekası ayrılmaz bir bütündür. Işte o zaman kendi içinde bir bütünselliğe ulaşılır her insan. Kalbin bekası ise o noktada idrak eder herşeyi. Kalbin bekası ise sabırdır, ardır. Insanın hakikatte fitratıdır. Işte o gerçeklikte insanda kendi kalbinin bekasında sırdır diyebiliriz. Bazen sırlar dahi kalben sırlanır bazen de tüm yüreğinin bekasını verenler ayna olur ve "bir bakış" arası ufkunuza yansır. Işte o zaman tarih şuuru, şimdiki anın miladi çabası, hakikat bilinci ve sizin öz bekaniz;

Kendi kalbinizin de bekasından hiç ayrı değildir birbirinden anlarsınız.

Kalbine hakikati ve tüm tarihi alıp bir yaşam yoluna çıkanlar; bir anda , anı devranda daima biraradadırlar.

Yollar ne kadar sarpa sarsada; yaşama hakiki bir bekanın da yolunu açar onlar. Işte o geçmişten günümüze gelen ve daima sürecek olan milli bir bekanın da öz seyridir aslında tarihi olduğu gibi yaşamak.

O sizsiniz, sizinle olan her hakiki şeydir. Bizizdir, bizimle varolan her hakiki şeydir. Geriye kalan herşey, kendi kalbinin bekasının bir seyrindedir zaten.

Sevgiyle Kalın

YORUM EKLE