Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreni'nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Kültür ve Turizm Bakanlığı'mızın kıymetli mensupları, değerli sanatçılarımız, sevgili gençleri sizler hürmetle selamlıyorum. Bakanlığımızın ödüllerini takdim edeceğimiz bu kıymetli törende sizlerle olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu gazi mekana hoş geldiniz.
Sanatçının ortaya koyduğu her eser aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Camilerimizin, mescitlerimizin sanat eserleri ile süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Anadolu neredeyse bir açık hava müzesidir. Bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize giderseniz gibin orada sanata gönül vermiş, fikirleri esere dönüşmüş üstatlarla karşılaşırsınız. Tarihin kültürün mekanın sanatsal bir kalbe nasıl tesir ettiğini anlarsınız.
"Türkiye, UNESCO'ya en çok miras kaydettiren ikinci ülke"
Bugün itibarıyla Türkiye, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Hâlihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1707 kaydımız bulunmaktadır. Bunlar, kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır.
Tabii bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü ve daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz; çünkü sanat, millî kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından, hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza; değerlerimizi yaşattığınız, gençlerimize örnek olduğunuz ve geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum.
"Kültür varlığımızı koruyup güçlendireceğiz"
Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listemize aldık. Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dâhil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor, Yaşayan İnsan Hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz.
Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz’ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı’yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu’yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat’ı, Mücellit Mehmet Karslı’yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğri’yi, Sedefkâr Mehmet Bülent Fıstıkçı’yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman’ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca’yı ve Devdah Ertuğrul Şen Günalp’i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Meselelerin dış yüzünü aşıp öze, asıl manaya ulaşmak durumundayız. Sanat eğer mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların bir anlamı yok demektir.
81 ile Yaşayan Miras Okulu
Birileri gibi işin edebiyatını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyonlara, gece müzeciliğinden kaçakçılıkla mücadeleye kadar kültür varlıklarımızı ihya ediyoruz.
Yaşayan miras okullarımızı 81 ilimizde yaygınlaştıracağız. 15 binin üzerindeki buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğinde 600 bin ziyaretçiyi ağırladık.