Deprem uzmanları, Bursa’nın zemin yapısı ve yapı stoğu nedeniyle olası büyük bir depremde ciddi hasar görebilecek iller arasında üst sıralarda yer aldığını belirtti. Yapılan değerlendirmelerde, kentin büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğu, özellikle bazı ilçelerde sıvılaşma riskinin yüksek olduğu vurgulandı.
Bursa Teknik Üniversitesi’nde “6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa” başlığıyla düzenlenen programda, kentin deprem gerçeği tüm yönleriyle ele alındı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Programın açılışında konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, 1999 Marmara Depremi’nin ardından toplumda önemli bir bilinç oluştuğunu ancak risklerin hâlâ devam ettiğini söyledi. Bursa’daki yapı stokuna dikkat çeken Çağlar, kentteki binaların yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini ifade etti. Özellikle 1980 öncesi yapılan yapılar ile sorunlu zeminlerde bulunan binaların ciddi tehlike oluşturduğunu belirten Çağlar, sadece yeni yapılar değil mevcut riskli binalar için de somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise Türkiye’nin son yıllarda afet yönetimi konusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini belirtti. Afet öncesi hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin dünya standartlarında planlandığını dile getiren Buldan, Bursa’nın daha dirençli bir kent haline gelmesi için tüm kurumlarla koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı da Bursa’nın zemin özelliklerine dikkat çekti. Bursa’nın, depremde ağır yıkım yaşayan Hatay ile benzer zemin yapısına sahip olduğunu belirten Avcı, özellikle Ankara yolu altındaki mahalleler ile Gemlik ve Mudanya bölgelerinde sıvılaşma riskinin yüksek olduğunu ifade etti. Avcı, bu veriler ışığında Bursa’nın depremde en fazla hasar görebilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi.
Programda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan ise zeminin deprem etkisini büyüten en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti. Bursa’da Balıkesir Sındırgı merkezli depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini ifade eden Afacan, uzak mesafelerdeki depremlerin bile hissedilmesinin ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Uzmanlar, Bursa’da hem zemin yapısı hem de yapılaşma açısından kapsamlı ve kararlı adımlar atılmasının hayati önem taşıdığı konusunda ortak görüş bildirdi.





