Son günlerde Marmara Denizi genelinde kaydedilen çok sayıda mikro deprem, bilim dünyasının ve vatandaşların dikkatini yeniden bölgeye çevirdi. Uzman isimler art arda yaptıkları analizlerle risk haritalarını değerlendirirken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara fayının derin yapısına ve sürünme (creep) mekanizmalarına ilişkin önemli tespitler paylaştı.
Ana Marmara fayının batı ve doğu kesimlerinde 10 kilometre derinlikte sürünme olabileceğine işaret eden Bektaş, batıdaki doğrudan fay ölçümlerinin bu hareketi desteklediğini vurguladı. Doğu kesimlerinde ise yaklaşık 8 kilometrelik genç sediman (tortul) örtüsünün deniz tabanı ölçümlerini maskeleyebileceğini ve alttaki fayın gerçek hareketini gizleyebileceğini belirtti.
"Sürünme, gerilimin bir bölümünü boşaltıyor"
Adalar açıklarında 10 kilometreden daha derinlerde meydana gelen mikro depremlerin sürünmeye işaret ettiğini dile getiren Bektaş, bu yavaş kayma hareketinin fay üzerindeki tektonik gerilimin bir kısmını halihazırda boşaltıyor olabileceğine dikkat çekti.
İstanbul ve çevresindeki deprem riskine yönelik en çarpıcı tespiti ise 2026 yılında sunulan denizaltı akustik (ses dalgaları) ölçüm sonuçlarına dayandıran Bektaş, "Kumburgaz Havzası batısında kilitli olduğu varsayılan fayın aslında yılda 15 mm yavaşça kaydığını (creep) gösterdi" dedi.
"Beklenen depremin büyüklüğü azalabilir"
Bu yeni bulguların Marmara için olumlu bir gösterge olabileceğini belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, yumuşak sediman örtüsünün fay hareketini emmesi nedeniyle derin sürünme oranının ölçülenden bile yüksek olabileceğini ifade etti.
İstanbul'un batısındaki bu derin sürünmenin devasa bir deprem enerjisinin (sismik moment) tek noktada birikmesini engelleyebileceğinin altını çizen Bektaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
-
Enerji Birikimi Engelleniyor: Fayın yavaşça kayması, büyük bir felaket için gereken enerjinin aniden boşalmasına yönelik stresi hafifletebilir.
-
Deprem Büyüklüğü Düşebilir: Yapılan analizler ışığında, olası bir depremin beklenen maksimum büyüklükten daha düşük seviyelerde ve 6 ve üzeri büyüklüklerde gerçekleşebileceği öngörülüyor.
Marmara’daki fay hatlarının davranış biçimlerini netleştiren bu yeni bilimsel veriler, bölgedeki afet planlamaları ve risk analizleri açısından yakından takip ediliyor.
#MarmaraDepremi #ProfDrOsmanBektaş #KumburgazFayı #BursaDeprem #İstanbulDepremi #FayHattı #Jeoloji #DepremAraştırmaları #SonDakika #BursaHaber