Türkiye’nin farklı bölgelerinde tarımsal üretim yapan çiftçiler, artan giderler ve ürünlerini bekledikleri fiyatlardan satamama sorunuyla karşı karşıya. Aydın’da incir, Akhisar’da zeytin, Çanakkale’de elma ve Manisa’da üzüm üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar, tarım sektöründeki ekonomik baskıyı yeniden gündeme taşıdı.
Üreticiler; mazot, gübre, ilaç ve işçilik giderlerindeki artışa karşılık ürün fiyatlarının gerilediğini ifade ediyor. Pazarlama imkânları, ihracat süreçleri ve alım fiyatlarının açıklanma zamanı da çiftçilerin gündemindeki başlıklar arasında bulunuyor.
Metin Külünk de yaptığı değerlendirmede, üreticilerin yaşadığı sorunların nedenlerinin araştırılması gerektiğini savundu. Külünk, piyasadaki gelişmelerin ve ortaya çıkan sonuçların dikkatle incelenmesi çağrısında bulundu.
Aydın’da incir fiyatları geriledi
Aydın’da incir üreticilerinin paylaştığı fiyatlara göre, geçen yıl 350-400 TL aralığında alıcı bulduğu belirtilen birinci sınıf incirin kilogram fiyatı bu sezon 200-250 TL seviyelerine düştü. Daha düşük kalite sınıflarındaki ürünlerde de fiyat gerilemeleri yaşandığı aktarıldı.
TARİŞ’in 2026 yılı incir alım fiyatlarını 6 Ekim’de açıklaması da üreticilerin gündeminde yer aldı. Bazı çiftçiler, fiyatların geç açıklanmasının piyasa belirsizliğini artırdığını ve ürünlerini daha düşük bedellerle satmak zorunda kalmış olabileceklerini dile getirdi.
İhracat süreçlerinde uygulanan testler, gümrüklerden geri gönderilen ürünler ve firmaların karşılaştığı koşullar da tartışılan konular arasında yer aldı. Üreticiler, uygulanan kriterlerin ve denetimlerin şeffaf biçimde açıklanmasını istiyor.
Zeytin üreticisinin maliyet yükü ağırlaşıyor
Akhisar bölgesinde paylaşılan fiyat verileri, zeytin üreticilerinin karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koyuyor. Buna göre duble zeytinin kilogram fiyatı geçen sezon 90 TL seviyesindeyken yeni sezonun ilk fiyatlarında 60 TL’ye geriledi. Bir numara zeytinde fiyat 80 TL’den 50 TL’ye, yağlık zeytinde ise 50 TL’den 10 TL’ye düştü.
Ürün fiyatlarındaki gerilemeye karşın mazot, işçilik ve hasat giderlerinin yükselmesi, üreticilerin kazancını olumsuz etkiliyor. Bazı zeytinyağı fabrikalarının bu sezon hizmet vermeyeceğine ilişkin iddialar da zeytinin işlenmesi ve alımı konusunda endişelere yol açıyor.
Üreticiler, alım ve işleme süreçlerinde yaşanabilecek aksaklıkların ürünlerin dalında kalmasına ve ekonomik kayıpların artmasına neden olabileceğini belirtiyor.
Çanakkale’de elma fiyatları maliyetin altına indi
Çanakkale ve çevresinde elma üreticilerinin karşılaştığı fiyat düşüşü de tarım sektöründeki sorunların bir başka örneği oldu. Paylaşılan bilgilere göre, eylül ayında kilogram başına yaklaşık 30 TL seviyesinde olan elma fiyatları ekim ayının başında 10-15 TL aralığına kadar geriledi.
Meyve suyu sanayisinin elmayı kilogram başına 4-5 TL’den peşin aldığı belirtilirken, üretim maliyetinin 8-10 TL seviyesinde hesaplandığı ifade ediliyor. Bu koşullarda üreticilerin işçilik ve diğer giderleri karşılamakta zorlandığı aktarılıyor.
Fiyatların maliyetlerin altında kalması, elma üreticilerinin emeğinin karşılığını alabilmesi konusundaki kaygıları artırıyor.

Manisa’da üzüm üreticileri ihracat sorunlarıyla karşı karşıya
Manisa ve Alaşehir’deki üzüm üreticileri de artan girdi maliyetleri ve ihracat imkânlarındaki daralma nedeniyle zorlanıyor. Üreticilerin paylaştığı örnekte, 24 dönümlük bir bağın ilaç ve gübre giderlerinin 2025 yılında 160 bin TL iken 2026 yılında 470 bin TL’ye yükseldiği belirtiliyor.
Aynı dönemde üzümün kilogram fiyatının 100 TL’den 60 TL’ye gerilediği ifade ediliyor. Böylece üreticiler, yükselen giderlerle birlikte ürünlerini daha düşük fiyatlardan satma sorunuyla karşı karşıya kalıyor.
Rusya pazarına yönelik ihracatın gerçekleşmemesi de alım hareketliliğini etkileyen sorunlardan biri olarak gösteriliyor. Üreticiler, ihracat kanallarındaki gelişmelerin satış fiyatları ve ürünün pazarlanması üzerinde belirleyici olduğunu vurguluyor.
Metin Külünk’ten üreticilerin sorunlarının araştırılması çağrısı
Metin Külünk’ün paylaştığı değerlendirmelerde, çiftçilerin yaşadığı sıkıntıların yeterince duyulmadığı yönündeki eleştiriler de yer aldı. Üreticilerin tarım müdürlükleri, ziraat odaları ve siyasetçilerden daha fazla destek beklediği ifade edildi.
Çiftçilerin temel beklentisinin üretimlerini sürdürebilecekleri ekonomik koşulların sağlanması ve emeklerinin karşılığını alabilmek olduğu vurgulandı. Fiyatların nasıl oluştuğu, ürünlerin hangi koşullarda satın alındığı, ihracat süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve denetimlerin sonuçları gibi başlıkların açıklığa kavuşturulması istendi.
Külünk’ün “operasyon” sözleri gündem oldu
Üreticilerin yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmesinde Metin Külünk, piyasadaki gelişmelerin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Külünk, bazı gelişmelerin nedenlerinin sorgulanmasını gerektirdiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Değerli kardeşim, tespitlerin doğru. Birlikte mücadele ediyoruz, hep birlikte. Anlatmaya çalıştığımız, kimi zaman görmekte güçlük çektiğimiz ama sonuçlara baktığımızda ‘Burada mutlaka bir operasyon var’ sorusunu sorduracak kadar enteresan gelişmeler oluyor. Dikkatli olacağız, uyanık olacağız.”
Külünk’ün açıklamasında yer alan “operasyon” ifadesi, yaşanan gelişmelere ilişkin bir iddia ve sorgulama niteliği taşıyor. Paylaşılan bilgilerde bu iddiayı doğrulayan somut bulgular ortaya konulmuş değil.
Üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunların nedenlerinin belirlenebilmesi için ürün fiyatları, üretim maliyetleri, ihracat kayıtları, alım süreçleri ve denetim sonuçlarının veriler üzerinden incelenmesi gerekiyor.
#Tarım #Çiftçi #MetinKülünk




